Almanya’da ‚korona eylemleri‘

16 Mayıs cumartesi günü Almanya’nın çok sayıda kentinde binlerce insanın katılımıyla, korona salgını nedeniyle uygulanan yasakları protesto etmek üzere gösteriler düzenlendi. Aşırı sağ ve ırkçı grupların yer yer etkili olduğu gözlenen gösterilere farklı kesimlerden ve farklı gerekçelerle katılım olması dikkat çekerken, bu gösterilerin yapıldığı her kentte aşırı sağcıları ve ırkçıları protesto etmek için de karşı gösteriler yapıldı.

Mart ayı sonunda Stuttgart’ta başlayan “korona karşıtı“ gösteriler, 16 Mayıs cumartesi günü Stuttgart, Berlin, Hamburg, Münih, Köln, Frankfurt giibi büyük kentler başta olmak üzere çok sayıda kentte yapılan protesto eylemleriyle ülke geneline yayıldı.

Hükümetin korona salgınına karşı aldığı tedbirlerin ‚yalana dayandığı‘ ve ‚özgürlük ihlali olduğu’nu savunan gösterilerin en büyüğü yine Stuttgart’ta gerçekleşti. Önceki hafta 10 bin kişinin katıldığı gösteriye, mahkeme kararıyla getirilen sınırlama nedeniyle yaklaşık 5 bin kişi katıldı.

Başkent Berlin’de Volksbühne ve Brandenburg Tor önünde gösteriler yapılırken, Bundestag önünde yapılmak istenen gösteriye polis tarafından izin verilmedi. Gösteriler sırasında yer yer gerginliklerin yaşandığı başkentte, gösteri yasasını ihlal ettiği gerekçesiyle yaklaşık 200 kişi gözaltına alınarak kimlik tespiti yapıldı.

Hamburg belediye binası önünde yapılan eyleme NPD vd diğer ırkçı örgüt yöneticilerinin de katılması antifaşist örgütlerin sert tepki ve protestolarına neden olurken, burada da karşı korona karşıtları, onları protesto eden antifaşistler ve polis arasında gerginlik ve tartışmalar yaşandı.

Münih’te bin kişi için başvurulan gösteri alana daha fazla insanın gelmesi üzerine polisle göstericiler arasında tartışmaya yol açtı.

Daha önce olduğu gibi son gösterilerde de protestolara katılanların maske takmadığı ve mesafe kuralına uymadıkları gözlendi.

NE İSTİYORLAR?

Farklı kentlerde ‚Hijyen gösterileri‘, ‚Wiederstand 2020‘, ‚Querdenken‘ gibi farklı adlarla hareket eden grupların düzenlediği gösteriler, verilen mesajlar ve dile getirilen talepler açısından ortak özellikler taşıyor.

16 mayıs gösterilerinde yapılan konuşmalara, taşınan pankart ve dövizlere yansıyan bu mesajlar özetle şunlar oldu:

“Korona salgını iddia edildiği gibi tehlikeli ve gerçek değildir; toplumun hak ve özgürlüklerini ihlal etmek üzere bir baskı aracı olarak kullanılmaktadır”.

“Anayasa’daki temel hak ve özgürlükler hiçbir koşulda sınırlanamaz, korona salgını nedeniyle alınan bütün sınırlama ve yasaklama kararları derhal kaldırılmalıdır”.

Cumartesi günü yapılan korona protestolarında taşınan dövizlerde ise sıklıkla şunların ifade edildiği gözlendi:

‚Salgından değil, geleceğimizden korkuyoıruz‘, ‚Biz halkız‘, ‚Aşıya hayır‘, ‚Korku değil alternatifsizlik‘, ’10 milyon işsiz, yüzbinlerce küçük esnaf iflasta ve vergilerimiz Bill Gates’e gidiyor‘, ‚Özgürlüğümüzü savunuyoruz‘, ‚Aşk, barış ve özgürlüğümüz için‘.

KİMLER KATILIYOR?

Korona protestolarına katılımın önceki gösterilerde olduğu gibi, homojen bir karakter taşımadığı gözlendi. Aşırı sağ ve ırkçı görüşlerini yaymak isteyen grup ve kişilerden, yasaklara karşı çıkan liberal demokrat eğilimli kişilere, aşı karşıtlarından korona salgınının bir komplo olduğunu savunanlara, esoterik meraklısı kişilerden işini kaybeden çalışanlara ve geleceğini tehlikede gören küçük ve orta ölçekli işverenlere kadar değişik kesimlerin yer aldığı parçalı bir tablo oluşturyorlar. Hükümete ve ’sisteme‘ dönük öfke, eleştiri ve tepkilerde ortaklaşan ama gerekçe ve niyetleride farklılık taşıyan bir topluluk görüntüsü veriyorlar.

Örgütlü ya da örgütsüz ırkçı, aşırı sağcı ve muhafazakar kesimden katılım olduğu gibi esotorik veya hippi kıyafetleriyle katılıp gösterilerde yoga yapan çok sayıda eylemcinin bir arada olduğu geniş bir yelpaze sözkonusu yani.

Diğer taraftan öncekilerde olduğu gibi son gösterilerde de azımsanmayacak oranda göçmen kökenlilerin bulunması başka bir dikkat çeken özellik.

Özetle gösterilerie katılanların önemli bir bölümünü, ekonomik durumları sarsılıp, geleceği belirsizleştiği veya özgürlükleri sınırlanıp ve kararlara katılım hakkı olmadığı için korku, hoşnutsuzluk ve tepki gösteren kesimler oluşturduğu söylenebilir. Ancak gösterileri organize eden ve yönlendirenlerin ise bu tepki ve hoşnutsuzluktan yararlanma derdinde olan aşırı sağ-ırkçı çevreler olması da başka bir gerçeğe ve tehlikeye işaret ediyor.

KARŞI GÖSTERİLER

Aşırı sağ ve ırkçı hareketlerin, “korona karşıtı” potansiyeli kendi siyasi hesapları için kullanma girişimi, antifaşist, demokrat parti ve çevrelerin de tepkisine neden oluyor. 16 Mayıs günü, ‚korona protestolarının‘ olduğu hemen her kentte irili ufaklı karşı gösteriler yapıldı. Antifaşist örgüt ve inisiyatifler tarafından düzenlenen karşı gösterilerde, ırkçı ve aşırı sağ grupların, korona sınırlamalarını bahane ederek ve halk sağlığını tehlikeye atarak güç toplamak istediğine dikkat çekildi. Birçok kentte aynı alanda yapılan bu gösteriler arasında kimi zaman sözlü sataşma ve tartışmalar yer yer de gerginlik ve kavgalar yaşandı.

‚Korona karşıtı‘ protesto eylemlerinin önümüzdeki hafta sonu da birçok kentte tekrarlanması bekleniyor. (YH)