DİDF: Solingen katliamının 27. yılında ırkçı cinayetler sürüyor

Solingen’de, 27 yıl önce 29 Mayıs 1993 gecesi Genç Ailesine ait evin Neonaziler tarafından kundaklanmasıyla ikisi çocuk olmak üzere beş kişi yakılarak katledildi.

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) yönetim kurulu, yazılı bir açıklama yayınlayarak, “Solingen katliamının 27. yılında ırkçı cinayetler sürüyor” dedi. Solingen katliamından sonra Almanya’da yükselen “Bir kez daha böyle katliamlar olmasın” talebinin, izlenen politikalar nedeniyle gerçekleşmediğine dikkat çekilen açıklamada, “O günden bu yana değişik uluslardan ve inançlardan yüzlerce insan Neonaziler tarafından katledildi. NSU istihbarat örgütlerinin gözü önünde seri cinayetler işlendi. Kassel valisi Walter Lübcke de NSU bağlantılı neonaziler tarafından öldürüldü. En son ise bu yıl, 19 Şubat’ta, Hanau’da 5’i Türkiye kökenli olmak üzere 9 göçmen genç bir ırkçı tarafından katledildi” ifadeleri kullanıldı.

‘GÖÇMEN KARŞITI SÖYLEM NAZİLERİ CESARETLENDİRDİ’

“Solingen katliamı tesadüf değildi. Solingen katliamının gerçekleştiği dönemde işbaşında olan CDU/CSU-FDP koalisyon hükümeti SPD’nin de desteğiyle sığınmacılara karşı iltica yasasını sertleştirilmişti. Siyasetçiler ve basın tarafından sıkça kullanılan ‘gemi doldu’, ‘göçmenleri sınırdışı edelim’ söylemleri Neonazileri cesaretlendirmişti” denilen açıklamada,  önce Rostock ve Mölln’de ırkçı saldırılar düzenlendiği ve cinayetler işlendiği ardından da Solingen katliamı yaşandığına işaret edildi. Cinayetten sonra yakalanan tetikçi 4 Neonazinin ceza aldığı ancak izlenen politikalarda köklü bir değişiklik olmadığı vurgusu yapıldı.

DİDF açıklaması şöyle devam etti: “Solingen katliamının üzerinden 27 yıl geçerken, artan sosyal ve ekonomik sorunlar nedeniyle emekçilerin bugünün ve yarının güvencesizliğini kullanan ırkçı-faşist partiler Avrupa’nın birçok ülkesinde güç toplamış durumda. Almanya’da AfD gibi bir parti artık bütün parlamentolarda temsil ediliyor. Dün olduğu gibi bugün de ortaya çıkan sorunların sorumlusu olarak göçmenler ve mülteciler gösterilmeye devam ediliyor Savaş ve talan politikalarıyla ülkelerini terk etmek zorunda kalan mülteciler insanlık dışı yaşam koşullarına ve ırkçı saldırılara maruz kalmaya devam ediyor.”

‘IRKÇI ÖRGÜTLERİN GELİŞMESİ TESADÜF DEĞİLDİR’

“Irkçı-faşist örgütlerin gelişmesi tesadüf değildir. Hükümetin uyguladığı politikalar sonucu, milyonlarca insanın çalışma ve yaşam koşulları sürekli kötüleşiyor. Koronavisün etkisiyle şimdi ekonomik sorunlar daha da derinleşecek. Bu nedenle sağ-milliyetçi kesimlerin çağrısıyla düzenlenen “anti-korona eylemleri”ne katılım yüksek oldu. Milyonlarca insan gelecek korkusu ırkçı politikaların güç toplamasına zemin hazırlıyor. Irkçılığın kışkırtılmasıyla asıl yapılmak istenen emekçilerin yoksullaşmasının, artan sorunlarının asıl nedeninin neoliberal politikalar olduğu gerçeği gizlenmeye çalışılıyor.”

‘IRKÇILIĞA KARŞI MÜCADELEYİ GÜÇLENDİREBİLİRİZ’

“Bunun için ırkçılığa karşı mücadele, ancak işsizliğe, yoksulluğa, savaşa ve silahlanmaya, sosyal kısıtlamalara karşı mücadele etmekle başarıya ulaşabilir. Emekçileri dini ve etnik farklılıkları üzerinden ayırarak, bölme ve düşmanlaştırma politikalarına karşı çıkarak ırkçılara karşı mücadeleyi güçlendirebiliriz. Solingen katliamının 27. yılında tüm emekçileri, kendi gelecekleri için dil, din, ırk ayrımı gözetmeden birliklerini güçlendirmeye ve sorunların çözümü için mücadele etmeye çağırıyoruz.” (Köln/YH)