‘Korona gösterileri’ne ilgi ve katılım azaldı

ALİ ÇARMAN

Korona salgını ve sonuçları üzerine tartışmalar devam ederken salgının ortaya çıkardığı “yeni” durumu; “kurt bulanık havayı sever misali” kullanan “Querdenken 711” ve “Wiederstand 2020” adlı hareketlerin eylemlerini sürdürmeye devam ediyor.

30-31 Mayıs günleri Nürnberg, Münih, Darmstadt, Frankfurt am Main, Würzburg, Berlin ve Schweinfurt’ta gösteriler yapıldı. Ancak gösterilerin hiç birisinde katılım bin kişiyi geçmedi. 50 kişiden 700 kişiye kadar değişen katılımlar olduğu gözlendi.

Bu kesimler iki aydır örgütlü bir şekilde Stuttgart’ta genel sınırlama kuallarına rağmen izinler alıp peş peşe gösteriler düzenliyorlar. İzlediğimiz tüm eylemlerde bu harekete polisin olağanüstü hoşgörülü olması diikat çekici. Üstelik bu “demokratik haklara saygı” diye lanse edilmekte.

Stuttgarter Zeitung’da geçtiğimiz günlerde yer alan ‘’Üç gün içinde 20 miting izni alınmış’’ haberi aslında şehrin nelerle karşı karşıya olduğunu gösteriyordu. Ki, bu mitinglerin yarısına yeni sağ hareket ve AfD başvuru yapmıştı.

KATILIMDA GÖZLE GÖRÜLÜR DÜŞÜŞ

Stuttgart-Bad Cannstatt’daki halk festivali alanında “yeni sağ” tarafından yapılan en büyük mitinge 10 bini kişi katılmıştı. Aynı yerde AfD’nin yaptığı bir mitinge 50, Querdenken 711’in 30 Mayıs Cumartesi yaptığı mitinge ise 150 kişi katıldı.

31 Mayıs Pazar günü ise, uzun yıllardır eylem yapılmayan Theudor-Heuss Caddesi’nde beş bin kişinin katılacağı miting izni almışlardı. Şehrin en işlek oto yolu sağlı sollu yeni sağ hareketin hizmetine sunulmuştu. Anayol boydan boya trafiğe kapatılmış, iki ayrı noktaya dev ekranlar kurulmuş ve binlerce kişinin katılması bekleniyordu.

Saat 15.30’de başlayacak mitinge çok öncesinden gidip izledik. Bir kez daha renkli simalar, değişik ulusların bayrakları, Atatürk bayraklı Türkiyeli iki aile ve kadınların yoğun katılımı ile başlayan mitingte, ancak bin kişi vardı. Dağıtmak için getirmiş oldukları tomar tomar gazeteler de bu nedenle ellerinde kaldı.

Bir hafta önce “Görevimi tamamladım ve artık geri duracağım” diyen, Stuttgart’taki eylemlerin başlatıcısı küçük işveren Michael Ballweg mitingte ana konuşmacı oldu. Gazetelerinde (Demokratischer Wiederstand) İngilizce ve Türkçe’ye de yer vermişler. “Türklerimiz için” diye başlayan yazıda, “Yurtdışına seyahat etmek yasak, düğünler kutlanamıyor, cenaze törenleri için en fazla on kişiye izin veriliyor. Ramazan Bayramı’nda Allah’ın evinde buluşamıyoruz. Çocuklar 23 Mayıs’ta birbirleriyle oynamayacaklar” denilerek eylemlere katılın çağrısı yapılması da dikkat çeken konulardan biriydi.

SUYA SABUNA DOKUNMAYAN TALEPLER

Miting alanında taşınan döviz ve afişlere baktığımızda; “Anneyiz babayız kız, erkek çocuğuyuz, bu toplumun ortasındayız”, “Ne aşırı sağcı ne aşırı solcu, ne komplo teoricisi ne de imparatorluk vatandaşıyız”, “Haksızlık hak olunca direniş görevdir”, “Direniş 2020”, “Soruşturma komisyonu geliyor demokraside uyuyan diktatörlükte uyanır”, “Korona soruşturma komisyonu”, “İfade özgürlüğü, bağımsız Dünya Sağlık Örgütü”, “Yalancı basına hayır”, “Aşıya ihtiyacım yok, bağışıklık sistemim var”, “Bill Gates’e şans verme” gibi talepler göze çarpıyordu.

Katılma olanağı bulduğumuz her mitingde gördüğümüz bir başka şey ise, hemen her mitingde siyahi bir sanatçı veya vatandaşı konuşturmaları oldu. Böylece kendilerinin ırkçı ve yabancı düşmanı olmadığını göstermiş oluyorlardı!

Korona salgını ile başlayan kısa çalışma, işten atma planları, kapanan eğitim sistemi, ay başını getiremeyen yoksullar ve tıkanan sağlık sistemi hakkında ise bu eylemlerde tek bir söz edilmiyor.

%d Bloggern gefällt das: