Emek ve barış mücadelesinin şarkıcısı: Fasia Jansen

Fasia Jansen, 6 Haziran 1929’da Hamburg’da doğdu. Babası Liberya’nın Almanya konsolosu Momulu Massoquoi, annesi onun evinde çalışan Elli Jansen adında bir Alman temizlik personeliydi.

Evlilik dışı bir ilişkiden doğan siyahi bir çocuk olması hayatına damga vurdu. Doğar doğmaz, evli olan babası Liberya’ya geri döndü. Annesi onu tek başına yetiştirmek zorunda kaldı. Sadece 18 yaşındaki anne boşu boşuna kendisi ve bebek için bir ev bulmaya çalıştı ama siyah ve babasız bir çocukla bu imkansızdı. Sonuçta, Elli Jansen kısa bir süre ailesinin yanına sığındı.

Burada da Fasia sadece Elli’nin uzantsı olarak kabul edildi. Örneğin Elli’nin üvey babası aynı evde yaşamalarına rağmen Fasia’yla, bu siyah babasız çocukla görüşmemek için Elli ile de konuşmadı. 11 yaşında, Fasia dans ederken mutlu olduğunu keşfetti. Josephine Baker gibi dans edip şarkı söyleyerek kimseye bağımlı olmadan hayatını sürdürebileceğini umut etmekteydi.

Çok yetenekliydi, özel bir dans okuluna kaydedildi ama ten rengi nedeniyle okuldan atıldı. 1944’te, Nazi Almanyasında tüm yaşıtı kızlar gibi Fasia’nın da bir özel evde zorunlu ‚ev işçisi‘ eğitimi alması gerekmekteydi. Fasia, gayri meşru ve siyah olduğu için bir Alman ari aileye verilebilecek kız değildi, o nedenle Neuengamme toplama kampının mutfağında çalışmaya mecbur tutuldu.. Onun dışında burada çalışanlar savaş esirleri ve köle işçilerdi.

Daha 15 yaşında Yahudi, Fransız, Polonyalı ve Sovyet kadınlarına ne kadar zulüm yapıldığını, açlıktan öldüklerini ve çoğunlukla hasta olduklarını gördü. Kendi sağlık durumu da gözle görülür biçimde kötüleşti ve iş yerinden ayrıldı. Artık Fasia asla iyileşemeyeceği bir kalp iltihabından muzdaripti. Alman yetkililer 1950’lerde Neuengamme Toplama Kampı’nın neden olduğu bu hastalık için herhangi bir tazminat ödemeyi reddetti.

Savaştan sonra, Ruhr Bölgesi’ne taşındı, tanınmış bir barış aktivisti ve söz yazarı oldu. Paskalya yürüyüşlerinde Joan Baez vb. şarkıcıların şarkılarını çaldı, söyledi. Ruhr Bölgesi’nde o dönem yaygın olan işçi eylemlerinin elinde gitarı, mikrofonlu, mikrofonsuz şarkılar söyleyen destekçisiydi. Joan Baez’le birlikte yürüdüğü Paskalya yürüyüşünde ‚We shall overcome!/Kazanacağız!“ dedi. Nairobi’deki kadın konferansına katıldı. Krupp, Hoesch, Thyssen, Heinze Kadınları’nın eylemlerindeydi. 1979 yılında greve çıkan Heinze Kadınları’nın hep birlikte söyledikleri „Keiner schiebt uns weg/Kimse bizi itemez“ onun eseriydi.

Devlete karşı çıktığı için hakkında birçok dava açıldı. Ölümüne kadar barış içinde yaşanan, ırkçılık, ayrımcılık ve sömürünün olmadığı bir dünya için mücadele etti. 26 Aralık 1997’de Bochum’da hayata veda etti. (Hazırlayan: Semra Çelik)