NSU’nun bombalı saldırısı 16. yılında Keupstr.’de lanetlendi

Irkçı terör grubu NSU tarafından organize edilen Köln Keupstr.’ye yönelik bombalı saldırının 16. yılı dolayısıyla caddede yaklaşık 500 kişinin katıldığı bir gösteri düzenlendi.

Köln’de restorantlarıyla ünlü ve ‚Türk caddesi‘ olarak tanınan caddeye 16 yıl önce çivili bomba ile saldırı düzenlenmiş, çok sayıda insan yaralanmış ve işyerleri tahrip olmuştu.

Keupstr inisiyatifi ve aralarında DİDF Köln’ün de yer aldığı birçok demokratik kitle örgütü tarafından desteklenen eylemde cadde sakinleri ve kitle örgütlerini temsilen birçok konuşma yapıldı.

Bir cadde esnafı olay gününü tekrar ayrıntılarıyla hatırlattığı konuşmasında, polisin olayı çözmek yerine cadde sakinlerini suçlayan tavrını ve olayın en yakın görgü tanıklarından biri olmasına rağmen 16 yıldır polisin kendini tanık olarak dinlememesini hala unutmadığını söylemesi dikkat çekti.

Irkçılığın lanetlendiği ve devlet kurumlarının ırkçılığın üzerine gerektiği gibi gitmemesine tepki gösterilen konuşmalarda, Keupstr.’ye yönelik saldırının unutulmaması için yapılmak istenen anıt konusunda belediyenin hala işi yokuşa sürmesi deeleştirildi. Bu konuda bir inisiyatif oluşturulduğu ve belediyenin gereken adımları atarak aınıtın yapılması talep edildi.

Nürnberg’de NSU tarafından öldürülen İsmail Yaşar’ın avukatı da eylemde bir konuşma yaptı.

Gençlerin yoğun katılımı dikkat çekerken, konuşmalarda sık sık ABD’de yaşanan ırkçı devlet şiddeti dile getirilerek ırkçılığa karşı mücadelenin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Floyd cinayetinin ardından Köln’de oluşturulan “black lives matter” inisiyatifi adına bir bir konuşma yapıldı ve ‚Adalet yoksa barış da yok‘ denilerek ırkçılar ve ırkçılık karşısında sonuna kadar mücadele mesajı verildi.

Gösterinin düzenleyicilerinden ve moderatörlüğünü yapan Microphone Mafia grubu solisti Kutlu Yurtseven konuşmalarının yanı sıra bir de göçmen işçilerin yaşamını anlatan bir rap parçası seslendirdi.

DİDF Köln adına konuşan Tuğba Bakırcı da, ırkçılığın tek tek kişilerin sorunu olmadığını bunun arkasındaki kurumsal ve sınıfsal arka planı olduğuna dikkat çekti ve işyerlerinde, okullarda, hayatın her alanında bütün milliyetlerden, uluslardan insanların bölünmemesinin ve ırkçılığa karşı birleşmesinin ırkçı saldırılara en anlamlı yanıtı oluşturduğunu dile getirdi. (YH)