Almanya’da günlük yaşamda ayrımcılık artıyor

George Floyd cinayeti nedeniyle daha çok ABD’de günlük yaşamda siyahlar ve diğer uluslardan göçmenlere yönelik ayrımcılık tartışılırken, Federal Ayrımcılığa Karşı Daire (Antidiskriminierungsstelle) tarafından açıklanan rapor, Almanya’daki ayrımcılığı bir kez daha gözler önüne serdi. En dikkat çekici olansa, ayrımcılığın sürekli artarak devam etmesi.

Açıklanan bilgilere göre, ırkçılık ve ayrımcılık nedeniyle 2019 yılında farklı kentlerde toplam 3580 kişi ‚ayrımcılığa karşı daireler’e başvuruda bulundu ve bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 3,6 artışı ifade ediyor. Kendisine yönelik ırkçılık yapıldığını söyleyerek dairelere başvuranların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 artarak 1176’ya çıktı. Irkçılık nedeniyle dairelere başvuranların sayısı böylece 2015 yılı baz alındığında iki katında çıkmış oldu.

Günlük yaşamda ve çalışma hayatındaki ayrımcılık ve ırkçı olaylar konusunda muhatap olan kurumun vekaleten başkanlığını yapan Bernhard Franke’nin açıklamasında, ayrımcılığın daha çok eğitim ve eyalet polis teşkilatlarında yaşandığını söylemesi dikkat çekti. Daha önce çıkarılan Ayrımcılığa Yasa kapsamında bütün eyaletlerde dairelerin kurulması gerektiği halde bugüne kadar sadece var olan eyaletlerin yarısında kurulabilmiş. Polislerin ayrımcılık yaptığına dair iddiaları bağımsız olarak inceleyen ve denetleyen daireler ise sadece Rheinland-Pfalz ve Schleswig-Holstein eyaletlerinde kurulmuş.

EMNİYETTE AYRIMCI VE IRKÇI DAVRANIŞLAR

Daha önce bir çok eyalette Polis Yasası’nda yapılan değişiklikle, kişilerin görünüşüne göre (Racial Profiling) durdurulup kimlik sorulabilmesinin önü açılmıştı. Ayrımcılığa Karşı Daire tarafından verilen bilgiye göre 2006 yılından bu yana, 200 kişi görünüşüne göre durdurularak kimlik sorulmuş. Bunlar elbette dairelere başvuranların sayısı. Başvurmayanların sayısının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor.

Bu nedenle polis içinde özellikle göçmenlere karşı ayrımcı davrananların sayısının fazla olduğu belirtiliyor. Hessen eyaletinde polisler arasında yapılan bir ankette de, polislerin yüzde 18’inin ırkçı kavramlar kullandığı saptanmıştı.

Bochum kentindeki Ruhr Üniversitesi’nin „Emniyette yaralanma“ başlıklı projesinin ilk ara sonuçlarına göre ise, Almanya’da polis şiddetine dair gerçek rakamlar resmi istatistiklerdeki verilerden çok daha yüksek. 2018 Kasım ayında internet üzerinden katılım çağrısı yapan Ruhr Üniversitesi araştırmacıları, gelen başvurulardan 3 bin 375’ini inceleyerek rapora çevirdi. Gönüllülük temelinde ve anonim yapılan başvurularda polis şiddeti yaşayanların büyük bir kısmının suç duyurusunda bile bulunmadığını beyan ettiği bildiriliyor. Araştırma grubunda yer alan kriminolog Laila Abdul-Rahman, mağdurların polislere soruşturma açılacağına inanmadığından şikayette bulunmadıklarını, çoğu zaman da şikayetten vazgeçirildiğini aktarıyor.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Eş Başkanı Saskia Esken de, Alman polisinde örtülü bir ırkçılık olduğu ve polis şiddetini inceleyecek bağımsız bir birime ihtiyaç duyulduğunu söylemişti. Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer ise, Esken’in iddialarına karşı çıktığı açıklamasında, ‚ırkçılığa karşı sıfır müsamaha politikası güdüldüğü’nü ve ‚her olayın üzerine gidildiği’ni savunarak güvenlik birimlerini savundu.

GÜNLÜK YAŞAMDA AYRIMCILIK ÖRNEKLERİ

Günlük yaşamda ayrımcılık daha çok göçmenlere ev ve iş vermeme şeklinde kendisini gösteriyor. Ancak koronavirüs döneminde buna bir de Çin’den geldiği tahmin edilen insanlara yönelik ayrımcılık eklendi. Örneğin doktorların bu insanlara randevu vermeye yanaşmadığı tespit edildi. Bazı yerlerde ise açıktan Çin’den geldiği tahmin edilen insanlara yönelik saldırılar düzenlendi. Yine Türkiye kökenlilere, Suriye’den gelen sığınmacılara konut kiralamada zorluk çıkarılması sık görülen ayrımcı uygulamalar arasında.

Ayrımcılığa uğrayanların yüzde 33’ü etnik kimliği, yüzde 29’u cinsiyeti, yüzde 26’sı özürlü oluşu, yüzde 7’si de dininden ötürü dışlandığını ifade etti. Yine işyerinde cinsel olarak tacize uğradığını söyleyenlerin oranı yüzde 9. Yüzde 13 de erkeklerin kadınlardan daha fazla ücret aldığından şikayetçi olmuş.

Veriler Almanya’da günlük yaşamda ayrımcılığın birçok alanda devam ettiğini net olarak gösteriyor. Bu nedenle ayrımcılık yapanların yüksek cezalara çarptırılması büyük bir önem taşıyor. (YH)