Yıkım yerine gelecek!

Sidar Çarman / STUTTGART

Galeria Karstadt Kaufhof çalışanları işyerlerini korumak için mücadele ediyor.

Her branşta çalışma koşulları kendine özgü yanlar taşıyor. Perakende satış alanında toplam 3 milyon kişi çalışıyor. Bunların arasında kadınların oranı yüzde 70. Aralarında çok sayıda göç kökenli kadın var. Çalışma koşullarını ve ücretleri güvencesiz iş ilişkileri, zorunlu yarı zamanlı çalışma, kısa süreli sözleşmeler, esnek çalışma süreleri ve düşük ücret politikası belirliyor.

Çalışanların yüzde 60-70’i yarı zamanlı çalışıyor. Üçte biri ise düşük ücretlerle. Perakendecilikte toplu sözleşme yapılan yerlerin oranı 2009-2018 yılları arasında yüzde 33’ten yüzde 22’ye geriledi. Perakende sektörü istihdam ilişkilerindeki çelişkilerin derinleştiği ve belirginleştiği bir alan.

Çocukluk dönemimde alışverişim ailemin cüzdanı tarafından belirlenirdi. Büyük mağazalarda alışveriş yapmayı göze alamazdık, eğer yaparsak haftalarca tasarruf etmemiz gerekirdi. Belki de çoğumuz Kaufhof’u, gözlerimizde ve cüzdanımızda çok büyük görünen ve bugün hala aynı durumda olan mağazalardan biriyle ilişkilendiriyoruz. Ancak bu parlak duvarların ardında çalışan satıcılar H&M’dekilerden daha az para kazanıyorlar.

Galeria Karstadt Kaufhof’ta çoğunluğunu kadınların oluşturduğu 34 bin çalışan şimdi yıkımla karşı karşıyalar. Şirket sahibi René Benko 170 şubeden 80’ini kapatmak istiyor. Bu, 10 binden fazla tam zamanlı işçinin işsiz kalması anlamına geliyor.

Geri kalan mağazalarda ise personel yüzde 10 azaltılacak. “Manşetlerde yer alan bu sayıların ardındaki insanlar kimler? Kendilerini nasıl hissediyorlar ve mağazaların kapatılması, işyerlerinin yok edilmesi karşısında talepleri neler?“ sorularının cevabını Stuttgart ve Heilbronn çevresinde Galeria Karstadt Kaufhof’ta çalışan üç kadın emekçiden öğrendik.

Elif Ari: Çıraklığımı Kaufhof’ta yaptım. Ama Kaufhof’u Horten döneminden beri tanıyorum. Özel nedenlerle her zaman annemle oradan alışveriş yapardık, çünkü en iyi kıyafetler oradaydı. Mesela şeker bayramı için hep oradan alışveriş yapardık. Kaufhof veya Horten bizim için çok özeldi. Alışveriş için olduğu kadar çalışmak için de… Ama şimdi her şey çok zor. Meslektaşlarım arasındaki ruh hali iç karartıcı. Kafalarda çok fazla soru ve endişe var. Örneğin çalışırken; „99 numara yönetime“ diye bir anons duyduğumuzda çoğumuz endişelenip kendine yeni birşey olup olmadığını soruyor. Tüm özel planlarımı beklemeye almak zorunda kaldım. İşim, finansal güvencem, her şey sallantıda. Ama burada hepimiz birlik içindeyiz. Birliğimiz eskisinden çok güçlü.

Sandra Casabona: Çıraklık eğitimimi Horten’da yaptım, dekorasyon alanında. Çıraklığımdan sonra başka bir şirkete geçtim, çocuklarım oldu. Daha sonra yardımcı eleman olarak Kaufhof’a geri döndüm. Şimdi yönetici ve işyeri işçi temsilciliği (BR) başkanı olarak çalışıyorum. İşimi seviyorum. Neden? Meslektaşlarım yüzünden. Kazançlarımız zaten kıt, daha nereden feragat edebiliriz ki? En kötü şey, bundan sonra ne olacağını bilmememiz. Şirkette çoğu 10-40 yıl arasında çalışmakta olan, yüzde 90’ı kadın personele sahibiz. Birçoğu yarı zamanlı çalışıyor. Hepimiz birlik içinde hareket ediyoruz. Ama aynı zamanda mücadelemizi yalnız başaramayacağımızı da biliyoruz.

Iris Geiger: 1986 yılında Horten’de çıraklık eğitimine başladım. Çıraklık dönemimde işyeri işçi temsilciliği (BR) seçimleri yapıldı. Eğitmenim kadınlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi ve aday olup olmayacağımı sordu. Bu yüzden sadece listeye girmekle kalmadım, sonraki yıllarda BR başkanı da oldum. Eskiden mağazada 400’den fazla çalışandık, şimdi sadece 90 civarındayız. Eskiden çalışma sürelerinin uzatılmasına karşı mücadele ederdik. Bugün daha zorlu mücadeleler deneyimliyorum. Geleceğimiz elimizden alınıyor. Hem de uzun süreden beri. Bu aslında taksit taksit ölüm anlamına geliyor. Daha başka neden feragat edebiliriz ki? Daha fazla personele ihtiyacımız var. Şu anda çok yoğun çalışıyoruz. Bütün gün telaşlı tavuklar gibi koşuyoruz. Meslektaşlarımın işverene duydukları öfke korkularından çok daha büyük. Kaybedecek bir şeyimiz yok. Durum zor ama teslim olmayacağız. Çalışkan arılar gibi çalışmaya devam etmek yerine dişlilere kum serpeceğiz.