Bir kadın cinayeti daha!

ALİ ÇARMAN/STUTTGART

Ailesiyle birlikte Stuttgart’ta bir mülteci yurdunda yaşayan Alye Shojaye ayrılmak istediği eşi tarafından bıçaklandı, kaldırıldığı hastanede iki gün sonra öldü.

Alye Shojaye’nin hangi yollardan Almanya’ya geldiğini bilmiyoruz. Fakat herkes gibi eşi ve dört çocuğunu da yanına alarak, büyük umutlar besleyerek buralara kadar geldiği belli. Ailesi ile birlikte yaşadığı mülteci kampından eşiyle tartıştığı cuma akşamı sonrası ona kendisinden boşanmak istediğini söyleyerek tanıdıklarına gitmek için ayrıldı. Eşinin kendisini terk etmesine tahammül edemeyen kocası peşinden koşup onu istasyon durağında yakaladı, bir süre tartıştıktan sonra Alye’yi beraberinde getirdiği bıçağı defalarca vücudunun birçok yerine saplayarak ağır yaraladı. Yakınlarında bulunan kiosk sahibinin polisi aramasıyla fail yakalandı. Ne yazık ki Alye kaldırıldığı hastanede iki gün sonra hayatını kaybetti.

Bu olay ailesini yasa boğarken Stuttgart çevresinde organize olan kadın kurumlarında da derin bir öfke ve üzüntü yarattı. Stuttgarttaki değişik etnik kökenden kadın örgütleri Alya’nın katledildiği yerde mum yakıp çiçekler bıraktılar. Alye’nin kızı ve oğlunun da katıldığı protesto gösterisi sonrası Nordbahnhof durağından Mittnacht Straße’ye kadar kadına karşı şiddeti kınayan sloganlar atarak yürüyüş yapıldı. Mittnacht Straße’de yapılan konuşmalar sonrası etkinlik sona erdi.

‚KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR‘

Gösteride Die Linke partisi il yönetiminden Aynur Karakaya, kadınlara yönelik şiddeti değerlendirdiği konuşmasında şu görüşleri dile getirdi:

“Kadın cinayetleri politiktir; çünkü defalarca tehdit edilen kadınlar karakola şikayette bulunduğu zaman hiçbir şekilde güvenlikleri sağlanmıyor. Ve en sonunda hayatlarını yitiriyorlar. Ne için? Bazen görmezden gelindikleri için, bazen de susturuldukları için. Kadın cinayetleri politiktir; çünkü ayrılmak istediği eşinden kaçmaya çalışan kadın sürekli şiddet gördüğü eşi tarafından tehdit ediliyordu.

Alye’nin, gördüğü şiddetten kaçabilmek için, sadece sığınma evine ihtiyacı vardı ama ne yazık ki sonunda olay yerine gelen polislere bile; ’sizin burada ne işiniz var, neticesinde kendi karımı öldürdüm.‘ diyebilen bir caniyle evliydi.

Kadın cinayetleri politiktir, çünkü gitgide muhafazakar bir toplum haline getiriliyoruz. Muhafazakar bir toplumun içerisinde erkek şiddeti artarken hiç bir şehirde yeteri kadar sığınma evi yok.

Kadın cinayetleri politiktir çünkü, kadına yönelik şiddetle ilgilenen birimler hala yok ve özel eğitim almadıkları için çoğunlukla bu konuya hakim değiller.

Kadın cinayetleri politiktir çünkü medya, kadına yönelik şiddete karşı herhangi bir çalışma başlatmayan devleti sorgulamak yerine şiddeti ve cinayeti haklı kılacak sebepleri arıyor.

Kadın cinayetleri politiktir çünkü yargı önünde bile meşrulaştırılmaya çalışılıyor.

Erkek şiddeti hızla yayılan ve nefes aldırmayan bir hastalığa dönüşerek toplumsal bir salgın olmuştur. Yarın hangi haberle uyanacağımızı bilmiyoruz. Korkmaktan daha çok öfkeliyiz. Ama sisteme, ataerkiye, devlete karşı… „

(Fotoğraf: Ali Çarman)