Dün dündür bugün bugün

Constanze von Bullion/Süddeutsche Zeitung

„Dün dediğimden bana ne, önemli olan bugün ne söylediğim!“ Federal İçişleri Bakanlığı’nın etnik profil oluşturma konusundaki tutumu tam da bu sözlere uygun.

Üç hafta önce, uluslararası ırkçılık tartışmasının ortasında, İçişleri Bakanı Horst Seehofer federal hükümetin etnik profille polis kontrolü üzerine bir araştırma planladığını açıkladı. Ten rengine veya etnik kökene dayanan bu tür polis kontrolleri yasak olmasına rağmen maalesef gerçekleşmekteydi. Birkaç gün önce ise aynı Horst Seehofer, söylediğinden vazgeçti ve bu türden bir araştırmanın gereksiz olduğunu açıkladı.

Böyle bir karar almasının nedeni tuhaf ve komikti: Irksal profil oluşturma, yani davranışları nedeniyle göze çarpmayan, ancak görünüşleri nedeniyle göze çarpan insanların kontrolü, uluslararası olarak yasadışıdır, AB yasasını ve Alman Anayasa hukukundaki eşit muamele ilkesini de ihlal eder. Avrupa’yı açık gözlerle izleyenler ise bu tür kontrolleri düzenli olarak gözlemleyebilirler. Sadece beyaz tenliler hiçbir kontrole tabi tutulmazken koyu tenli insanların rutin ve kasıtlı olarak kimlik kontrolü nedeniyle trenlerden alındığı Fransız-İtalyan sınır bölgesinde değil, Bavyera-Avusturya sınır bölgesinde veya Alman tren istasyonlarında bile, siyah veya koyu tenli olmak şüpheli olarak kontrol edilmek için yeterli olabilir. Ancak bu kesinlikle ayrımcılıktır ve yasaktır.

Koyu ten eşittir şüpheli: Bu denklem, polisler de dahil olmak üzere beyaz kafalarda yerleşik durumda. Kültürlerarası ilişkilerde yaşanan gçatışmanın özellikle büyük olduğu Almanya’da, 2015 ve 2016 mülteci yılları önyargıları artırdı. Önyargı virüsü hiçbir şekilde sadece aşırı sağ yanlıları ve ırkçılardan yayılmaz. Aksine kişiler veya devlet tarafından, ötekileştirilen kesimin empati olmaksızın önyargılı değerlendirmesi ile ilgilidir. Ancak tam da ihtiyaç duyulan şey empati ve genelleştirmemektir: Berlin Görlitzer Park’ta uyuşturucu satıcılarının kontrolünün ırksal profil oluşturmakla ilgisi olamaz. Burada uyuşturucu ile mücadele söz konusudur ve satıcının siyah ya da beyaz olması kontrol gerekçesi yapılamaz. Burada insanlar siyah oldukları için değil, uyuşturucu sattıkları için kontrol edilirler.

Eşit Muamele Yasasını kamu hizmetine genişletmek zorunludur. Avrupa Komisyonu Almanya’dan etnik profil oluşturma konusunda bir rapor talep etti. Devlet kurumlarından tık bile gelmedi. Ya İçişleri Federal Bakanı? Ülkeyi zikzak içinde gezdirip duruyor, dün söylediğinden bugün vazgeçiyor. Ona göre polisin ırksal profile bağlı olarak siyah veya koyu tenlilere ayrımcı davranması yasak olduğuna göre bu konuda araştırma yapmak, rapor hazırlamak da gereksizdir.

Bu mantığa göre vergi kaçakçılığı yasak olduğundan vergi kaçıranlara yönelik soruşturma ve araştırma yapmak da gereksizdir. Aşırı sağ ve aşırı sol da yasak olduğuna göre Anayasayı Koruma Kurumu’nun bu konuda araştırma yapması ve rapor yayınlaması da gereksizdir. İçişleri Bakanı Seehofer, polisin ırksal profille kontrol yapıp yapmadığının araştırılmasını engelleyerek bir suçun üstünü örttüğü izlenimini vermekte ve korumak istediği polisleri de şaibeli hale getirmektedir. Federal Suç Dairesi polisleri adına yapılan açıklamada da belirtildiği gibi, kamu alanında şeffaflık zorunludur, nerede yapılırsa yapılsın ırkçılığın üzerine gidilmelidir. Bunun için de hem araştırma ve rapor hem de cesur bir içişleri bakanına ihtiyacımız var.

(Çeviren: Semra Çelik)