ABD’nin Almanya’dan asker çekme planı ne anlama geliyor?

YÜCEL ÖZDEMİR

ABD Başkanı Donald Trump’ın haziran başında ilan ettiği Almanya’dan asker çekme planı önceki gün resmiyet kazandı. ABD Savunma Bakanı Mark Esper, geri çekilmenin ayrıntılarını kamuoyuna açıkladı. Halen Almanya’da konuşlandırılan 36 bin askerden 12 bininin geri çekilmesini içeren planın ayrıntılarına bakıldığında, ortada sıradan bir durum olmadığı anlaşılıyor.

Soğuk Savaş yıllarında 240 bini ABD’den olmak üzere toplamda 400 bin yabancı asker Almanya’da konuşlandırıldı. Sonraki yıllarda Batılı emperyalist devletler askerlerini aşamalı olarak Almanya’dan çekmeye başladılar. ABD ise Soğuk Savaş denklemi ortadan kalkmasına rağmen, Almanya’daki üsleri aktif bir şekilde kullandı, halen de kullanmaya devam ediyor. Afganistan ve Irak savaşları ile Afrika’daki askeri operasyonlar, Almanya’dan idare edildi. Bu nedenle Almanya’daki ABD üsleri bu savaşlarda büyük bir rol oynadı. Savaş karşıtlarının tepkilerine rağmen Alman hükümetleri üslerden savaş uçaklarının kalkmasına engel olmadı.

Gelinen aşamada ise ABD, Almanya’da asker sayısını asgari düzeye çekmekle kalmıyor, aynı zamanda Avrupa ve Afrika operasyonlarını yönettiği komuta merkezlerini de Belçika’ya taşıyor. ABD bugüne kadar Avrupa’daki ordusunu Stuttgart’tan yönetiyordu. Yeni planda bu merkezin Belçika’nın Mons kentine taşınması öngörülüyor. Yine Stuttgart’ta bulunan Afrika operasyonlarını yönetildiği komuta merkezi Africom’un da Belçika’ya taşınması söz konusu.

Trump ve çevresi, 12 bin askerin Almanya’dan çekilmesini “Merkel yönetiminin cezalandırılması” şeklinde sunuyor. ABD askerlerinin Almanya’nın güvenliğini sağladığı, ancak Almanya’nın masrafları karşılamadığı gibi, NATO’nun belirlediği yüzde 2 şartını yerine getirmediği, ABD’nin daha fazla harcama yapmak istememesi geri çekilmeye gerekçe olarak sunuyor. ABD askerlerinin geri çekilmesini istemeyen muhafazakar çevreler şimdi senato ve temsilciler meclisinden çıkacak kararı bekliyor. Ayrıca, Demokratların adayı Joe Biden’in seçimleri kazanması durumunda planın iptal edileceği umuluyor.

Halbuki meselenin Trump ya da Biden’den ibaret olmadığı, belirleyici olanın ABD’nin ulusal çıkarları olduğu ortada.

Belirtmek gerekiyor ki; ABD’nin Japonya’dan sonra en çok askeri yığınağı Almanya’ya yapması, Almanya’nın değil ABD’nin çıkarına. 12 bin askeri Almanya’dan çekmesinin nedenleri arasında elbette “mali boyut” var, ancak tek başına bununla sınırlı değil. Asıl neden ABD ile Almanya arasında son yıllarda artan rekabet ve hegemonya mücadelesi. Almanya ile Rusya arasında doğal gaz akşını sağlayan Kuzey Akımı 2 bu çelişkilerin başında geliyor. Trump her fırsatta Almanya’nın Rusya ile kurduğu ekonomik ve siyasi ilişkilere itiraz ederek, Merkel’i hizaya getirmeye çalışıyor. Merkel ise ABD’nin kanatlarının altından çıkıp, Avrupa’ya liderlik yapmanın derdinde.

Benzer bir itiraz Almanya-Çin ilişkileri için de söz konusu.

Özetle, çok kutuplu dünyada Almanya, her konuda ABD ile birlikte hareket etmeyeceğini, kendi çıkarlarına göre diğer emperyalist ülkelerle ekonomik, siyasi ve askeri ilişkiler kuracağının mesajını çoktan ABD’ye vermiş bulunuyor.

Keskinleşen emperyalist rekabette ABD’nin Almanya’dan umduğu “sadık müttefikliği” bulmadığı söylenebilir. Almanya, ekonomik gücün etkisiyle daha militarist ve saldırgan dış politika izliyor. Dolayısıyla gelecekte keskinleşecek rekabete bağlı olarak ABD’nin Almanya’daki üslerinde istediği gibi askeri operasyonları yönetememesi de olasılıklar arasında.

Çekilme planında en dikkat çekici olanı ise Almanya’daki savaş uçakları filosu İtalya’ya kaydırılıyor. Süddeutsche Zeitung’da yer alan haberde ABD Genel Kurmay Başkan Yardımcısı John Hyten bunu “Karadeniz’e yakın olmak” şeklinde gerekçelendiriyor. Yani Rusya’ya gözdağı.

Haritaya baktığımızda elbette İtalya Almanya’ya nazaran Karadeniz’e daha yakın. Ancak bu kaydırmanın Akdeniz’deki gelişmelerle de bağlantılı olduğu açık. Emperyalist devletler ve onların bölgedeki işbirlikçiler arasında yeni paylaşım alanının Akdeniz’deki doğal gaz kaynakları olduğu artık biliniyor.

Akdeniz ekseninde olanlar emperyalist paylaşımda yeni ittifakların oluşacağını gösteriyor. Libya savaşı, doğal gaz rezervleri ve Türkiye-Yunanistan-Güney Kıbrıs gerilimleri uzak olmayan yakın gelecekte pek çok yeni gelişmenin habercisi. Almanya’nın hafta başında “Hamburg” adlı savaş gemisinin 250 askerle birlikte Libya sahillerine, silah ambargosunun denetlenmesi için yola çıkarması da bunlarla bağlantılı.

Görünen o ki, Akdeniz’de farklı çıkarlara sahip NATO üyeleri arasında çelişkiler derinleşecek. Bu sadece Türkiye ve Yunanistan için değil, Almanya-Türkiye, Almanya-ABD için de geçerli. Kısa bir süre önce Türkiye ve Fransa savaş gemileri karşı karşıya gelmişti. Önümüzdeki günlerde bu kez Alman ve Türk savaş gemilerinin karşı karşıya gelmesi kuvvetle muhtemel…

Özetle; ABD’nin Almanya’dan asker çekme planın arkasında daha fazla paylaşım ve savaş planı bulunuyor.