Libya önünde Alman müdahalesi

German Foreign Policy

„Hamburg“ fırkateyninin Libya sahillerine gönderilmesiyle, AB ve Türkiye arasındaki çatışma yükselebilir. AB operasyonu „Irini“nin bir parçası olarak, Almanya  fırkateyni ile  Libya’ya  silah kaçırılmasını önlemeye yardımcı olmayı hedefliyor. Türk silah teslimatları Kuzey Afrika ülkesine özellikle Akdeniz üzerinden ulaşıyor; Ankara Trablus’taki “Birlik Hükümeti”nin milislerini destekliyor. Kısa bir süre önce, bir Fransız firkateyninin silah yüklü olduğu tahmin edilen bir kargo gemisini kontrol girişimi tehlikeli bir tırmanışa yol açtı: Yük gemisine eşlik eden Türk Deniz Kuvvetlerine ait savaş gemileri Fransız gemisini markaja aldı. Türk gemileri Almanya’da üretilmiş savaş ekipmanlarını Libya’ya getirdi. Mısır’ın savaşa girmesini mümkün kılan hareketlilikten sonra, geçen hafta Ankara ile çatışmanın durdurulması konusunda uzlaşmaya varıldı. Ancak Berlin’de değil, Moskova’da.

MISIR İSTİLAYLA TEHDİT EDİYOR

Libya’daki savaşta, Mısır’ın müdahale tehditleri son zamanlarda yeni ayaklanmalara neden oldu. Bu durum, ilkbaharda, Türkiye’nin geniş askeri desteğiyle, Doğu Libya savaş lordu Haftar’ın saldırısından kurtulabilen „Birlik Hükümeti“nin milislerinin ilerlemesi ile tetiklendi. Ancak Mısır bunu ne pahasına olursa olsun önlemek istiyor. 20 Temmuz’da Mısır parlamentosu Mısır silahlı kuvvetlerinin Libya’ya girmesine izin verdi. Mısır Cumhurbaşkanı Sisi Doğu Libya kabilelerini „Birlik Hükümeti“ birlikleriyle savaşmak için silahlandırabileceğini açıkladı. Bu, Libya’daki savaşın öngörülemez bir şekilde tırmanması anlamına geliyor.

ALMAN ORDUSU “IRINI”DE

Durum buyken „Hamburg“ fırkateyni AB operasyonu Irini’nin bir parçası olarak, Libya’ya silah kaçırılmasını engellemek için, önümüzdeki hafta Libya kıyılarına yola çıkacak. Bu şekilde AB, Berlin’in Libya’daki savaşın uluslararası düzeyde ele alınmasında öncü rol oynama çabalarına katkıda bulunmuş oluyor. Bilindiği gibi Federal Hükümet Ocak ayında Berlin’de yapılan Libya konferansını büyük bir ihtişamla kutladmıştı.  Diğer şeylerin yanısıra deniz kontrolünde uzmanlaşmış olan fırkateyn „Hamburg“, Ağustos ayı ortasında yaklaşık 250 askerle operasyon alanına ulaşacak. Bundeswehr şimdiye kadar sadece Roma’daki operasyon merkezine ve „Irini“ amiral gemisine personel gönderdi, aynı zamanda Kovid-19 pandemisi nedeniyle ana üssünü Nordholz’da tutan ve şimdiye kadar 20 müdahale uçuşu gerçekleştiren bir P-3C Orion deniz keşif uçağı sağladı.  23 ülkenin dahil olduğu Irini Operasyonu, sadece silah kaçakçılığını önlemekle kalmayıp aynı zamanda yasadışı Libya petrol ihracatını engellemeye, ünlü Libya sahil güvenlik görevlilerini eğitmeye ve Akdeniz’den Avrupa’ya istenmeyen mülteci göçüyle mücadele etmeye hizmet ediyor.

AKDENİZ’DE GERİLİM TIRMANDI

Fırkateyn „Hamburg“ un kullanımı beraberinde, Almanların „Irini“ye şimdiye kadarki katılımıyla karşılaştırıldığında, önemli riskler getiriyor. Bunlar öncelikle Türkiye’nin Trablus’ta desteklediği “Birlik Hükümeti”ni silah teslimatlarıyla desteklemesinden kaynaklanıyor. 10 Haziran’da gerçekleşen bir olay gerilimi tırmandırmıştı. O gün, Yunan fırkateyn „Spetsai“, „Irini“ nin bir parçası olarak Libya merkezli kargo gemisi „Cirkin“in rotasınıı kontrol etmeye çalıştı. „Cirkin“ in  Mayıs ayının sonunda ağır savaş ekipmanlarını ve Suriye paralı askerlerini Türkiye’den Trablus’un doğusundaki Misrata’ya taşıdığı söylenmekte; Misrata milisleri Trablusgarp’taki „Birlik Hükümeti“ ile birlikte savaşıyorlar. „Spetsai“nin yük gemisini kontrol etme girişimi başarısız oldu: Gemiye eşlik eden Türk savaş gemileri Yunan fırkateynini engelledi. Aynı gün, NATO’nun „Deniz Muhafızı“ operasyonunun bir parçası olarak Akdeniz’de faaliyet gösteren Fransız  fırkateyni „Le Courbet“, başka bir kontrol girişiminde bulundu ama Türk savaş gemileri tarafından püskürtüldü. Paris öfkeli protestolarla karşılık verdi. Ama „Cirkin“ yolculuğuna devam etti ve 11 Haziran’da Misrata’ya geldi.

LİBYA’DA ALMAN SİLAHARI

Fırkateyn „Hamburg“, Türk Deniz Kuvvetleri tarafından Trablus ve Misrata’ya giden bir kargo gemisini kontrol etmeye çalışırsa, sadece benzer bir çatışmayla karşılaşmakla kalmaz. „Hamburg“ un Almanya’da inşa edilen savaş gemileri tarafından engellenmesi de mümkündür: Türk Donanması Alman tersaneleri tarafından üretilen bir dizi sürat teknesi ve fırkateyne sahip. „Hamburg“ mürettebatının, beklentilerin aksine, Türk deniz kuvvetleri tarafından eşlik edilen bir yük gemisini kontrol etmeyi başarması halinde, Almanya’da üretilen silahları bulacağı da göz ardı edilemez. Medya araştırması geçtiğimiz günlerde bir Türk kargo gemisinin Ocak ayı sonunda Mercedes askeri araçlarını Trablusgarp’a taşıdığını, bir denizcinin video kayıtlarıyla, ortaya koydu.  Buna ek olarak, araştırmaya göre, „yüksek olasılıkla gemide bulunan askeri araçlar Alman MAN şirketi“nin üretimiydi.

HEDEF ATEŞKES

Fırkateyn „Hamburg“, Libya savaşının daha fazla tırmanmasının önlenmesi ve Trablus’taki „Birlik Hükümeti“ne yeni Türk silah teslimatlarının bu nedenle gereksiz hale gelmesi halinde, Fransız firkateyn „Le Courbet“ ile Türk savaş gemileri arasındakine benzer bir olaydan kaçınabilir. Şimdilik bir umut var ancak Almanların değil Rusların çabalarıyla oluştu. Rusya, Libya’daki savaşta Doğu Libya savaş lordu Haftar’ı destekliyor buna rağmen Moskova Ankara’yı 22 Temmuz’da „her iki tarafın kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes için koşullar yaratmayı“ taahhüt ettiği ortak bir Rus-Türk bildirisine ikna etmeyi başardı. Rusya ve Türkiye arasındaki anlaşma şu anda çatışmayı önlemek için  büyük fırsat sunuyor. Ancak bunun böyle sürüp sürmeyeceği belli değil.

AVUSTRALYA YERİNE LİBYA

Berlin’in ilk tercihi, fırkateyn „Hamburg“u Libya sahiline göndermek değildi. Başlangıçta savaş gemisinin ilkbaharda Hint Okyanusu’na komşu ülkelerle ortak manevralar yapacak ve Avustralya’ya ulaşacak bir tatbikata gönderilmesi planlandı. Bu açıkça Çin’i hedef alan bir projeydi. Kovid 19 salgını ve Berlin’in Libya’daki bundan önceki çabalarının başarısızlığı fırkateynin oraya gönderilmesini zorunlu kıldı.

Çeviren: Semra Çelik