Balerus: Seçimlerden sonra protesto gösterileri yapıldı

Pazar günü Balerus’ta (Beyaz Rusya) yapılan başkanlık seçimleri, özellikle AB ve ABD yanlıları tarafından “turuncu devrim” provasına dönüştürüldü. Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilen seçim sonuçlarını tanımadığını ilan eden muhalefetin adayı Svetlana Tişanovskaya, halkı sivil itaatsizliğe çağırdı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun bu sabah yapılan açıklamaya göre, 1994’ten bu yana başkanlık koltuğunda oturan Aleksadr Lukaşenko, kullanılan oyların yüzde 80,2’sini alarak altıncı başkanlık koltuğuna oturmaya hak kazanan isim oldu. 37 yaşındaki rakibi Tişanovskaya ise oyların ancak yüzde 9,9’unu alabildi. Tişanovskaya, ünlü bir bloger olan eşi yerine aday olmuştu. Başkanlığa aday olmaya hazırlanan eşi tutuklanmıştı.

2015’teki seçimlerde yüzde 83,5 oy alan Lukaşenko’ya desteğin azalmaya başladığı son haftalarda ifade ediliyordu. Buna rağmen yüzde 80’nin üzerinde oy almaya devam etti. 2015’teki seçimlerde ise Lukaşenko’ya karşı üç aday çıkmış ve hiçbiri yüzde 5’in üzerinde oy alamamıştı. Bu seçimler öncesinde güçlü adayların tutuklanarak hapse atıldığı ileri sürülüyor. Bu nedenle muhalefetin tek aday etrafında birleşmesi daha kolay oldu. Buna rağmen batı yanlısı muhalefetin ülke içerinde henüz ciddi bir gücünün olmadığı bu seçimler bir kez daha gösterdi.

Pazar gecesi, kesin olmayan seçim sonuçlarını televizyon kanallarından açıklanmasından sonra özellikle AB ve ABD tarafından desteklenen kesimler sosyal medya üzerinden protesto gösterileri düzenleme çağrısında bulundu. Bunun üzerine başta başkent Minsk olmak üzere pek çok kentte büyük olmayan eylemler yapılmaya başlandı. Eylemlere izin vermeyen güvenlik güçleri çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

Seçimlere hile karıştırıldığını ileri süren Tişanovskaya da sonucu tanımadığın belirterek, halkı Lukaşenko’ya karşı sivil itaatsizliğe çağırdı. Tişanovskaya, birçok seçim bölgesinde kendisinin yüzde 80-90 oy aldığını, ancak bunların yazılmadığını bildiklerini söyledi. Ancak bunu doğrulayacak somut bir delil ortaya koymadı.

PROTESTOLAR BATIDA HEYECANLA KARŞILANDI

Pazar gecesi yapılan protesto gösterileri başta Almanya olmak üzere pek çok batı ülkesinde heyecanla takip edildi. Alman gazeteleri, birkaç bin kişinin katıldığı geceki eylemlere 100 bin kişinin katıldığı şeklide duyurdu. Hatta bazı internet siteleri asker ve polislerin protestocuların savlarına geçtiğini propaganda etti. Ancak sabaha doğru protesto gösterilerine katılanların sayısı giderek azaldı ve ülkede durum sakinleşmeye başladı.

Protesto gösteriler sırasında güvenlik güçleri yoğun önlemler aldı. Muhalefetin seçim sonuçlarını tanımayarak eylem yapacaklarından hareket eden Lukaşenko, protestocuları uyararak, “gerektiğinde asker de sokağa iner” tehdidinde bulundu.

Buna rağmen, seçim sonuçlarının batı tarafından meşru görülmeyeceği, böylece muhalefetin elini güçlendirmek istendiği anlaşılıyor.

BALERUS: DOĞRU AVRUPA’DAKİ ÇIBAN

9,5 milyon nüfusu olan Balerus’ta sen seçimlerde 6,5 milyon seçmen vardır. Seçimlere katılım oranı ise yüzde 84 olarak açıklandı. Uzun yıllar SSCB sınırları içindeki cumhuriyetlerden biri olan Balerus, SSCB’nin dağılmasından sonra diğer cumhuriyetler gibi bağımsızlığın ilan etti. Ancak, yıkılan SSCB’nin varisi Rusya ile yakın ilişkilerini sürdürmeye devam etti. SSCB’den kopan birçok cumhuriyet kısa zamanda AB ve NATO tarafından üye yapılmak suretiyle kontrol edilmeye başlanırken, Lukaşenko ve liderliğini yaptığı Balerus Komünist Partisi buna yanaşmadı.

Ancak, buna rağmen Rusya ile Balerus arasındaki ilişkiler de gerilim hattında bulunuyor. İki hafta önce Rus özel güvenlik şirketi Wagner hesabına çalışan 33 askerin Balerus tarafından gözaltına alınması gerilimi arttırmıştı. Lukaşenko, Rusya’nın kendisine karşı darbe hazırlığı içinde olduğunu söyleyerek açıklama istemişti. Kremlin ise askerlerin Balerus üzerinde İstanbul’a geçmek için ülkede bulunduğunu ileri sürüştü.

Rusya’nın her açıdan Balerus’la tek devlete dönüşecek şekilde entegrasyondan ısrar etmesi durumunda her iki ülke arasındaki ilişkiler gerilmeye devam edecek. Zira Lukaşenko son seçm kampanyasında bunu istemediğini açık olarak ilan etti. Batılı ülkeler ise Rusya-Balerus geriliminden yararlanarak, ülke içindeki dayanaklarını güçlendirme politikası izliyor. Seçim sonuçları muhalefetin birleşerek yoluna devam edeceğini gösteriyor. 2016’daki parlamento seçimlerinde ilk kez muhalefetin iki temsilcisi parlamentoya seçilmeyi başarmıştı.

Rusya ile Avrupa arasında “tampon ülke” olma özelliği taşıyan Balerus, önümüzdeki dönemde her iki gücün daha fazla baskısıyla karşı karşıya kalacak gibi görünüyor. 65 yaşına gelen ve 26 yıldır başkanlık koltuğunda oturan Lukaşenko’nun geniş kesimlerin desteğini alacak, genç nesillerin önünü açacak şekilde bir politika izlememesi durumunda bir sonraki seçim daha zor olabilir.