Belarus’ta rejimi değiştirmek isteyenler gözünü işçilere dikti

Belarus’ta rejimi devirmek için harekete geçen güçler fabrikalarda işçileri greve çıkararak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar. Pazartesi günü ülke genelinde bazı grevler oldu. Hükümet kaynakları grevlerin etkisiz olduğunu açıklarken, muhalif güçler tersini savunuyor. AB, gelişmeleri değerlendirmek üzere çarşamba günü toplanıyor. Rusya’nın tehdidin büyümesi durumunda Kırım’da olduğu gibi Belarus’u da topraklarına katıp katmayacağı merakla bekleniyor.

YÜCEL ÖZDEMİR

Köln

9 Ağustos’ta Belarus’ta (Beyaz Rusya) yapılan devlet başkanlığı seçimlerinin sonucunu tanımayan muhalefet güçleri eylemlerine devam ediyor. Pazar günü hafta içinde ölen bir kişi için düzenlenen cenaze töreni gövde gösterisine dönüştü. Alman basınına göre eyleme 100 bine yakın insan katıldı. 9,5 milyonluk ülkede eğer doğruysa bu rakam, muhalefetin gücünün hiç de az olmadığı anlamına geliyor. Aynı gün Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’da taraftarlarını sokağa çıkararak karşı hamle yaptı. Özellikle AB’nin rejim değişikliği için yaptığı baskılar karşısında iktidarda bulunduğu 26 yıl boyunca en zor günleri geçiren Lukaşenko, çareyi “stratejik müttefik” Rusya ile temasa geçmekte gördü. Her iki ülke arasındaki ilişkiler bir süredir gerilim hattında bulunuyor. Buna rağmen Batı’nın Belarus’ta darbe hazırlığı içinde olduğunu ifade eden Lukaşenko şimdilik Rusya Devlet Başkanı Vilademir Putin’den gerekli desteği almış görünüyor.

MUHALEFETİN HEDEFİ İŞÇİLERİ GREVE ÇIKARMAK

Bir haftadan fazla bir süredir başta başkent Minsk olmak üzere pek çok kentte eylemler düzenleyen muhalefet güçleri, rejimi devirmek için bu hafta yönünü işçilere çevirerek grev çağrısı yaptı. Özellikle devlet işletmelerindeki grevlerin Lukaşenko’yu sarsacağını uman muhalefet güçleri, önümüzdeki günlerde daha fazla grev çağrısı yapacak gibi görünüyor. Bu çerçevede ilk işçi eylemi pazartesi günü gerçekleşti. Belarus resmi haber ajansı BelTA tarafından geçilen habere göre, Lukaşenko grev çağrısının yapıldığı Minsk’teki araba fabrikası MZKT’ya helikopterle giderek işçilere yönelik bir konuşma yaptı. 150-200 kadar işçinin greve çıktığı fabrikada, üretimi devam ettiğini söyleyen Lukaşenko, yuhalandı. Sık sık “Defol git” sloganı atıldı. Bu nedenle kısa konuşmak zorunda kalarak fabrikayı terk etti. Konuşması sırasında işçilerin Lukaşenko’ya konut yapımı, çocuklu ailelere yardım konusunda sorular yöneltti.

Lukaşenko daha sonra yaptığı açıklamada seçimlerin kesin olarak yenilenmeyeceğini, ancak bazı reformların yapılabileceğinin mesajını verdi. Alman basını tarafından geçilen haberlerde Lukaşenko’nun grevci işçileri ikna çabalarının sonuçsuz kaldığına işaret edildi. Fabrikanın önünde toplanan yüzlerce kişi de muhalefetin bayrak ve sembollerini taşıyarak işçilere destek verdi. Yine devlet televizyonu “Belarus 1” çalışanlarının da pazartesi günü greve çıktığı ve güncel programların yapılmadığı ileri sürüldü. Bu nedenle eski programların tekrarı yayınlandı. BelTA ajansı ülkede genel olarak üretimin pazartesi günü aksamdan devam ettiğini duyurdu.

TİHANSVSKAYA: GÖREVİ ÜSTLENMEYE HAZIRIM

Öte yandan seçimlerden kısa bir süre sonra ülkeyi terk ederek komşu Litvanya’da geçen Lukaşenko’nun en güçlü rakibi Svetlana Tihanovskaya, rejimin devrilmesi durumunda yönetimi üstlenmeye hazır olduğunun mesajını verdi. Tihanovskaya seçimlerin yenilenmesi talebini tekrarladı. Tihanovskaya, ülkedeki güvenlik güçlerinde de çağrıda bulunarak rejimden desteklerini çekmesini istedi.

AB DURUMU DEĞERLENDİRMEK ÜZERE TOPLANIYOR

Belarus’taki seçimlerin sonucunu tanımayan AB ülkeleri, geçen Cuma günü yeni yaptırım tehdidinde bulunmuştu. AB Dışişleri Bakanları toplantısından sonra yapılan açıklamada, rejim tarafından şiddet politikası mahkum edilerek, seçimlerin yenilenmesi çağrısı yapılmıştı. Aksi takdirde pek çok Belarus’lu devlet temsilcisine yaptırım uygulanacağı belirtilmişti. Eylemlerin devam etmesi üzerine bu kez Çarşamba günü AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in çağrısıyla AB liderlerinin katılacağı bir video konferans yapılacak. Sosyal medya üzerinden göstericilere yönelik şiddeti mahkum eden Michel, halkın özgür bir şekilde seçim yapmasına olanak tanınmasını istedi.

Bu arada Almanya da göstericilere karşı şiddetin uygulanmasında rolü olanları yaptırım listesine alabileceğinin mesajını verdi. Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert Berlin’de düzenlediği basın toplantısında bunun dışında önlemlerin alınıp alınmayacağının da görüşüleceğini söyledi.

Seibert Belaus seçim sonuçlarının incelenmesi için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü’nün (AGİT) görev üstlenebileceğini de gündeme getirdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel de hafta sonunda diğer AB üyesi ülkelerin liderleriyle Belarus konusunda görüşmeler yaptı.

Öte yandan İngiltere de yaptığı açıklamayla seçim sonuçlarını tanımadığını ilan etti.

POLONYA: GELİŞMELERİ PASİF BİR ŞEKİLDE İZLEMEYECEZEĞİZ

Batı yanlısı muhalefet hareketinin üssü haline gelen komşu ülke Polonya’da gelişmeleri yakından izlediğini açıkladı. Savunma Bakanı Wojciech Skurkiewicz yaptığı açıklamada, „Bütün NATO ülkeleri gibi biz de sınır komşumuzda olan gelişmeleri yakından takip ediyoruz” dedi. Balerus ordusunun 17-20 Ağustos’ta Polonya sınırındaki nükleer santral çevresine yapacağı tatbikatı pasif bir şekilde izlemeyeceklerini de söyleyen Skurkiewicz, dikkatle izleyeceklerinin mesajını verdi.

RUSYA ASKERİ MÜDAHALEDE BULUNUR MU?

Rusya Devlet Başkanı Putin’in geçen hafta Lukaşenko’ya, “Belarus’u korumak için gerekirse askeri güce başvururuz” dediğini hatırlatan Alman Parlamentosu Dış Politika Komisyonu Başkanı Norbert Röttgern, böylesine askeri bir müdahalenin AB-Rusya ilişkilerine büyük zarar vereceğini ifade etti. Gerçekten de Rusya ile yakın ilişkileri savunan Lukaşenko’nun devrilmesinin gündeme gelmesi durumunda Rusya’nın nasıl davranacağı büyük bir meakla bekleniyor. Daha önce Ukrayna’da ortaya çıkan benzer bir durumda Rusya Kırım’ı topraklarına katmıştı. Kırım nüfusunun büyük çoğunluğunun Rus olması bundan rol oynamıştı.  Bu nedenle protesto gösterilerinin alacağı biçim önümüzdeki dönemde en belirleyici gelişme olacak.