Fransa: Okullar açılmadan önce eğitim bakanı var olanı hatırlattı

Foto: pixabay.com

Marie PIQUEMAL
Liberation

“Okullar açılacak, açılması gerekiyor ve 1 Eylül’de açılacak”. (Milli Eğitim Bakanı) Jean-Michel Blanquer, “Geleneksel yeni dönem basın açıklaması” esnasında bakanlığının bahçesinde ilginç bir açıklama gerçekleştirdi. Yani bu muğlak sağlık koşullarında okulların tekrar açılmasının “Mümkün olduğunca normal” koşullarda gerçekleşeceğine inandırma, belki de kendisini de inandırmaya çalıştı. “Ebeveynlerin (okulların açılmasını) istediklerine inanıyorum. Öğrenciler, öğretmenler istiyor. Okulların açılma zamanı artık çoktan geldi”. Bu açıklamayla Milli Eğitim Bakanı okula dönmenin önemine vurgu yapıyor ve yeni sezonun hiç kuşkusuz en önemli meselesini masaya yatırıyor: Tüm öğrencilerin, özellikle de sokağa çıkma yasağının başında okulla irtibatı kesilen öğrencilerin sınıflara tekrar dönebilmesinin aciliyeti meselesi. Bu konuda öğretmen ve araştırmacıların tümü de hemfikir: Okulda eşitsizliklik konusunda şampiyon olan bir ülkede bugün zor ama ulaşılması gereken en hassas olan öğrencileri tekrar okula “Bağlamak”.

KESKİN BIÇAK

Bugün öğretmenleri tedirgin eden sorun, bu hedefe nasıl ve hangi araçlarla ulaşılacağıdır. Olası bir müfredat hafifletilmesi konusunda sorulan bir soruya cevap veren Bakan, bunun ne düşünüldüğü ne de istendiğini belirtti. İtalya gibi başka ülkeler, kitlesel olarak okullarda istihdam yaratma planları açıkladılar. Jean-Michel Blanquer ise ancak ray üstünde olan önlemleri sıralamakla yetindi: Okul tatillerinde “Başarılı olma” stajları, orta okulda olanlar için sınıf sonrası “Ödev yapma” önlemi, ilkokul bir ve ikinci sınıflar ile en sorunlu mahallelerdeki anaokulların son sınıflarında öğrenci sayısının (bu yıl toplam 300 bin öğrenci için) yarı yarıya bölünmesi…

Bakan “Temel iki hedefe ulaşabilmek için var olan reformlara devam ediyoruz: Genel seviyenin yükseltilmesi ve eşitsizliklere karşı mücadele” diye açıklama yapıyor. Fakat birçok öğretmen, öğrenciler arasında var olan önemli farklı seviyelerle dolu kalabalık sınıflarda mesleklerini yapamamaktan duydukları kaygıyı gizlemiyor. Ve art arda yaşanan okul kapanma keskin bıçağı ise durumu hiç de kolaylaştırmıyor.

Okulların on gün önce açıldığı Reunion Adası’ndaki durum güven verici değil: 30 okul ya tamamen ya da sınırlı bir şekilde kapatıldı. Bir sınıfta bir vaka şüphesi olduğunda okullar kapanacak mı? Bu soruya Jean-Michel Blanquer “Hastalık belirtileri olduğu her durumda 48 saat içinde testler yapılacaktır” diye cevap veriyor, “Bölge rektörü, vali ve bölge sağlık müdürlüğü her durumda bir sınıfı mı, okulu mu ya da bir dizi okulu mu kapatmak gerektiğine karar verecekler”.

Salı sabahı, ilkokullarda en büyük sendika olan SnuiPP sert açıklama yaptı: “Bakan durumun aciliyetini ölçemiyor. Hayata geçmesi için bir pedagojik plan yazmak yetmiyor. Yarınki okul dünkü okulun aynısı olamaz. Sanki bunun hiç bilincine varmamış gibi”.

Sendikanın Yeni Sözcüsü Guislaine David, temmuz ayında onaylanan fakat ona göre bugünkü koşullara kesinlikle uygun olmayan sağlık protokolünden bahsediyor: “Sınıfların karışmaması bile söz konusu değil! Tüm okulun kapanmaması için sınıfların (teneffüs veya koridorlarda) karışmamasını sağlamak lazım”. Blanquer’in buna cevabı: “Protokol mayıs ve haziran ayında çıkartılan tecrübelere uygun. Bugünkü duruma cevap veriyor. Başka protokoller de hazırladık. Eğer kimi yerlerde epideminin gelişmesi, öğrencilerin karışmaması gibi ek önlemler gerektirirse, bunlar kararlaştırılır. (…) Eğer sınıfta eğitimin yanı sıra uzaktan eğitim de gerekli olursa, bunu da hayata geçirmeye hazırız”.

HAZIRLIKSIZ

Jean-Michel Blanquer istediği kadar söylesin birçok nokta muğlak olmaya devam ediyor ve bir hazırlıksız olma hissini doğuruyor. Örneğin maske meselesi. Birkaç gün önce Bakan, anaokullar hariç (Burada sadece “tavsiye” ediliyor) tüm öğretmenlerin maske takma zorunluluğunu ve (maskenin) sınıflarda iki metre mesafe şartıyla çıkartılabileceğini belirtmişti.

Maskenin takılmasının öğretmenlerin mesleklerini, özellikle de okuma yazma öğretimini yapmalarını zorlaştırdığı bir gerçek. Çarşamba sabahı France Inter Radyosuna konuşan başbakan ise bu önlemi değiştirdi: Hiçbir istisna olmaksızın tüm öğretmenler maske takmak zorundalar. Birkaç saat sonra açıklama yapan Bakan, “Evet, böylelikle daha basit ve daha anlaşılır olduğuna karar verdik”. Gerçekten de bu yapılan baha basit ve anlaşılır mı?

(Çeviren: Deniz Uztopal)