Polis teşkilatında ırkçılık bireysel değil

Almanya’da polis teşkilatı içinde ırkçı örgütlenmeler artıyor. En son Kuzey Ren Vestfalya ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde polislerin kendi aralarında Whatsapp grupları kurdukları ve ırkçı paylaşımlarda bulundukları ortaya çıktı. Ülke genelinde alarm veren polis içindeki ırkçı örgütlenmenin hangi düzeyde olduğunu ortaya çıkarmak için İçişleri Bakanı Seehofer rapor hazırlanmasına ısrarla karşı çıkmaya devam ediyor.

2018’de Frankfurt’taki bir polis karakolundan NSU davası müdahil avukatlarından Seda Başay-Yıldız’a “NSU 2.0” imzasıyla tehdit mektubu gönderilmesinden bu yana Almanya’da polis teşkilatı içindeki ırkçı ve yabancı düşman örgütlenme daha açık bir şekilde görünür hale geldi. En son Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde 29 polisin kendi arasında kurduğu Whatsapp grubunda Hitler’in resimleri ve sığınmacıları gaz odalarına gönderen söylemler kullandıkları tespit edildi. 2012’de kurulduğu tespit edilen Whatsapp grubu üzerinde yapılan incelemede sözkonusu 29 polisin tam 100’den fazla ırkçı, faşist paylaşımda bulunduğu saptandı. 14 polis hakkında özel olarak Whatspp grubunda yabancı düşmanı ve ırkçı içerikler paylaştıkları gerekçesiyle görevden alma, 12 polis hakkında ise cezai soruşturma işlemi başlatıldı.

100’DEN FAZLA IRKÇI PAYLAŞIM

Polislerin bir kentte değil de farklı kentlerde görev yapması da ayrıca dikkat çekici. Kuzey Ren Vestfalya İçişleri Bakanı Herbert Reul polislerin Duisburg, Essen, Moers, Mülheim an der Ruhr ve Oberhausen’de çalıştıklarını belirterek, görev yaptıkları yerler ve evlerinin aralarında olduğu 34 noktada arama yapıldığını bildirdi.

Aramalar sonucunda Mülheim an der Ruhr kentinde aynı birimde görev yapan polislerin çeşitli Whatsapp gruplarında Hitler’e ait fotoğraflar, gamalı haç sembolleri, Reich dönemi savaş flamaları ve bir sığınmacıyı Nazi toplama kampındaki gaz odasında gösteren görselin de aralarında olduğu 100’den fazla paylaşımda bulundukları tespit edildi. Gazeteci ve politikacıların isimlerinin yer aldığı „Düşman listeleri“ oluşturulduğu ve paylaşıldığı daha sonra ortaya çıktı. Ayrıca aramalarda silah, sis bombası ve 50 bin mermi bulundu.

DİĞER EYALETLERDE DE ORTAYA ÇIKMIŞTI

Kuzey Ren Vestfalya’dan sonra Mecklenburg-Vorpommern Eyaleti’nde de benzer bir ırkçı ağın olduğu saptandı. Benzer bir Whatsapp grubunu kuran iki polis görevden alındı, iki polis hakkında soruşturma başlatıldı. Görevden alınan polislerden biri Rostock diğeri de Neubrandenburg’da görev yapıyordu. Eyalet İçişleri Bakanı Lorenz Caffier (CDU) yaptığı açıklamada söz konusu Whatsapp grubundan 17 polisin yer aldığını ve bunlar hakkında da inceleme başlatıldığını dile getirdi.

Daha önce Berlin ve Brandenburg eyaletlerindeki polis akademilerinde ise gamalı haç ve İslam karşıtı sloganlar ve boyamalar yapıldığı tespit edilmişti. Yine 2019’un sonunda benzer bir örgütlenme Münih polis teşkilatı içinde açığa çıkarılmıştı. 40 eski ve görev başındaki polisin üyesi olduğu Whatsapp grubunda 2016 yılından beri çok sayıda yabancı düşmanı, ırkçı paylaşım yapıldığı tespit edilmiş ve görev başında olan polisler hakkında soruşturma başlatılmıştı. Yine Baden-Württemberg Eyaleti’nde bulunan Lahr 7 polis okulu öğrencisi kendi aralarında ırkçı bir Whatsapp grubu kurduğu için okuldan atılmıştı.

Polis teşkilatında bir ırkçı ağın daha ortaya çıkması, konun ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ancak bu konuda federal ve eyaletler düzeyinde atılan ciddi adımlar yok. Daha önce tehditlerin kaynağı olduğu tespit edilen Hessen Eyaleti’nde, gelen tepkilerin ardından Eyalet Emniyet Müdürü Udo Münch istifa etmek zorunda kalmıştı.

Adeta her gün polis teşkilatı içinde yeni bir ırkçı ağ ortaya çıktığı halde özellikle muhafazakâr politikacılar ve basın, bunları tekil olaylar olarak göstermeye devam ediyor. Örneğin Polis sendikası GdP’ye göre, emniyet teşkilatı içinde yapısal ırkçılık yok. Irkçı veya sağcı vakalar varsa da bunlar istisnai olaylar ve üzerine gitmek, soruşturmak kesinlikle şart.

Bunun için ise öncelikle konuyla ilgili olarak ülke genelinde polis teşkilatı içinde bir inceleme ve araştırmanın yapılması gerekiyor. Yaz tatili öncesinde gündeme gelen araştırma önerisi Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer tarafından reddedildi. Araştırmada öncelikli olarak polisin kişilerin etnik kökenli ve görüşüne (Racial profiling) göre hareket edip etmediği ortaya çıkarılmak isteniyordu. Ancak, bakanın getirdiği engel açıkça polis teşkilatı içinde ayrımcılık yapanları cesaretlendirmişti. Seehofer, en son Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, “Ben bu koltukta oturdukça böyle bir araştırma yapılmayacak” diyerek kesin olarak önünü kapattı.

BAĞIMSIZ RAPOR ACİLİYET KAZANDI

Polis teşkilatı içindeki ırkçı örgütlenmeleri ve uygulamalarla mücadele için öncelikle bağımsız bir araştırmanın yapılması gerektiği uzun süreden biri dile getiriliyor. Kriminolog Tobias Singelnstein, bunu savunanların başında geliyor. NRW’deki ırkçı Whatsapp grubunun açığa çıkmasından sonra Singelnstein yaptığı açıklamada, “Acil bir şekilde bağısız bilim insanları tarafından ülke genelinde bir araştırmanın yapılmasına acil bir şekilde ihtiyacımız var. Bu konuda net sayılar gerekiyor. İstihbarat örgütü bu konuda var olan sayıları bir araya getirilmeli” dedi. Singelnstein, 1990’lı yıllarda yapılan bir araştırmaya göre polis teşkilatı içinde aşırı sağ eğilimde olan polislerin sayısının yüzde 5-15 arasında olduğunu ifade etti. Ancak bu rakam bugünkü durumu tam olarak açıklamıyor.

Yeşiller ve Sol Parti de bu konuda polisten bağımsız bir dairenin kurulmasını ve polis hakkındaki şikayetlerin bu daire tarafından incelenmesini talep ediyor. Böyle bir dairenin kurulması durumunda özellikle keyfi muamelelere uğrayan göçmenlerin rahat bir şekilde başvuruda bulunabilecekleri dile getiriliyor. Ancak bu bile polis teşkilatı içindeki ırkçı örgütlenmenin dağıtılması için yeterli değil. (YH)