Aşırı sağcılar devletten temizleniyor mu?

Güvenlik birimleri içindeki Neonazi örgütlenmeler her geçen gün biraz daha gün yüzüne çıkıyor. Eyalet polis teşkilatlarından sonra Federal Polis Teşkilatı’nda da ırkçı örgütlenmeler ortaya çıktı. Alman Askeri İstihbarat Birimi (MAD) Başkanı, aşırı sağla mücadelede zafiyet gösterdiği için görevden alındı. MV Başbakanı Schwesig bütün kamu kurumlarında ırkçı örgütlenmelerin açığa çıkarılması için araştırma yapılmasını talep etti.

Almanya’da son haftaların en dikkat çekici gelişmelerinden birisi polis ve ordu içinde açığa çıkan Neonazi grupları hakkında açılan soruşturmalar. İlk olarak NSU 2.0 adı altında NSU Davası müdahil avukatlarından birisine tehdit mektuplarının Frankfurt’taki polis karakolundan gönderildiğinin açığa çıkmasından sonra, değişik eyaletlerde polis içinde benzer Neonazi grupların olduğu ortaya çıkmaya başladı.

Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyaletinde de sosyal medya üzerinden kurdukları gruplarla iletişime geçen 34 polisin ırkçı paylaşımlarda bulunduğu saptandı. Bu polislerin büyük bir bölümü eyalet içişleri bakanlığı tarafından açığa alındı. Ancak yapılan bir araştırmaya göre 2017’den bu yana eyalette 104 ırkçı polis olayının olduğu belirtildi. Bunlar arasında eyalet içişleri bakanlığı bünyesinde görev yapan polisler de var. Aynı dönemde Mecklenburg-Vorpommern (MV) eyaletinde de benzer bir durup açığa çıkarıldı.

FEDERAL POLİSTE AYNI GRUPLAR VAR

En son basında yer alan haberlere göre polis içindeki ırkçı-Neonazi gruplaşmaların aynı şekilde federal polis (Bundespolizei) teşkilatı içinde de olduğu saptandı. 2017’nin başından bu yana sürdürülen soruşturmalar kapsamında 24 aşırı sağcı ve 20 zanlının tespit edildiği belirtildi.

Welt am Sonntag gazetesinde yer alan habere göre açılan soruşturma kapsamında iki polis görevden alınırken, 9 polis hakkında ise disiplin soruşturması açıldı. Polis okulu öğrencisi olan 10 kişi ise eğitimini bitirdiği halde işe alınmadı. Federal poliste yaşanan bu durum üzerine İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in bir açıklama yapması bekleniyor. Seehorfer, genel olarak polis içinde ırkçı eğilimlerin açığa çıkarılması konusunda yapılması planlanan bir araştırmayı durdurmuştu.

Öte yandan Hessen, NRW ve MV eyaletlerinden sonra Thüringen eyaletinde de benzer bir ırkçı ‚chat grubu’nun olduğu tespit edildi. Gera Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında bir polis okulu öğrencisinin grubun başını çektiği belirtildi.

350 ŞÜPHELİ VAKA SAPTANDI

Öte yandan Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (BfV), Alman güvenlik kurumları içinde aşırı sağ şüphesi içeren 350’den fazla vaka tespit ettiği belirtildi. Welt am Sonntag gazetesinin, „gizli“ olarak sınıflandırılan ve Ocak 2017 ile Mart 2020 arasındaki dönemi kapsayan ilgili durum raporuna dayandırdığı haberine göre, BfV’nin bu raporu, Almanya Dış İstihbarat Teşkilatı (BND), Alman Askeri İstihbarat Birimi (MAD), Federal Emniyet Teşkilatı (BKA), Federal Polis Teşkilatı (BPOL), 16 eyaletin polis teşkilatları ve Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın eyalet bazındaki kurumlarında görevli yaklaşık 300 bin personeli kapsıyor.

En fazla vakanın ise 59 ile Hessen eyaletinde olduğu belirtiliyor. Eyalet içişleri bakanlığı, bunlardan 50’si hakkında disiplin soruşturması başlatırken, 11 kişinin ya görevden alındığını ya da memur statüsünü kaybettiği bildirildi.

BÜTÜN KAMU KURUMLARI ARAŞTIRILSIN

Polis ve orduda ortaya çıkan Neonazi gruplar Almanya’da devlet içindeki ırkçı örgütlenmenin sadece görünen kısmı. Görünmeyen kısmı ise pek çok devlet kurumunda benzer görüş ve örgütlenmelere sahip devlet memurunun olması. Bu nedenle mesele sadece bu kurumla ilgili değil.

Bu çerçevede en anlamlı çağrı Mecklemburg-Vorpommern Başbakanı Manuela Schwesig’den geldi. SPD’li politikacı yaptığı açıklamada, sadece polis içinde değil bütün devlet kurumlarında ırkçı örgütlenmeyi ortaya çıkaracak bir araştırmanın yapılması çağrısında bulundu. Rheinischen Zeitung’a konuşan Schwesig, “Bu tartışma içerisinde perspektifi polisin ötesine taşımamız gerekiyor. Bütün devlet kurumlarında bir araştırma yapılmalı” dedi.

ORTADA TEMİZLEMEYE DAİR BİR İŞARET YOK

Hem polis hem de ordu ekseninde olanlara bakıldığında ilk etapta sanki, güvenlik birimleri içinde neonazilerin temizlenmeye başlandığı şeklinde bir algı oluşuyor. Ancak olanlar gerçekten de bir temizliğin yapıldığını göstermiyor. Sadece göze çok batan, ırkçı görüş ve davranışlarını gizlemeden yapanların ayıklandığı anlaşılıyor. Ki onların sayısı da çok sınırlı. Bu nedenle de polis ve ordu içerisinde yıllara dayalı ırkçı, milliyetçi görüş ve örgütlenmelerin dağıtılması için kararlı bir politik duruş gerektiriyor. Bugünkü hükümette böyle bir duruşun olmadığı anlaşılıyor. Dolayısıyla parlamento dışındaki antifaşist hareketin, bütün devlet kurumlarından ırkçıların temizlenmesi talebini bugün güçlü bir şekilde haykırması gerekiyor. Bir değişim ancak sokaktan yükselecek güçlü toplumsal hareketin sonucu olacaktır. (YH)


MAD BAŞKANI AZLEDİLDİ

Sadece polis teşkilatı içinde değil benzer bir ırkçı örgütlenmenin ordu içinde de olduğu daha önce ortaya çıkmıştı. Bu çerçevede Federal Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer, bir süre önce Özel Güvenlik Birimi’nin (KSK) bir bölümünü sırf bu yüzden dağıtmıştı. Bununla yetinmeyen Kramp-Karrenbauer, ordu içindeki Neonazi örgütlemeler konusunda yeterli çalışma yapmayan Askeri İstihbarat Servisi’nin (MAD) Başkanı Christof Gramm’ı azletti. Bakanlığın açıklamasında, ordu içindeki aşırı eğilimlerle mücadele ve MAD’nin modernizasyonunun „ilave gayret ve yeni dinamikler“ gerektirdiği belirtildi.

Alman basınına yansıyan haberlere göre, Gramm’ın azil kararı, ordu içinde aşırı sağcı yapıların soruşturulması sırasında yaşanan ‚aksiliklere‘ bir yanıt olarak alındı.

Savunma Bakanlığı açıklamasında, MAD’nin Alman Ordusu içinde aşırı sağcılıkla mücadelede son derece önemli bir görev üstlendiği vurgulanırken, MAD’nin aşırı eğilimleri erkenden belirleyip bu yönde davranan kişileri ve olası ağları tamamıyla ortaya çıkarma konusunda çalışmalar yürüttüğü kaydedildi. Bakanlık açıklamasında, bu yüzden MAD’ın „istikrarlı bir biçimde modernize edilip geliştirileceği“ de belirtildi.

MAD’nin 2019 yılı faaliyet raporuna göre, yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde orduda sadece 14 sağ radikal görüşlü kişi ortaya çıkarılmıştı. Ne var ki gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğu belirtiliyor. (YH)