Kız çocuklarıyla ilgili 9 gerçek

11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü, kız çocuklarının, cinsiyet ayrımı yüzünden gördüğü eşitsizlik, ayrımcılık ve dışlanma, bir çok ülkede yük olarak görülüp daha doğmadan öldürülme, eğitimden mahrum bırakılma, çocuk yaşta evlendirilme, sünnet ve diğer aşağılayıcı muamelelere karşı farkındalığın artırılması için 2012 yılında Birleşmiş Milletler tarafından alınan kararla başlatıldı. Bir kutlama değil farkındalık yaratma, kız çocuklarını güçlendirme amacı taşıyan gün nedeniyle Birleşmiş Milletler çocuk yardım fonu UNİCEF kız çocuklarıyla ilgili 9 gerçeği içeren bir açıklama yayınladı.

1. Dünyada kaç kız kaç erkek çocuk var?

Halihazırda dünyada 18 yaşın altında 2.3 milyar çocuk ve genç yaşıyor -bunların yaklaşık yarısı kız, yarısı erkek. Her yıl yaklaşık 70 milyon kız ve 70 milyon erkek çocuk doğuyor. Bugün doğan bir kızın ortalama yaşam süresi 74 yıl (erkekler için 70 yıl). Bununla birlikte, yoksul bir ülkede doğan kadınları, sanayileşmiş bir ülkedeki kadınlardan 20 yıl daha kısa bir yaşam süresi bekleyebilir. On çocuktan neredeyse dokuzu düşük veya orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Bugün Almanya’da doğan bir kızın ortalama yaşam süresi 83 yıl (erkekler için neredeyse 79). Bu arada, Federal İstatistik Daire’sine göre, 2019 yılında Almanya’da yaklaşık 778.100 çocuk doğdu, bunların yüzde 51’i erkek (yaklaşık 400.000) ve yaklaşık yüzde 49’u kız (yaklaşık 379.000).

2. Kızlara yönelik ayrımcılık

Pek çok ayrımcılık türü sözkonusu: Örneğin, kızların ailelerinde daha az değerli görülmesi, kendileriyle ilgili kararları vermelerine daha az izin verilmesi ve daha az özgürlüğe sahip olmaları gibi. Ebeveynler sağlıklı bir çocuğu sırf kız çocuğu olduğu için aldırmayı tercih ettiklerinde, ayrımcılık doğumdan önce başlayabilir. Çoğu toplumda adet kanaması hala bir tabu sayılıyor. Bu, örneğin kızların regl dönemlerinde okula gidemeyecekleri anlamına gelebilir.

3. Kız çocukları için eğitim

Dünyada ilk okula gidemeyen 29 milyon erkek, 34 milyon kız çocuğu var. Kızlar, özellikle Sahra altı Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya’daki bazı ülkelerde eğitim söz konusu olduğunda dezavantajlı durumda. Örneğin Güney Sudan’da ilkokulda her 100 erkek çocuğa karşılık sadece 76 kız var. Ortaokullarda ise, erkek çocuklar (31 milyon) kızlardan (30 milyon) daha fazla eğitim dışı bırakılıyor. Kriz durumlarında -örneğin bir doğal afetten sonra veya savaşlarda, özellikle kızların eğitimi etkileniyor. Böylesine acil bir durumda kızların okula gönderilmeme olasılığı erkek çocuklarının iki katından fazla. Kızların eğitimde küresel ortalamada hala geride kaldığı gerçeği, okur yazarlık oranında da ortaya çaıkıyor: Yaklaşık 44 milyon genç erkek (15 ila 24 yaş arası) okuma yazma bilmezken, aynı yaş grubundaki yaklaşık 58 milyon genç kadın okuyup yazamıyor. 15-19 yaşları arasındaki her dört kızdan biri ne okula gidiyor ne de ücretli bir işte çalışıyor ya da eğitim alıyor. Çalışma hayatı için bu kötü başlangıç pozisyonu sadece on erkek çocuktan biri için geçerli.

4. Evde çalışma

Günde 550 milyon saat! UNICEF’in tahminlerine göre dünya çapında beş ila 14 yaş arasındaki kızların evde günlük çalışma saati bu kadar. Yemek pişirmek, temizlik yapmak, kardeşlere bakmak veya su getirmek -10 ila 14 yaş arasındaki kızlar bu işleri erkeklerin iki katı sıklıkta yapıyorlar. Ev işi genellikle göz ardı edilir ve çok az değer verilir. Erkek çocuklar ise, ağır fiziksel emek yoluyla çocuk işçiliğinden daha fazla etkilenmekteler.

5. Sağlık / HIV ve AIDS:

HIV ile enfekte olma riski genç kadınlarda erkeklere göre önemli ölçüde daha yüksek: HIV ile yeni enfekte olan 15 ila 19 yaşındaki çocukların üçte ikisi kadındır.

6. Kadın sünneti:

Dünya çapında sünnete maruz kalan tahminen 200 milyon kadın ve kız var. Örneğin Yemen, Senegal ve Sudan’da her yıl dört milyon kız çocuğu sünnete uğrama riski altında. Kadın sünneti uygulanan ülkelerde ortalama her üç genç kadından biri bu durumdan etkileniyor.

7. Çocuk yaşta evlilik:

UNICEF, her yıl on iki milyon kız çocuğunun evlendirildiğini tahmin ediyor. Bugün yaklaşık 650 milyon kız ve genç kadın 18 yaşından önce evlendi -yani beşte biri. Çoğu zaman, genç eşler/çocuk gelinler artık okula gitmiyor, eve bakmaları ve erken yaşta anne olmaları gerekiyor. Birçok genç eşin/çocuk gelinin, eşlerinden fiziksel ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını biliniyor. Çocuk evlilikleri erkeklerde de yaygın, ancak kızlarda beş kat daha fazla.

8. Erken gebelik:

En az gelişmiş ülkelerde, her dört genç kadından biri -yaklaşık on iki milyon, ilk çocuğunu 18 yaşından önce doğuruyor. Erken gebelikler, kız çocuklarının sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Gebelik ve doğum komplikasyonları ergen kızlar arasında önde gelen ölüm nedenleri arasında yer alıyor.

9. Kız çocuklarına yönelik şiddet:

Dünya çapında 15 ile 19 yaş arasındaki 15 milyon kız çocuğu yaşamları boyunca cinsel şiddete maruz kaldı. Geçen yıl cinsel şiddete uğrayan kız çocuğu sayısı 9 milyondu. Çoğunlukla fail kıza yakın babası, erkek kardeşi, akraba ve komşularından biri, hatta kendi kocası olmakta.

(UNICEF sayfasından çeviren Semra Çelik)