Avrupa’da Biden iyimserliği

Yücel ÖZDEMİR
Köln

Dört yıllık görev süresi boyunca Avrupa Birliği (AB) ve üye ülkelerle gerilim politikası izleyen Donald Trump’ın başkanlık yarışını kaybetmesi, Avrupa’da memnuniyetle karşılandı. Başta Rusya, Çin ve Türkiye olmak üzere bazı ülkelerin liderleri aradan üç gün geçmesine rağmen resmi olarak Joe Biden’ı tebrik etmezken, AB ülkelerinin liderleri sonuçlar kesinleşmeye başladığı ilk saatlerden itibaren kutlama mesajları yayınladılar.

Almanya’da Biden ve Kamala Harris’i ilk tebrik eden Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Olaf Scholz oldu. Ardından Başbakan Angela Merkel, sosyal medya üzerinden tebrik mesajı yayınladı. Merkel mesajında, “Başkan Biden ile gelecekte iş birliği içinde çalışmaktan memnunluk duyarız” dedi. Trump’ın işbaşında olduğu dört yıl boyunca transatlantik ilişkilerin gerilimli olduğunu hatırlatan Merkel, “Bu çağın büyük zorluklarıyla baş etmek istiyorsak, transatlantik dostluğumuzun yeri doldurulamaz“ cümlesini kullandı. Daha sonra Federal Dışişleri Bakanı Heiko Maas Twitter üzerinden, Biden’a Çin’e karşı birlikte mücadele etme çağrısı yaptı.

YENİ BİR DÖNEM BEKLENTİSİ

Alman sosyal demokrat ve Hıristiyan demokrat siyasetçiler tarafından yapılan açıklamalar, Trump’ın seçimlerin kaybetmesine transatlantik ilişkilerde yeni bir dönem misyonu biçiliyor. Benzer bir eğilim AB’de de hakim. Biden ve Harris’i tebrik eden Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, ABD-AB ilişkilerinin güçlendirilmesi çağrısı yaparak, “Avrupa Birliği ve ABD dost ve müttefiktir, vatandaşlarımız en derin ilişkileri paylaşıyor. Birlikte, kökleri ortak tarihte ve demokrasi, özgürlük, insan hakları, sosyal adalet ve açık ekonomi gibi ortak değerlerde yatan, eşi benzeri görülmemiş bir transatlantik ortaklık kurduk. Bu ortaklık, liberal kurallara dayalı uluslararası düzene yıllar boyunca dayanak oldu ve Atlantik’in her iki yakasında bir istikrar, güvenlik ve refah çıpası olmayı da sürdürüyor” dedi.

Keza Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da yayınladığı kutlama mesajında “Birlikte hareket etme çağrısı” yaptı. İrlanda ve İngiltere’nin yanı sıra aşırı sağcı Polonya ve Macaristan hükümetleri de Biden’ı tebrik ettiler.

TRUMP’IN İPTAL ETTİĞİ ANLAŞMALAR NE OLACAK?

Özellikle AB, Almanya ve Fransa adına yapılan açıklamalara bakılırsa, son dört yılda her fırsatta AB’ye sataşan, gerilimi arttırmak için çoğu zaman diplomasi kurallarını da aşan Trump’ın seçimleri kaybetmesi olumlu bir hava yaratmış görünüyor. Ancak buna rağmen ABD ile AB ülkeleri arasındaki çıkar çatışmalarının son bulmasını kimse beklemiyor. Tersine var olan çelişkilere yenilerinin ekleneceği tahmin ediliyor.

Biden’ın başkan yardımcısı olduğu dönemde Barack Obama yönetiminde imzalanan Transatlantik Serbest Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (TTIP), Trump tarafından iptal edilmişti. Başta Almanya olmak üzere pek çok ülkede anlaşmaya karşı güçlü bir toplumsal hareket ortaya çıkmıştı. Bu anlaşmanın yeniden Biden tarafından gündeme getirilip getirilmeyeceği henüz belirsiz.

Yine Obama yönetimi tarafından imzalanan, Trump tarafından rafa kaldırılan Paris İklim Anlaşması’nın belirlediği şartların ABD’de uygulanması için Biden’ın nasıl ve ne zaman adım atacağı da belirsiz. Biden seçim kampanyası sırasında kazanması durumunda Paris İklim Anlaşması’nı yeniden kabul edeceğini vaat etmişti.

Son yıllarda NATO bünyesinde karar altına alınan askeri harcamaların Gayri Safi Yurtiçi Milli Hasıla’nın yüzde 2’sine çıkarılması şartı üzerinden Trump özellikle Almanya’ya sert eleştirilerde bulunmuştu. Bu durum, eleştiri biçiminde değişiklik olsa da özünde değişen bir şey olmayacak.

Keza Trump’ın sık sık gündeme getirdiği Rusya ile Almanya arasında doğrudan doğal gaz akışını sağlayan Kuzey Akımı 2 konusunda da Biden’ın, Trump tarafından izlenen politikayı sürdürmesi bekleniyor. Sert yaptırım kararları nedeniyle durma aşamasına gelen hattın bitirilmesi için Almanya, Biden’dan yaptırımları hafifletmesini bekliyor. Bu nedenle bir fırsat olarak görüyor. Ancak, Kuzey Akımı 2 konusunda belirlenen politika devleti başkanlarının kimin olacağından bağımsız olduğu için değişmesi beklenmiyor. Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya konusunda izlenen politikalarda da son dört yılda izlenen politikalardan farklı bir yaklaşımın olması beklenmiyor.

BIDEN ÇİN KONUSUNDA ZORLAYACAK

Trump döneminde ABD ile AB arasında süren gerilimlerin kısa sürede bitmesi beklenmediği gibi, bunlara yeni gerilimlerin eklenmesi söz konusu. Ekonomi ağırlıklı Handelsblatt gazetesinde yer alan bir haber-yorumda özellikle Çin konusunda önümüzdeki dönem transatlantik ilişkilerde gerilimin artabileceğine dikkat çekildi. Haberde Biden’ın özellikle Almanya’ya Çin konusundaki politikasını netleştirme konusunda baskı yapabileceği vurgulandı. Dışişleri Bakanı Maas, bu konuda Biden’a adeta açık çek verirken bunun genel olarak Almanya’nın görüşü olmadığı da biliniyor. Bu nedenle Çin ile yakın işbirliği içinde olan Alman sermayesinin ticari ilişkileri sınırlandırmaya yanaşmayacağı ifade edildi.

Çin ile tartışmanın da en çok Huewai’nin geliştirdiği 5G’nin bir çok AB ülkesi tarafından kullanılmak istenmesi üzerinde yoğunlaşacak. Birçok ülke bu konuda Huewei ile anlaşma imzalamış ve belli adımlar da atmaya başlamış. Biden’ın bu konuda AB ülkelerine baskı yaparak, imzalana anlaşmaların iptal edilmesini isteyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle Avrupa’da Biden döneminde Çin’e karşı hamlelerin öne çıkması bekleniyor.