‘Bozkurtçular’ yasaklanacak mı?

Fransa, Avusturya ve Almanya’da yapılan terör saldırılarının ardından her üç ülkede Türkiye kökenli göçmenler bir kez daha tartışmaların odağına yerleştirildi. Saldırıları gerçekleştirenler Türkiye kökenli olmadığı halde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başta Fransa ve Avusturya olmak üzere Avrupa ülkelerinin liderleriyle İslam üzerinden tartışmaya girmesi dikkatlerin Türkiye kökenli göçmenlere yönelmesinin başlıca nedeni oldu.

Bu çerçevede önce Fransa, Erdoğan’ın fiili koalisyon ortağı olan MHP’nin Fransa’daki uzantısı olan ve “Bozkurtçu” olarak adlandırılan dernekleri yasaklamaya karar verdi. Bunda elbette, Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan savaşta, Erdoğan’ın herkesi açıktan Ermenistan’a tutum almaya çağırması da rol oynadı. Azerbaycan’ın saldırısını Paris’te protesto eden Ermeni diasporasına yönelik Bozkurtçuların saldırısı üzerine çıkan olaylarda pek çok kişi yaralanmıştı.

Daha önce Avusturya da, Bozkurtçuların şiddet olaylarına karışması nedeniyle, Bozkurt işaretleri ve sembollerinin yasaklanmasına karar vermişti. Bu gruplar geçtiğimiz yaz aylarında da Viyana’da Türkiye kökenli ilerici dernek ve Kürt kadınlarına yönelik saldırılar düzenlemişti.

Avusturya ve Fransa’daki bu gelişmeler Almanya’da da hemen yankı buldu. Muhalefet partileri Yeşiller ve Sol Parti tarafından gündeme getirilen Bozkurçuların yasaklanması talebine koalisyon ortakları da destek verdi. Hristiyan Birlik partileri ve SPD de konuyu meclise taşımaya hazırlanıyor. Hükümet partileri CDU/CSU ve SPD’nin ortak bir teklif üzerinde istişare ettiği ve anlaştığı ifade ediliyor.

DEMOKRATİK DÜZEN İÇİN TEHDİT

Federal Meclis İçişleri Komisyonu Üyesi Christoph de Vries (CDU ), DW Türkçe’ye verdiği demeçte Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın (BfV), ülkücülerin Almanya’da en büyük aşırı sağcı hareket olduğunu ifade ederek, ülkücüleri ve faaliyetlerini yıllardır izlediğine dikkat çekti. Vries, devamla „Ülkücülerin savunduğu, Türk ulusunun üstünlüğünü iddia eden, aynı zamanda Kürtler veya Ermeniler gibi Türk olmayan diğer bütün etnik gruplara yönelik kışkırtma ile görünür olan söz konusu ultra milliyetçi düşünce, insanları aşağılıyor. Bu, Almanya’daki özgür ve demokratik düzen için tehdit teşkil ediyor“ dedi.

Almanya’da gündemde olan ülkücülere yönelik olası yasağın, Fransa’dakinden farklı olarak somut dernek ve kuruluşları kapsaması hedefleniyor. Yasak kararını Federal İçişleri Bakanlığı veriyor. Dolayısıyla da partilerin hazırladığı söz konusu yasak teklifi veya teklifleri Federal İçişleri Bakanlığı tarafından değerlendiriliyor. SPD’nin Federal Meclis Grup Başkanlığı Sözcü Vekili Uli Grötch, Alman, Türk veya başka bir kökenden olmasından bağımsız, bütün aşırı sağ ile mücadele ettiklerini vurgulayarak ülkücülerin de bu kategoride yer aldığına dikkat çekti.

Sol Parti ve Yeşiller’in de desteğiyle Bozkurt hareketinin yasaklanmasının Almanya’da da kararlaştırılması söz konusu olabilir. Ve bu durum hükümetler nezdinde yeni bir gerilime yol açabilir. Daha önce Almanya ile Türkiye arasında imamlar üzerinde bir gerilim yaşanmıştı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gönderilen genelgede Almanya’da görev yapan imamlardan Türkiyeli muhalifler konusunda ajanlık yapmaları istenmişti. Bunun üzerine Almanya, imamların görev yaptığı Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) ile ortak çalışmaları değişik alanlarda durdurmuş ve mali destek programlarından çıkarmıştı.

DİTİB ve imamlar üzerinden süren tartışma ve gerilim halen varlığını sürdürüyor. En son Almanya’nın camilerde Almanca konuşacak imam yetiştirmek üzere Osnabrück Üniversitesi’nde başlattığı programa DİTİB katılmayı kabul etmemiş ve ayrı bir program uygulayacağını açıklamıştı.

En son yapılan İslam Zirvesi’nde de konu gündeme gelmiş ve radikal dincilere karşı birlikte mücadele çağrısı yapılmıştı. Programın amacı asıl olarak yurt dışından imam getirmeye son vermek. Önümüzdeki yıllarda bunun güçlü olarak gündeme gelmesi bekleniyor.

Bozkurt sembollerini yasaklayan Avusturya, 2 Kasım’da Viyana’da düzenlenen terör saldırısından sonra yedi camiyi yasaklamış ve Türkiye’den gelen 60 kadar imamı sınırdışı etmişti. Ancak, Türkiye DİTİB üzerinden Almanya’ya imam göndermede ısrar ediyor. Türkiye’den imam getirmeye son verilmesi, özellikle AKP ve Erdoğan’ın Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenler üzerindeki etkisini sınırlama bakımında büyük bir anlam taşıyor.

BÜTÜN IRKÇI, RADİKAL DİNCİ VE FAŞİST PROPOGANDALAR YASAKLANSIN ÖRGÜTLER KAPATILSIN!

Radikal dincilerin ve milliyetçilerin merkezi haline gelen DİTİB ve Bozkurtçuların daha fazla denetim altına alınması, ırkçı ve ayrımcı propagandalar yapmalarının önüne geçmek elbette önemli. Ancak tek başına bu yeterli değil ve sadece Türkiye kökenli ırkçı-milliyetçi kesimlerle sınırlı olmamalıdır. Alman ırkçı-faşist örgütlerden başlayarak, ülkede nefret körükleyen, şiddete başvuran bütün faşist dernek ve örgütlerin yasaklanması gerekiyor. Bu yapıldığı takdirde Türkiye’den imam getirmenin ve Bozkurtçuların yasal şekilde örgütlenmesinin önüne geçmek anlam kazanacaktır.

KURUMSAL AYRIMCILIĞA HAYIR HERKESE EŞİT HAKLAR

Bununla birlikte, özellikle Almanya’da doğup büyüyen kuşakların radikal dinci ve milliyetçi örgütler tarafından yedeklenmesinin engellenmesi için sosyal koşullar yaratılmalıdır. Bunun başlıca yolu ise, ülkedeki kurumsal ayrımcılığın önünü alacak herkesin eşit haklara sahip olmalarını sağlamaktan geçiyor. Bu yapılmadan uygulanacak bir yasaklanmanın kalıcı sonuçlar yaratmayacağı açıktır. Dolayısıyla bu gerici örgütlerin güç toplamasına neden olan koşulların ortadan kaldırılması gerekiyor. (YH)


Almanca imam eğitimi başlıyor

Almanya’da Almanca imam eğitimi verecek Almanya İslam Koleji (IKD) Osnabrück’te kuruldu. Camilerde Almanca vaaz vermek üzere yetiştirilecek imamların asıl olarak DİTİB dışındaki dini cemaatler tarafından görevlendirilmesi bekleniyor. Çünkü DİTİB koleje destek vermiyor. Müslüman çatı kuruluşlarından bağımsız olarak Almanca imam yetiştirecek IKD, önümüzdeki Nisan ayında eğitime başlıyor. Federal İçişleri Bakanlığı ve Aşağı Saksonya Eyaleti Eğitim ve Bilim Bakanlığı tarafından desteklenen IKD, başta imam olmak üzere İslam din görevlileri yetiştirecek. IKD için Federal İçişleri Bakanlığı bütçesinden yıllık bir milyon euro ayrılacak.

2 YIL SONRA ALMANYA’NIN İLK 30 İMAMI MEZUN OLACAK

30 öğrenci ile başlayacak ve iki yıl sürecek eğitimde imam adaylarına tilavet, tefsir, fıkıh gibi derslerin yanı sıra siyasal, sosyal ve toplumsal bilgiler de verilecek. İslam kolejine ilahiyat okumuş ve mezun olmuş öğrenciler kabul edilecek. Ayrıca halen imamlık yapanlara yönelik meslek içi geliştirme programları da uygulanacak.

Almanya İslam Koleji Başkanı Esnaf Begiç, IKD’nin „Müslümanların (Almanya’yı) başarılı bir şekilde yurt edinmelerine katkı sunmayı“ amaçladığını söyledi.

IKD Bilimsel Direktörü Prof. Dr. Bülent Uçar, DİTİB gibi büyük çatı kuruluşlarının IKD destekçileri arasında yer almamasının „üzücü“ olduğunu ifade etti. IKD’nin destekçileri arasında Müslümanlar Merkez Konseyi (ZMD), Boşnak İslam Toplumu Derneği ve Faslılar Merkez Konseyi bulunuyor.

Konrad-Adenauer Vakfı’nın bir araştırmasına göre, Almanya’daki camilerde görev yapan imamların yüzde 80- 90’ı yurtdışından geliyor. Gelen ülkelerin başında ise Türkiye yer alıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gönderilen imamlar asıl olarak DİTİB’e bağlı camilerde görev yapıyor. (YH)