Korona karşıtlarına göz yumuluyor

Foto: Rüştü Yıldırım

Hükümet aileden en fazla 10 kişinin bir araya gelmesine izin verirken, Leipzig, Berlin, Frankfurt gibi kentlerde binlerce krona karşıtı bir araya gelmeye devam etti. Göstericilerin arasına karışan aşırı sağcı faşist gruplar bir kez daha polisle çatıştı, basına saldırdı. Antifaşistlerin eylemlerine ise hala izin verilmiyor. Anti faşist gösterilere korona gerekçesiyle yasaklar sürüyor. Federal ve yerel düzeyde alınan çelişkili kararlar korona karşıtı komplo teoricilerin işine yarıyor.

7 Kasım Cumartesi günü Saksonya eyaletinde bulunan Leipzig kentinde düzenlenen korona karşıtı eylemlerde çıkan olaylar ve çatışmalar bir kez daha ülke gündeminin önemli konularından biri haline geldi.

Başbakan Angela Merkel’in eyalet başbakanlarıyla düzenlediği toplantının ardında, açık ve kapalı alanlarda bir araya gelme veya toplanmalara önemli sınırlamalar getirildiğini açıklamasına rağmen, Leipzig’de 20 binden fazla korona karşıtının bir araya gelip gösteri düzenlemesi yasak veya sınırlamaların bir anlam ifade etmediğini bir kez daha gözler önüne serdi. Saksonya İçişleri Bakanı Roland Wöller (CDU), aşırı sağcı grupların polisle çatışmaya girdiği büyük gösteriden sonra düzenlediği basın toplantısında Bautzen Yüksek İdari Mahkeme’nin gösteriye son anda izin vermesini eleştirerek şunları söyledi: “Eylemi düzenleyenler daha önce açıkça maske takmayacaklarını ve mesafe bırakmayacaklarını açıklayarak izin başvurusunda bulundular. Daha önceki tecrübelerde de böylesine bir gösterinin başından itibaren polis tarafından kontrol edilmesi mümkün değildi.”

Ülke genelinde getirilen 2 bin 700 polis, sıradan vatandaşlara dayatılan hijyen kurallarını uygulamak için gereken önlemleri almadı. Üstelik eyleme aşırı sağcı grupların katılacağı önceden bilinmesine rağmen…

NAZİLER YİNE GAZETECİLERE SALDIRIP OLAY ÇIKARDI

Eylemin sona ermesinden sonra Neonazi gruplar, başta gazeteciler ve polis olmak üzere pek çok kesime saldırarak olay çıkardı. Olay, bir kez daha “korona karşıtlarının polisle çatıştığı, aralarına aşırı sağcıların karıştığı” şeklinde tartışılmaya başlandı. Halbuki, ortada yeni olan bir durum yoktu. Zira geçtiğimiz eylül ayında Berlin’de yapılan ve yine binlerce kişinin katıldığı korona karşıtı bir eylemde yüzlerce kişi Federal Parlamentoya girmeye çalışmıştı. Üç polisin “kahramanca davranması”nın ardından aşırı sağcı grupların oluşturduğu eylemcilerin meclise girmesi böylece engellenmişti.

Bunun üzerine korona karşıtı eylemlere Neonazi-faşist grupların katıldığına dair geniş tartışmalar ysürdürülmüş ve bu türden gösterilere izin verilmemesi gerektiği dile getirilmişti.

Bütün bunlar olurken yerel mahkemelerin halen korona karşıtı kitlesel gösterilere izin vermesi halen anlaşılır değil. Hem de eylemciler Enfeksiyon Yasası’nın öngördüklerine uymayacaklarını baştan ilan ettikleri halde…

BİR HAFTA SONRA…

Bir hafta sonra ise yine benzer görüntülere Frankfurt, Berlin ve Karlsruhe sahne oldu. “Querdenker” olarak bilinen gruplar tarafından düzenlenen gösterilere yerel mahkemeler Leipzig’de olanlara rağmen izin verdi. Frankfurt’ta polis önce antifaşistler tarafından düzenlenen karşı gösteriye saldırdı. Tazyikli su sıktı. “Querdenker”lerin Bahnhofviertel’de eylem yapmasını sağlamak için yolu kapatan antifaşistlere karşı cop kullanıldı. 600’e yakın korona karşıtının katıldığı eylem sırasında yeterli fiziki mesafe bırakılmadı, maske takılmadı. Bunun üzerine polis bu kez da korona karşıtı “Querdenker”lere karşı tazyikli su kullanarak, eylemi dağıtmak istedi. Neonazi gruplar burada da dağılmamak için uzun süre direndi.

Aynı gün polis Karlsruhe, Regensburg, Aichach ve Berlin’de de aşırı sağcı grupların da içinde olduğu korona karşıtlarının eylemler düzenlemesine izin verdi. Leipzig’da gösteri yapıldığı saatlerde Saksonya’da 27 değişik gösteri, toplantı ve eylem yapıldı.

TUTARSIZ POLİTİKALAR VE YAŞANANLAR KORONA KARŞITI SAĞCILARIN İŞİNE YARIYOR

Ülke genelinde ikiden fazla ailenin bir araya gelmemesi, açık alanlarda bir araya gelenlerin sayısının 10 kişiyi geçmemesi, zorunlu olarak maske takılması ve en az 1,5 metre mesafe bırakılması gibi düzenlemeler yapan, toplu taşıma ve alış veriş sırasında maske takmayı zorunlu hale getiren hükümetin binlerce kişinin bir araya gelmesi konusunda sessiz kalması elbette anlaşılır değil. Öyle ki bir yandan ülkenin belli başlı kentlerinde ve merkezlerinde korona karşıtı gösteriler yapılırken yine bazı kentlerin bazı semtlerinin belirli caddelerinde maske takılmasının zorunlu olduğu maske takmayanlara veya maskesi çenesinde restoran önünde bekleyenlere dahi para cezaları yazılması abesle iştigaldir!

Açıktır ki bu yaklaşım asıl olarak aşırı sağcı çevrelerin işine yaramaya devam ediyor. Pandeminin yayılması adına alınan kararların bütün kesimler için geçerli olmadığı da böylece görülüyor. Örneğin 1 Mayıs gösterilerinin yapılmasına izin verilmez, işten atılmalara karşı kitlesel mitinglere korona gerekçesiyle sıcak bakılmazken 20 bine yakın korona karşıtının bir araya gelmesine izin vermek, bu türden buluşmalara göz yumulduğunu gösteriyor. Hükmet açıktan sağ gözünü kapatıyor! Bu durumda antifaşist güçlerin, sendikaların da düzenlemek istediği kitlesel gösterilere izin verilmesi gerekiyor. Ya da bu kesimler de kendisine yasak koymadan gelişmeler konusunda tavrını ortaya koymak için büyük gösteriler düzenlemek için harekete geçmeli.

Bu yapılmadığı takdirde içinden geçtiğimiz süreçte, hükümetin tutarsız kararlarına karşı düzenlenen eylemler aşırı sağcıların işine yaramaya devam edecektir. (YH)