İşçiler alanlarda: Dayanışma kazandırır

ALİ ÇARMAN

Almanya’da da salgındaki yükselişe rağmen fabrikalar kapanmıyor ve yüzlerce hatta binlerce işçinin çalıştığı işyerlerinde üretim süreci devam ederken işçiler tedirginlik içinde işe gitmek zorunda bırakılıyor.

Metal işçilerinin yoğun olduğu bölgelerin başında gelen Stuttgart ve çevresinde, özellikle otomotiv sektöründe gündemde olan yenilikler, fabrikaları başka ülkelere taşıma planları ve dijitalleşme gibi gelişmeler işçileri önemli ölçüde etkilerken, işten atmalar, cumartesi günleri çalışma ve 35 saat olan haftalık çalışma saatlerinin artırılması gibi tehditler gündemde.

Metal işkolundaki TİS süreciyle birlikte fabrikalarda hareketlilik başladı. IG Metall sendikası bu nedenle zaman zaman eylemler düzenliyor.

Sendikanın başlattığı “Dayanışma Kazandırır” kampanyasına katılımlar da beklenenin çok üzerinde gerçekleşiyor. Fabrika önlerinde irili ufaklı eylemler, işçilerin imzalayıp topladıkları dayanışma kartları ile işten atmalara dikkat çekiliyor.

„DİRENİŞİ BÜYÜTELİM“

IG Metall şubesinin çağrısıyla Stuttgart’ta Ludwigsburg Forum’un önünde bir miting gerçekleştirildi. 29 fabrikadan sendika ve işyeri işçi temsilcisi 350 işçinin katıldığı mitingde konuşan sendikanın Baden Württemberg Şubesi Başkanı Roman Zitzelberger, “Daha önceleri bu alanda binlerce işçi ile mitingler yaptık. Bugün ise korona koşullarında 350 işçi ile yapıyoruz. Bu başarı sizlerin kararlı ve mücadeleden yana olduğunuzu gösteriyor, geleceğimiz için birlikte hareket etmeye devam edeceğiz” dedi.

2021 yılı sonuna kadar tamamen kapatılması düşünülen Bosch fabrikasından genç bir işçi de büyük bir heyecanla yaptığı konuşmasında, “Geleceğimizin yok edilmesine, fabrikanın Macaristan’a taşınmasına karşı direnişi büyütelim” dedi. Genç işçinin çağrısı dakikalarca alkışlandı.

Eski bir sendikacı olan Die Linke/Sol Parti Eş Başkanı Bernd Riexinger de mitinge katılarak işçilerin yanında olduğunu belirtti.

ALANLARA ÇIKMAYA DEVAM

Almanya’da federal hükümet ve eyalet hükümetleri patronlardan yana tek taraflı tedbir paketlerini açıklayadursunlar, emekçiler yaşamak için alanlarca çıkmaktan vazgeçmiyor.

Lokanta, kafe, otel ve küçük işyerlerine dayatılan tedbirlerle adeta yüzbinlerce emekçi kendi kaderiyle baş başa bırakılmakta. Almanya gibi bir ülkede bu türden işyerlerinde kısa süreli iki saat denilen ve 450 euroya kadar ücret karşılığı çalışanların 6 milyon civarında olduğu belirtiliyor.

Hükümet gastronomi alanındaki tedbirleri açıklıyor ama ‚buralarda çalışan milyonlarca emekçinin durumu ne olacak?‘, bu soruya cevap verme niyetinde değil.

Bunun üzerine gıda sendikası NGG ve demokratik örgütlenmeler birçok şehirde harekete geçerek taleplerini dile getirmekteler.

NGG Stuttgart ve ‚Sınıf Mücadelesi-Dayanışma İnsiyatifi’nin çağrısıyla bu konuda Stuttgart’ta ikinci kez bir miting gerçekleştirildi. 12 Aralık cumartesi saat 14.30’da Rotebulhplatz meydanında başlayan gösteriye 100’den fazla kişi katıldı. Şehrin kültür-sanat alanlarındaki temsilcileri de eyleme katılarak dayanışma içinde olduklarını belirttiler.

Platform adına yapılan konuşmada, “Zaten düşük ücretlerle çalışanlara korona tedbiri denilerek yüzde 60 kısa çalışma ücreti yeterli değildir. Kira, ulaşım ve temel gıda ürünlerinin en pahalı olduğu kentlerden Stuttgart’ta insanları yoksulluğa itmek aslında korona tedbirlerini de boşa çıkarır” denildi.

Müzisyen Stefan Hiss’in sahne alarak katkıda bulunduğu mitingde gençler, milyarların Luftansa, Thyssenkrupp gibi şirketlere aktarıldığını tiyatral bir gösteriyle sundular.

Gazeteci Joe Bauer ise konuşmasında; “milyonlarca insanı korkuları ile baş başa bırakmak kabul edilemez. Söz verilen yardım paketleri zenginlerde, bizlere ulaşmıyor. Sanatçılara ve kültürel alanlara destek talep ediyoruz” diye konuştu.

Önümüzdeki günlerde de gösterilerin devam edeceği açıklandı. (Foto: A. Çarman)

%d Bloggern gefällt das: