Kadınlardan 2021 bütçesine eleştiri

Alman Kadın Konseyi (DF), 2021 bütçesinin onaylanması üzerine yaptığı açıklamada bütçe belirlenirken kadınların özel durumlarının dikkate alınmamasını eleştirdi.

Federal Hükümet’in ekonomik canlandırma programlarını kadın ve erkeklerin bunlardan eşit olarak yararlanacağı yönüyle planlamadığına dikkat çeken Alman Kadın Konseyi, ekonomi politikasının aynı zamanda eşitlik politikası olması gerektiğini vurgulayan bir açıklma yaptı.

Açıklamada, korona krizinin Almanya da dahil olmak üzere dünya çapında önemli bir ekonomik çöküşe neden olduğu, kısa çalışmak zorunda kalanların ve işsizlik yardımı alanların sayısının arttığı, sayısız serbest meslek sahibi ve serbest çalışanın kendilerini zor durumda bulduğu, krizin sosyal ve ekonomik sonuçlarını hafifletmek için, hem AB düzeyinde hem de Almanya’da milyarlarca dolarlık geniş kapsamlı yardım tedbirleri başlatıldığı ifade edildi.

Avrupa ekonomik canlandırma paketinin etkileri üzerine yapılan güncel bir çalışma, örneğin çocuk bakımı, eğitim, sağlık ve bakım alanındaki yatırımların, kadınlar için özellikle yüksek istihdam etkisine sahip olduğunu gösterdi. Ancak geçmiş krizler cinsiyet eşitliği kriterinin ekonomik politikada yalnızca ikincil bir rol oynadığını gösteriyor.

‚KADINLARIN AĞIRLIKTA OLDUĞU ALANLAR GÖZETİLMİYOR!‘

Mevcut ekonomik canlandırma paketlerinin ilk analizleri, birçok alanda cinsiyet açısından da eşitliğinin sağlanmasının dikkate alınmadığını ortaya koyduğu belirtilerek; „Tüm AB ülkelerinde hükümetler, erkek çalışanların egemen oldukları alanları destekliyorlar.“ dendi.

Alman Kadın Konseyi’nin gözlemlerine göre federal hükümetin 2020 yazındaki teşvik paketine bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıkıyor: „Başlangıçta kadınlara fayda sağlayacakmış gibi gelen fonların işverenlerin çıkarlarını dikkate aldığı, örneğin sağlık alanında çoğunluğunu kadınların oluşturduğu çalışanların ise kötü koşullara mahkum edildiği görülüyor. Ekonomi politikası kararları söz konusu olduğunda, politikacıların korona krizinin kadınların hayatı üzerindeki sonuçlarını göz önünde bulundurmaları ve hedeflenen tedbirlerle toplumun her alanına eşit katılımlarını teşvik etmeleri çok önemlidir. Federal hükümetin bekar ebeveynler için vergi muafiyetini artırmak (yüzde 90’ı kadın), gündüz bakım merkezlerini ve tam gün okulları genişletmek için fonlar ya da çocuk ikramiyesi gibi bazı önlemler temelde doğru olsa da, bunlar ekonomik teşvik paketlerinin sadece küçük bir bölümünü oluşturuyorlar. Bu tür aile politikası önlemleri tek başına etkili bir cinsiyet eşitliği politikasının yerini alamaz. İyi bir ekonomi politikası, cinsiyet eşitliği politikasını ekonomik ve yapısal politikanın ayrılmaz bir parçası olarak görmek zorundadır. Bu sayede kadınların işlerinin korunması, aile ve iş arasındaki uyumun sağlanması ve kadınların kendi geçimlerini güvence altına almaları garanti edilebilir.“

Devlet sübvansiyonları ve yatırımlarının kadın erkek eşitliğini teşvik etmesi için Alman Kadın Konseyi (DF), fonların krizde cinsiyet eşitliğine uygun bir şekilde dağıtılması ve cinsiyete özgü etkilerin kontrol edilmesi çağrısında bulundu: „Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması açısından her proje sistematik olarak analiz edilmeli, değerlendirilmeli, planlanmalı ve kadın eşitliğini geliştirmeye uygun olmalıdır. Kadınların ve erkeklerin federal fonlardan eşit şekilde yararlanmasının ve toplumumuzun bir bütün olarak daha adil olmasını sağlamanın tek yolu budur.“ (YH)