Akyüz ailesinin trajedisinin sorumlusu kim?

31 yıldır Almanya’da yaşayan Mahmut Akyüz’ün eşi ve Almanya’da doğan beş çocuğuyla Türkiye’ye sınırdışı edilmesi geniş tartışmalara yol açtı. Türkiye’de yandaş medyaya yaptığı Erdoğan yanlısı açıklamalar ailenin durumunu daha da zorlaştırdı. Almanya’da doğup büyüyen 13-19 yaşları arasındaki çocukların geri gelmesi için özel düzenlemeler yapılabilir.

YÜCEL ÖZDEMİR

3 Aralık’ı 4 Aralık’a bağlayan gece Almanya’dan Türkiye’ye sınır dışı edilen yedi kişilik Akyüz ailesinin durumu özellikle Türkiye’de yandaş basında yoğun olarak tartışıldı. Yeni Şafak gazetesi ailenin sınırdışı edilmesini manşete taşırken, değişik haber ajansları da röportajlar yaparak abonelerine servis ettiler.

31 yıl boyunca Almanya’da “Duldung” (Müsamaha) statüsüyle yaşayan yedi kişilik Akyüz Ailesi’nin bu şekilde sınırdışı edilmesi pek çok belirsizliği içinde taşıyor. Özellikle ailenin Almanya’da doğan 13-19 yaşları arasındaki çocuklarının da hazırlanan uçakla sınırdışı edilmesi ortada normal bir durumun olmadığını gösteriyor.

Baba Mahmut Akyüz’ün Türkiye’de gazetelere yaptığı açıklamalarda özellikle “Erdoğan yanlısı ve sevgisi nedeniyle sınırdışı edildiğini” söylemesi durumu çok daha karmaşık hale getirdi. Türk basının büyüterek verdiği bu iddianın daha sonra doğru olmadığı, Mahmut Akyüz tarafından kabul edildi. Yandaş medyaya sınırdışı edilme psikolojisi altında konuştuğunu, bu nedenle söylediklerinin doğru olmadığını Avukat Memet Kılıç’a yaptığı açıklamada kabul etti. Hükümet yanlısı medya organlarının istediklerini alacak şekilde soru sorduğunu, kendisini yönlendirdiklerini söyleyen Akyüz’ün sonunun nereye varacağını hesaplamadan konuştuğu anlaşılıyor. Ancak, özellikle çocuklar için zor ve dramatik koşullar söz konusu. Zira Almanya’da doğup büyüyen çocukların bu şekilde, bugüne kadar gitmedikleri bir ülkeye sınırdışı edilmesi kabul edilebilecek bir durum değil.

PEKİ NEDEN VE NASIL SINIR DIŞI EDİLDİ?

Yedi kişilik Akyüz ailesinin yaşadığı Sontra kasabasının bağlı bulunduğu ve sınırdışı kararını veren Kassel Valiliği, Evrensel’in de aralarında bulunduğu medya organlarının başvurusu üzerine yaptığı açıklamada, Akyüz’ün ilk olarak 1989 yılında, daha çocuk yaştayken Almanya’ya geldiği, ancak bu yaşta iltica başvurusu kabul edilmediği için 1996’da sınırdışı edildiğini belirtiyor. Mardin’e giden Akyüz, birkaç ay sonra işkence gördüğü gerekçesiyle yeniden Almanya’ya gelerek iltica başvurusunda bulunuyor.

Akyüz’ün yaklaşık 500 sayfalık dosyasında, 1989’da Almanya’ya geldiği, annesinin vefatı ve babasının PKK ile bağlantılı olduğunu beyan ederek, Almanya’da bulunan ağabeyinin yanında kalmak talebiyle 1991 yılında ilk kez iltica başvurusu yaptığı bilgisi yer alıyor. Temmuz 1991’deki ilk iltica başvurusuna, kendisinin henüz çocuk olması nedeniyle iltica edemeyeceği gerekçesiyle talebi reddediliyor. Baba Akyüz’ün sonraki yıllarda da yeni iltica başvurularında bulunduğu görülüyor.

KENDİSİNİ YARALADI

Aslen Mardinli olan Akyüz, ikinci kez iltica ederken gerekçe olarak kendisine Türkiye’de işkence yapıldığını ileri sürüyor. Ancak daha sonra bilirkişiler tarafından yapılan incelemede kendisini bilinçli olarak yaralayarak, işkence süsü verdiği Kassel Valiliği tarafından yapılan açıklamada ifade edildi.

Akyüz’in tercüman olarak çalıştığı yönündeki bilgileri doğrulamayan valilik tarafından, aile hakkında 2009 yılında sınır dışı kararı verildiği, gönüllü olarak Almanya’yı terk etmeleri istendiği ancak en son 2017’de baba Akyüz’ün gönüllü olarak Almanya’yı terk etmek istemediği belirtilerek, bu nedenle yasalarda öngördüğü gibi zorla sınırdışı edildiği kaydedildi.

Açıklamada, Mahmut Akyüz’ün sınırdışı sırasında ellerinin kelepçelendiği, Frankfurt Havaalanı’nda çıplak olarak filme alındığı şeklindeki iddialarına ise “Almanya’dan sınırdışını öngören düzenlemelere uyulmuştur” denildi. Daha önce valilik sözcüleri tarafından Alman gazetelerine yapılan açıklamalarda özellikle baba Akyüz’ün ellerinin kelepçelendiği kabul edilmişti.

‚ÇOCUKLARI TÜRK KONSOLOSLUĞUNA KAYDETTİRMEDİ‘

Valiliğin açıklamasında, geçici oturum müsaadesiyle (Duldung) Almanya’da kalmaya devam eden Akyüz ailesinin 13-19 yaşları arasındaki çocukların sınırdışı işleminin gerçekleşmemesi için, ısrarla Türk konsolosluğuna gidip yazdırmaya yanaşmadığı, Nisan 2011’de yapılan girişimin sonuçsuz kaldığı da vurgulandı. Bu nedenle ailenin Almanya’da doğan ve “Duldung” ile yaşayan çocukların “illegal” hale getirildiğine diikat çekiliyor.

ADLİ SİCİLİ KABARIK

1999-2008 yılları arasında sınırdışı tehdidine karşı harekete geçmeyen Mahmut Akyüz, sınırdışı işlemlerini sürdüren ve geçici oturum müsaadesi veren yabancılar dairesi memurlarını da pek çok kez ölümle tehdit ettiği, bu nedenle daireye girmesine yasak konulduğu ileri sürülerek, bu konuda belgelerin bulunduğu da ifade edildi. Ayrıca açıklamada, pek çok kez tehdit, dolandırıcılık, rüşvet teklif etme, kamu huzurunu bozmaktan ceza aldığı da öne sürülüyor.

Yabancılar dairesinin 24 Kasım 2008’de anne ve çocukların sınırdışına karar verdiğini, buna yapılan itirazın 12 Şubat 2009’da onaylandığı, bu nedenle Hessen İdari Mahkemesi’nin anne ve çocuklara oturum izni verilmesini reddettiği de kaydedildi. Babanın sınır dışı edilmesine yıllar önce karar verilmiş olmasına rağmen yaptığı itirazlar nedeniyle süreci 20 yıl uzattığını, buna rağmen sınırdışı kararının yerine getirilmesini engellenemediği kaydedildi.

ASIL FATURA ÇOCUKLARA ÇIKARILDI

Valiliğin açıklamasında dikkat çeken bir diğer nokta ise Akyüz ailesinin Almanya’ya uyum için bir şey yapmadığı iddiası. Buna gerekçe olarak da annenin Almanca bilmemesi gösterildi. Baba Akyüz’ün “çocuklarım Türkçe bilmiyor” şeklindeki açıklaması ise valilik tarafından inandırıcı bulunmazken, aile fertlerinin devlet tarafından sığınmacılara verilen sosyal yardımdan yararlandığı da ifade edildi.

Genel olarak bakıldığında Akyüz ailesi, özellikle de çocuklar önemli ölçüde mağdur edilmiş durumda. Bu nedenle Gymnasium’da okuyan kız çocuklarının arkadaşları sosyal medya üzerinde bir imza kampanyası başlattı. Baba Akyüz’ün Türkiye hükümetine ve medyasına hoş görünmek için sarf ettiği sözler, Almanya’da onlara sahip çıkılmasını önemli ölçüde zedeledi. Erdoğan’a prim toplama, Almanya’ya karşı düşmanlığı körükleme derdinde olan yandaş medya, ailenin bundan sonra yaşayacağı sıkıntıların asıl sorumlusu.

Baba Akyüz’ün Erdoğan ve taraftarlarına sempatik görünmek için yaptığı açıklamalar, asıl olarak Almanya’da doğan çocuklara ceza olarak kesiliyor. Özellikle anne ve çocuklara özel bir izin ve düzenlemeyle Almanya’ya imkanı sağlanması en doğru yol olarak görülüyor.