Wisag’da işçi kıyımı

Foto: Yeni Hayat

BAYRAM AKSU /Frankfurt

Frankfurt Havaalanı’nda Wisag Firması, yükleme, taşıma gibi farklı alanlarda çalışan yaklaşık 250 işçiye çıkış verdi. Almanya’nın en büyük işletmelerinden biri olan Wisag, yaklaşık 50 bin işçi çalıştırmakta ve bünyesinde yaklaşık 250 yan şirketi bulunmakta.

Firmanın tam da pandemi süreci ve kısa çalışma esnasında işçileri işten çıkartması öfke ile karşılandı. Wisag’ın 250 işçiyi daha farklı alanlarda çalıştırabilme imkanı varken işçilere çıkış vermesinin asıl nedeni, iki yıl önce başka bir şirketten bu işi devralırken çalışanların içinde 20-30 yıldır bu işi yapanların olmasıydı. Firmanın bu işçilerden düşük tazminæatla kurtulmak istediği öne sürülüyor.

Kısa çalışma 2021 sonuna kadaær uzatılmasına rağmen çıkışlarla, şirketin yeni bir plan hazırlığı içinde olduğu görülüyor. İşten çıkarılan işçilerin 32’si otobüs bölümünde çalışıyor ve Wisag bu işçileri kurduğu yeni firmaya hiç bir sosyal hak olmaksızın devretmek istiyor. Bu duruma itiraz eden 28 işçi ise işten çıkarıldı ve 3 aydır maaşlarını alamıyor. Aynı plan diğer bölümler için de gündemde. İşler çoğaldıkça kendi kurdukları yan şirketlere de yeni işçiler alınacak. Tabi ki Wisag yeni işçileri daha düşük saat ücreti ve süreli sözleşmeyle çalıştıracak. İşler azaldığında işçileri istediği gibi çıkarma imkanı da olacak.

Tüm bu olanlara işyeri temsilciliği tarafından çok fazla karşı çıkılmadığını düşünen işçilerin bir bölümü IGL sendikası ile birlikte 3 gün boyunca havaalanında eylemler yaparak işvereni protesto ettiler. Eylemde yapılan açıklamalarda işçiler, yıllarca çalışmalarına karşılık iki üç bin Euro verilerek işten atılmayı kabul etmeyeceklerini belirttiler ve “Biz dilenci değiliz. Hakkımızı istiyoruz, bunun için gereken her şeyi yapmaya hazırız” dediler.

Mücadele etmeye kararlıyız!

İşten atılan işçilerden A.D. ve M. Dere gazetemizin sorularını yanıtladı.

Kaç yıldır bu şirkette çalışıyorsun ve gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsun?

A.D: Yaklaşık 2008’den beri bu işletmede çalışıyorum. Ben mesleğimi burada yaptım. Yani gençliğim burada geçti. Biz daha önce ‚Aksiona‘ firmasında çalışıyorduk ve 2018’de Wisag şirketi devraldı. Biz ayda 200 – 210 saat çalışan insanlardık. Buraya çok emek verdik fakat karşılığını çıkışla aldık. Firmanın sahibi bizi duymuyor.  Biz de sesimizi duyurmak için yaklaşık 250 kişinin yer aldığı sosyal medya grubu kurduk. Oradan haberleşiyoruz. Bugün olduğu gibi eylemlerle sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Çünkü sendika bize sahip çıkmıyor ve biz de kendimiz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

‚Kısa çalışmadasınız ‚iş yok‘ deniyor, bu doğru mu?

İş çok, bizim işimiz hiç azalmadı. İş hep aynı ama çalışanlar azaldı. Örneğin daha önce bir vardiyada 80 işçi çalışıyorsa, şimdi 40 işçi çalışıyor.

Wisag sizi işten çıkardıktan sonra başka bir şirket mi gelecek? Bu değişimin arkasındaki plan ne?

Aynen öyle olacak. Şu an çalıştığımız firmanın lisansı ana şirkete bağlı, yani Wisag’a ve bu da şuna yol açıyor: Bizim çalıştığımız şirket kapatılacak, yerine yeni bir şirket gelecek. Çünkü Wisag firmasının 250 tane yan şirketi var. Burada hedeflenen asıl olarak çalışanların senelerini öldürmek. Yarın da üç kuruşa işten çıkartılanlar tekrar çalışması için çağırılacak. Yanı sıra Frankfurt’ta anlaşmaları olanları Leipzig’e gönderdiler, onlara bu ayın sonunda Hamburg anlaşmasını imzalatmak istiyorlar. Sağ cepten alıp sol cebi dolduruyorlar. Tüm bu üç kağıtçılığı devletin gözünün önünde yapıyorlar ve kimse de bir şey demiyor.

Siz de işten çıkarılanlar arasındasınız. Bu çıkışları nasıl değerlendiriyorsunuz?

M.Dere: Ben dokuz yıldır aynı işi yapıyorum ve aynı yerde çalışıyorum fakat bu yıllar içerisinde 4 tane firma değiştirmek zorunda kaldım. Son olarak firma Wisag oldu.

Bu firma yaklaşık iki yıldır bizim bölümü devraldı ve ilk günden itibaren işçilerin ücretlerini nasıl düşüreceğinin derdine düştü. Çünkü bizim firmada uzun yılardır çalışanlar var ve bizlerin belli başlı hakları var, bu da onları rahatsız ediyordu. Örneğin bizlerin Noel, izin parası ve 13. Maaş gibi haklarımız vardı. Wisag firması başta bu hakları ortadan kaldırmak için birçok yöntem denedi.

Ne gibi yöntemlerdi?

Dere: ilk olarak biz doğrudan Wisag firması için çalışmıyoruz. Wisag’ın kendi kurduğu firmanın işçileriyiz. Bu da Wisag için birçok avantaj sağlıyor. Özelikle firmayı kapatmayla tehdit ediyorlar. İlk olarak esnek çalışmayı denediler. İşe gelen işçi üç saat çalışacak ve iki saat dinlenecek daha sonra dört saat çalışacak. Bu yönteme karşı çıkılınca vazgeçtiler. Daha sonra zaman havuzu yöntemini denediler. Buna da işçiler tepki gösterdi ve mahkemenin aldığı karar sonucunda geri adım atmak zorunda kaldılar. Wisag firması bugüne kadar başta temizlik olmak üzere birçok yerde işçi çalıştırıyor ve şimdiye kadar bu kadar ek ücret çok nadir ödüyordu. Firmanın prensiplerine de uymuyordu. Korona salgını dolayısıyla işlerin biraz azalması işçi çıkarmak isteyen firma için bulunmaz bir fırsat oldu.

Peki siz bundan sonra neler yapacaksınız? Böylesi bir dönemde işten çıkartılmak sizi nasıl etkiledi?

Dere: Ben öncelikle işimi geri almak için elimden geleni yapacağım. İlk olarak sendika aracılığı ile mahkemeye başvurdum. İşverenin bize önerdiği tazminat çok komik bir miktar. Ve hiç adil değil. Etkilenme sorusuna gelince sadece beni değil yaklaşık 230 arkadaşımızı çok kötü etkiledi. Birçok arkadaş kısa çalışma ücreti ile bile evlerini zor geçiriyordu. İşsizlik maaşıyla geçinmek daha da zor. Benim açımdan durum biraz daha zor. Yeni evlendim gelecek ay yeni eve taşınıyorum ve gelecek aydan itibaren işsiz kaldım. Salgın nedeniyle iş bulma şansım hemen hemen hiç yok. Bundan dolayı arkadaşlarla birlikte işyerimiz için mücadele etmeye kararlıyız.

%d Bloggern gefällt das: