Google çalışanları sendika kurdu

SEVİNÇ SÖNMEZ

Dünyanın en büyük online arama motoru Google ve çatı şirket Alphabet holding çalışanları, Alphabet İşçileri Sendikası’nı (Alphabet Workers Union- AWU) kurdular. 400 üyesi olan sendikaya Google’da yazılımcı olarak çalışan mühendisler Parul Koul ve Chewy Shaw başkan ve başkan yardımcısı olarak seçildiler.

Tüm dünyayı kapsayan, dolayısıyla dağınık, gelir düzeyi belki ortalamanın üzerinde, işçi sınıfının bir parçası olan teknoloji branşı çalışanları, sendikalar ve sendikal örgütlenmeler için hala zor ve meşakkatli bir alan. Yeni yıl ile birlikte, büyük teknoloji şirketlerine ev sahipliği yapan Silikon Vadisi’nde amazon ve Alphabet Holding-Google gibi devasa işletmelerde çalışanların yıllardır verdiği mücadeleler, şirketlerin tüm engellemelerine rağmen yeni bir boyut kazandı. Bir yıldır gizlilik içinde hazırlıkları tamamlanan AWU Sendikası’nın kurulmasıyla, 260 bin çalışanı olan Alphabet Holding ve ona bağlı olan Google, teknoloji branşında sendika kurulan ilk şirket olma niteliğini taşıyor.

Bugün 400 üyesi ile henüz bir azınlık sendikası olan AWU, işvereni Alphabet Holding-Google’ye sendikal düzeyde bir baskı uygulayamazsa da öncelikle hem şirkette yürütülen mücadeleyi kalıcılaştırmayı ve böylelikle mesela şirket yönetmeliğinin değiştirilmesi için menajerler üzerinde ki baskıyı arttırmayı, hem de kampanyalar gibi kamuoyu faaliyetleri ve geniş çaplı teşhir ve protesto eylemleri ile sesini duyurmayı hedefliyor. Sendikanın ikinci başkanı Shaw, “sendika olarak işveren tarafından hakları gasp edilen, aşağılanan ve ayrımcılığa maruz kalan her bir işçinin yanında olabilmek için mümkün olan ne varsa yapacağız” diyor.

AWU Sendikası ABD ve Kanada da telekomünikasyon ve medya alanında çalışanları temsil eden Communications Workers of America sendikasına da üye ve Silikon Vadisi, Cambridge, Massachusetts ve Seattle gibi kentlerde çalışanları temsil edecek. AWU ya üye olmak isteyenler aidat olarak yıllık gelirlerinin yüzde birini ödeyecekler.

DAHA FAZLA DEMOKRASİ VE SOSYAL ADALET

Henüz yeni olan sendikanın bir talepler kataloğu yok. Ancak geçmiş yıllarda yazılımcılar ve teknisyenler toplumsal ve politik konulara çoğunlukla suskun kalırken Amazon, Salesforce, Pinterest ve en fazla da Google çalışanları düşük ücretlere, ayrımcılığa ve cinsiyetçi uygulamalara karşı mücadele ettiler. Google çalışanları şirketi ‘daha fazla demokrasi ve sosyal adalet’ başlığı altında cinsiyetçi ve ayrımcı uygulamalardan baskı, sömürü, düşük ücret ve kötü çalışma koşullarına, pentagon için yapay zekâ üretiminden ABD ordusu, polisi ve sınır sorumlularıyla işbirliğine ve nefret söylemleri içeren ilanlarla kazanç sağlamaya dek bir çok konuda eleştiriyorlar. Google’nın çıkış sloganı olan ‘Don’t be Evil’ (‘Kötü bir şey yapma’) ilkesinden kopmakla ve çalışanlarına yönelik ahlaki ve etik tutarsızlıkla suçlayan çalışanların eleştirilerinin büyük bir bölümü şirketin etik ve ahlaki çizgisine yönelik.

Google menajerleri yıllardır çalışanlarının eleştiri ve itirazlarını da gözardı etmiş, sendikalaşmalarını en sert yöntemlerle engellemişti. Bu yüzden 2018 yılında şirketin bünyesinde biraraya gelen “Google Walkout for Real Change” adlı oluşum dünya genelinde 20 bin çalışanın katılımıyla kitlesel iş bırakma ve protesto eylemleri düzenlemiş, şirkette bunun üzerine 2019 yılında çalışanlarının protesto eylemlerini örgütlemek üzere kendi mail adreslerini kullanmalarını yasaklamış, protestoları örgütleyen 5 çalışanına da çıkış vermişti.

Çalışanların başvurusu üzerine devreye giren National Labor Relations Board-NLRB (ABD de işçi haklarını savunan federal bir kurum) çıkışların haksız olduğuna karar vermişti.

Google’nin işçiler üzerinde yaptırımları bunlarla kalmıyor. Şirket çalışanlarına özellikle ‘kartel hukuku’ ve ‘monopol güç’ gibi konularda düşünce ve ifade özgürlüğü de tanımıyor. Google yönetimi geçtiğimiz yıl da ‘etik ve yapay zekanın tehlikeleri’ üzerine yayınladığı eleştirel bir makaleden dolayı alanında uzman KI araştırmacısı Tinmut Gebru adlı siyahi kadın çalışanı işten çıkarmış ve 2 çalışanının tepki ve protestosuyla karşı karşıya kalmıştı.

ABD’deki Google emekçileri örgütlü mücadelede önemli bir adım attılar ve aynı zamanda “örgütlenmek çok zor” denilen sektörde de örgütlenebileceğini gösterdiler.

TEKNOLOJİ SEKTÖRÜNDE HAREKET GELİŞİYOR

Online satış tekeli Amazon’da da yoğun baskılara rağmen çalışanlar özellikle pandemi sürecinde güvenli çalışma koşulları için mücadele ediyorlar. Alabama eyaletinde faaliyet yürüten amazon işletmesinde çalışanlar da bir sendika kurma hazırlığı içindeler. Amazon da bir ilk olacak olan sendikanın yakın bir zamanda çalışanların onayına sunulması bekleniyor. Şimdiye dek teknoloji sektöründe belki en tanınan sendika geçtiğimiz yıl kurulan ve kamusal ve özel alanda 105 bin büro çalışanı olan finans platformu Kickstarter da kurulan Office and Professional Employees International Union (OPEIU) Sendikası.

TESLA/MUSK: ŞEYTANİ DEHA

Silikon Vadisi’nde merkezi bulunan ve 25 km ötede, çeyrek milyon nüfusu olan Fremont kentinde E. otomobillerini üreten bir başka sendika düşmanı holding ise Tesla. Tesla ana üretim merkezinde 10 bin emekçi, şirkete dört araba modeli üretiyor.

Taşımacılık sendikası Teamster’den Rome Aloise, Elon Musk’un sendikalar açısından bakıldığında şeytani bir deha olduğunu, kendisine başardıklarından ötürü saygı duyduklarını ancak yıllardır en şeytani yöntem ve hilelerle sendikaları engellediğini söylüyor ve ekliyor ‘ Musk sadece açgözlülüğünden ötürü sendika istemiyor’. Aynı bölgede üretim yapan bir otobüs üreticisinin bandında çalışan bir işçi brüt 56,00 euro kazanırken Tesla da çalışan bir işçinin saat ücreti 16,00 euro. Çıkışlar sürekli gündemde çünkü işçiler memnun değil. Yapılan iş ağır ve zor, kronik hastalıklar ve yaralanma vakaları, iş güvenliğini koruma örgütü Worksafe in verilerine göre diğer ABD’li otomobil üreticilerinden yüzde 31 fazla. Pandemiye rağmen 2021 yılına dünyanın en zengin insanı olarak giren Musk yıllardır sendikalar tarafından açgözlülüğünden ötürü eleştirilirken, Kaliforniya’daki işletmesinde işçilerine düşük ücret ödemek, kötü koşullarda çalıştırmak ve iş güvenliğinin gereklerini yerine getirmemekle suçlanıyor.

Musk’da Tesla şirketini diğer teknoloji holdingleri gibi kuralsız ve işçi haklarını hiçe sayarak yönetiyor. Santa Cruz’da bulunan Kaliforniya Üniversitesi’nden Sosyoloji Profesörü Chris Benner, Musk’un bir vizyoner olduğunu ve sadece kendi çıkarlarını düşündüğünü, aldığı kararların işçilerin yaşamlarını nasıl etkilediğini düşünmediğini söylüyor. Ancak Musk sahip olduğu ekonomik yaptırım gücüne dayanarak Kaliforniya eyaletinde de devlete ve kamuoyuna koşullarını dayatıyor ve pandemi döneminde dahi eleştirenleri üretim merkezini başka bir eyalete taşımakla tehdit ediyor. Tesla işletmelerinde ücretlerin artması, çalışma koşullarının düzelmesi mevcut durumda imkânsız görünüyor. Tüm bunlara rağmen ABD’de olduğu gibi Tesla fabrikaların olduğu diğer ülkelerde de emekçiler imkansızı başarmak için adımları atıyorlar. Önümüzdeki süreçte Tesla fabrikalarından da güzel haberler gelme potansiyeli var.