Oxfam raporu: En zengin 10 kişinin servet artışıyla tüm dünyanın aşılanması mümkün

Foto: Pixabay

Uluslararası demokratik kitle örgütü Oxfam, „Eşitsizlik Virüsü“ başlıklı bir rapor yayımladı. Rapora göre, dünyanın en zengin 1000 kişisinin serveti pandemi döneminde 3 trilyon 900 milyar dolarlık artış gösterdi. Dünyanın en zengin 10 kişisinin serveti de pandemi döneminde 540 milyar dolar arttı. Rapora göre, bu miktar tüm dünya nüfusunun aşılanması ve salgın koşullarında derinleşen yoksulluğu azaltmak için yeterli.

Oxfam „Eşitsizlik Virüsü“ başlıklı raporunu, 25 Ocak’ta Dünya Ekonomik Forumu’nun düzenlediği „Davos Gündemi“nin açılış gününde yayımladı. 79 ülkeden 300 iktisatçının görüşüne başvurarak hazırlanan rapora göre; Elon Musk, Jeff Bezos, Bernard Arnault, Bill Gates, Mark Zuckerberg başta olmak üzere gibi dünyanın en zengin 10 kişisinin serveti Mart 2020 ile Aralık 2020 arasında net olarak 540 milyar dolar arttı. Rapor, bu 9 aylık servet artışıyla tüm dünyanın aşılanmasının mümkün olduğunu belirtiyor.

Raporda öne çıkan tespitler şunlar:

-„Milyarderlerin toplam serveti Mart 2020 ile Aralık 2020 arasında 3 trilyon 900 milyar dolarlık artışla 11 trilyon 950 milyar dolara yükseldi. Salgındaki 9 aylık süreçte dünyanın en zengin 10 erkeğinin serveti ise net 540 milyar dolar arttı. Bu rakam herkesin Kovid-19 aşısına erişmesini ve kimsenin salgın nedeniyle yoksulluğa sürüklenmemesini sağlamak için fazlasıyla yeterli.

-En zengin 1000 kişi maddi kayıpları 9 ay gibi bir sürede tamamen telafi edip büyük meblağlarda kâr ederken, en yoksullar için salgının ekonomik etkilerini atlatmak 10 yıldan daha uzun bir süre alabilir.

-En çok kâr eden 32 küresel şirkete getirilecek geçici bir kâr vergisi, 2020’de 104 milyar dolarlık kaynak yaratabilirdi. Bu rakam tüm çalışanlara işsizlik yardımı ve düşük ve orta gelirli ülkelerdeki çocuklar ve yaşlılara mali destek vermek için yeterli olabilirdi.

-Dünya çapında 90 yıldır görülen en büyük istihdam krizi yaşanıyor. Yüz milyonlarca insan gelirini/işini kaybetti ya da yeterli gelir elde edemediği işlerde çalışıyor.

PANDEMİ DÖNEMİNDEN EN ÇOK ETKİLENEN YİNE KADINLAR OLDU

-Salgından en çok etkilenen sektörler arasında otelcilik, lokantacılık, büro yönetimi gibi sektörler yer alıyor. Kadınların yüzde 49’u, erkeklerin yüzde 40’ı bu branşlarda istihdam ediliyor.

-Dünya genelinde kadınlar, salgından en çok etkilenen düşük ücretli ve güvencesiz işlerde erkeklere oranla daha fazla çalışıyor. Bu sektörlerde çalışan kadınların ve erkeklerin oranı eşit olsaydı, bugün 112 milyon kadın işini ve gelirini kaybetme riskiyle karşı karşıya olmayacaktı. Sağlık ve sosyal hizmet alanlarında istihdamın yüzde 70’ini oluşturan kadınlar koronaya yakalanma riskiyle daha fazla karşı karşıya.

YOKSULLARIN ÖLÜM ORANI İKİ KAT DAHA FAZLA

-Koronadan ölümler düşük gelirli bölgelerde varlıklı kesimin yaşadığı bölgelerin iki katı. Ülkeler bazında etnik kesimler arasında ölümler daha fazla. Brezilya’da Afrika kökenli kişilerin Kovid-19 sebebiyle ölme olasılığı beyazlara göre yüzde 40 daha yüksek. ABD’de ise siyahların ve Latinlerin Kovid-19 ölüm oranları beyazlarla eşit olsaydı, bugün yaklaşık 22 bin siyah ve Latin hayatta olacaktı. Kayıtlar, İngiltere’nin en yoksul bölgelerindeki Kovid-19 ölüm oranlarının en zengin bölgelerindeki ölüm oranına kıyasla iki kat daha fazla olduğunu; Fransa, Hindistan ve İspanya gibi ülkelerin yoksul bölgelerinde Kovid-19 bulaş ve ölüm oranlarının diğer bölgelere oranla daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.“

„EŞİTSİZLİKTEKİ EN BÜYÜK ARTIŞA TANIK OLUYORUZ“

„Kayıt tutulmaya başlanmasından bu yana eşitsizlikteki en büyük artışa tanık oluyoruz“ diyen Oxfam İcra Direktörü Gabriela Bucher, rapor hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:

„Kayıt tutulmaya (100 yıl) başlanmasından bu yana eşitsizlikteki en büyük artışa tanık oluyoruz. Zenginle yoksul arasındaki derin uçurum en az virüs kadar ölümcül. Hileli yozlaşmış  ekonomiler salgını lüks içinde atlatan zengin bir elite varlık akıtırken pandeminin ön cephesinde yer alan tezgahtarlar, sağlık çalışanları ve market satıcıları faturalarını ödemeye çalışıyor. Kadınlar ve toplumun çeperlerine itilmiş ırksal ve etnik gruplar salgının etkilerini en ağır şekilde yaşıyorlar: bu grupların yoksulluğa itilmesi, açlığa mahkûm edilmesi ve sağlık hizmetlerinden dışlanması daha olası.

Eşitsizlik, kaçınılmaz değil, politik bir seçimdir. Hükümetlerin Kovid-19’dan sonra gezegeni koruyan ve yoksulluğa son veren daha eşit ve kapsayıcı ekonomiler inşa etme şansını değerlendirmeleri gerekiyor. Eşitsizlikle mücadele ekonomik kurtarma ve iyileşme çabalarının merkezinde yer almalı. Hükümetler herkesin Kovid-19 aşısına ve işlerini kaybederlerse finansal desteğe erişmelerini sağlamalı. Milyonlarca insan için istihdam sağlayacak düşük karbonlu ekonomilere ve kamu hizmetlerine yatırım yapmalı ve herkesin kaliteli eğitim, sağlık ve sosyal bakıma erişmesini ve en zengin kişilerin ve şirketlerin üzerlerine düşen vergi yükünü adil bir şekilde ödemelerini sağlamalı.“ (DIŞ HABERLER)