Hartz IV’e yeni rötuş

SEVİNÇ SÖNMEZ

Hubertus Heil’in (SPD) büyük Hartz IV reform paketi olarak kamuoyuna sunduğu yasa tasarısı, başvurularda ilk iki yıl içinde varlık beyanı talep edilmemesi ve kira ve ek gider yardımlarında koşulların kaldırılmasını içeriyor.

15 yıldan uzun bir süredir Ajanda 2010 kapsamında yürürlüğe sokulan Arbeitlosengeld II, diğer adı ile Hartz IV yardımının ihtiyaç sahipleri için yardımdan çok baskı, disipline etme ve cezai yaptırımlar anlamına geldiği biliniyor ve yıllardır eleştiriliyor. Sendikalar ve sosyal kurumlar tarafından sadece Hartz IV Yasası değil, özünde iş pazarının canlandırılması hedeflenen, düşük ücretli iş sektörünün ve taşeron işçiliğin de çığ gibi büyümesinin, sosyal yardımların kısıtlanmasının ve dolayısıyla emekçilerin çalışarak yoksullaşmasının da önünü açan Ajanda 2010 yasasının tamamen yürürlükten kaldırılması talep ediliyor. SPD 2019 yılında, SPD/ Yeşiller koalisyonu döneminde eski başbakanları Gerhard Schröder tarafından yürürlüğe sokulan Agenda 2010 Yasası’nı çok daha kapsamlı bir reformdan geçirmeyi karar altına almış olsa da bugüne dek bu konuda herhangi bir adım atılmadı. Son olarak Federal Anayasa Mahkemesi 2019 yılında ödenen Hartyz IV yardımının cezai yaptırımlar kapsamında aşamalı olarak aylarca yüzde 60 ve yüzde 100’e varan oranlarda kesilmesinin anayasaya aykırı olduğu kararını vermiş ve gerekli uygulamaların yapılmasını istemişti. Almanya da 2020 yılında ortalama 3 milyon 887 bin 37 kişi Hartz IV aldı.

SOSYAL KALKINMA SAĞLAYACAK

Federal Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hubertus Heil geçtiğimiz günlerde Hartz IVe yönelik kalıcı reform tasarısını kamuoyu ile paylaştı. Heil, yasa tasarısı önerisi için ‘Hartz IV temel bir yardım olmaktan çıkarılıp alanların utanç duymak zorunda olmadığı bir vatandaş parası olmalı’ dedi. Tasarı, yardıma başvuranlardan ilk iki yıllık bir mahrumiyet süresince varlık (60 bin euro ya kadar) beyanı talep edilmemesini ve kira ve ek gider yardımlarında koşulların kaldırılmasını, sorumluluklarını yerine getirmeyenleri disipline etmeyi amaçlayan cezai yaptırımların hafifletilmesini ve cezai yaptırımlar kapsamında verilen yardımın yüzde 30’un üzerinde kesilmemesini içeriyor. Tasarı pandemiden dolayı Mart 2020’den bu yana zaten geçerli olan bu uygulamaların pandemiden sonra da kalıcı olarak yürürlükte olmasını öngörüyor.

Heil kamuoyuna büyük reform paketi olarak sunulan taslağın, yardım alanlara sosyal kalkınma olanağı sağlayacağını ileri sürüyor ve yardımı alanların çok uzun süre zarfında iş pazarına odaklı kalifiye eğitimler almak yerine temel yardım kıskacında sıkışıp kaldıklarını söylüyor. Heil’in yasa tasarısı kalifiyelik kursuna gidenlere kurs başına 75 euro ödenmesi ve kalifiye kursları ve meslek eğitiminin kısa vadede iş bulunmasından daha öncelikli olmasını öngörüyor. Tasarının merkezinde sosyal katmanlar arasında ki uçurumun azaltılması hedeflenirken yardım alanlara da talep ve teşvik yerine teşvik ile yaklaşılması bulunuyor. 

CDU VE FDP’DEN TASARIYA RET

Hubertus Heil’ın yasa tasarısına tepki ve eleştireler de gecikmedi. Hartz IV yaptırımlarının devreden çıkarılması ve yapılacak olan yardımların düzeyinin arttırılması, FDP Federal sosyal sözcüsü Pascal Kolber tarafından çoktandır tartışılan ve talep edilen koşulsuz şartsız temel gelirin arka kapıdan/ yollardan yürürlüğe sokulması olarak değerlendirildi. FDP’ye göre; tasarının maliyeti tahminen 550 milyon euro tutarında olacak ve bu paranın yardım alanların kursları ve meslek eğitimleri için kullanılması daha iyi bir yatırım olur. 

Federal koalisyon ortağı CDU’dan iş pazarı ve sosyal- politik sözcü Peter Weiß  da, tasarıyı koşulsuz şartsız temel gelirin arka kapıdan uygulanması olarak değerlendirdi ve “CDU’nun talep ve teşvik ilkesinde sabit olduğunu” söyledi. Weiß, “pandemi sürecinde özel düzenlemelere açığız ancak bu özel düzenlemelerin sürelerinin kaldırılmasını ya da uzatılmasını kabul etmiyoruz” diyerek tutumlarını açıkladı.

REFORM NE ZAMAN GELECEK 

Reform tasarısına övgü ve destek SPD’li bakanlardan geldi. Maliye Bakanı ve başbakan adayı Olaf Scholz halkın güvenebileceği bir sosyal devlet istediğini ve tasarının bu talebi karşıladığını açıkladı. Alman Sendikalar Birliği- DGB Başkanı Rainer Hoffmann da yasa tasarısını coşkuyla karşılayanlardan. Ancak Hoffmann tasarıyı ‘sosyopolitik bir dönüm noktası’ olarak nitelese de insanları yoksulluktan koruyacak rota değişikliği olmaktan uzak olarak değerlendirdi.

Yasa tasarısı eğer CDU ve FDP’nin reddetmesi durumunda bu yasama döneminde yürürlüğe girmezse 26 Eylül’de yapılacak olan Federal parlamento seçimlerinde SPD için yine bir seçim vaadi olma potansiyeli taşıyor.

YOKSULLUK ARTIYOR

Almanya’da yoksulluk giderek büyüyor. Federal İş Ajansı’nın brüt gelir bilgisine sahip olduğu 33,42 milyon sosyal sigortalı çalışanın 10,13 milyonu brüt 2 bin euronun altında gelir elde ediyor. Ancak bugün gelir düzeyi 1.991 euronun altında olan çalışanlar yaşlılıkta alacakları emekli maaşı ile temel yardım sınırının altına düşmeyecek kadar sigorta primi ödeyemiyorlar. Böylelikle bugün çalışanların, erkekler 3,7 milyon, kadınlar 6,4 milyon olmak üzere, üçte biri yaşlılıkta temel yardıma muhtaç olacak ve yoksulluk sınırında yaşayacaklar. Yoksulluk sınırında yaşayan çocuklar ve gençlerin sayısı ise 2,8 milyon. 

HARTZ IV VE CERRAHİ MASKE MUAMMASI

Federal hükümet 22 Ocak 2021 tarihinde pandemiyle mücadele kapsamında aldığı yeni önlemler çerçevesinde önerdiği cerrahi maskelerin kullanılmasını karara bağladı. Almanya genelinde 25 Ocak tan itibaren alışveriş merkezleri ve toplu taşıma araçlarında koruyucu özelliği daha güçlü KN95/N95, FFP2 veya tıbbi (cerrahi), dolayısıyla da daha pahalı olan cerrahi (tıbbi) maskelerin kullanılması zorunlu hale geldi. Böylece ağız ve burnu kapatan atkı ya da kumaş maskeler artık toplu taşıma ve alışveriş merkezlerinde takılamayacak. 

Ancak Hartz IV temel gereksinim oranının belirlendiği yıllarda pandemi koşulları hiç göz önünde bulundurulmadığından olsa gerek, aldıkları yardımın sadece 17 eurosu hijyen malzemeleri için öngörülen Hartz IV alıcılarının şampuan ya da diş macunundan feragat etmeden bu maskeleri nereden ve nasıl ödeyecekleri bir muamma olmaya devam ediyor. Fiyatı 10 maskeli bir paket için 25 euro civarında olan maskelerin kısa kullanımlık olduğu göz önünde bulundurulduğunda giderleri de hızla artıyor. AWO ve değişik sosyal kurumlar yaşlılar ve kronik hastalara olduğu gibi Hartz IV yardımı alanlara da FFP2 maskelerinin ücretsiz verilmesini ve sağlık güvenliğinin gelirinden bağımsız olarak herkes için geçerli olmasını talep ediyorlar.

Diğer yandan alınan kararlar doğrultusunda okullar ve kreşlerin kapalı olmasından dolayı ihtiyaç sahibi çocuklara ücretsiz öğle yemeği de verilemiyor. Sosyal kurum VdK ve Sol Parti bu yüzden Hartz IV yardımı alanlara ek olarak aylık 100,00 euro korona yardımı ödenmesini talep ediyorlar. (Foto: Pixabay)

%d Bloggern gefällt das: