Avusturya’da polisin ’sağ gözü‘ kör

Foto: Ekran görüntüsü

Zeynem Arslan / Viyana

Viyana’da hafta sonu yapılması planlanan iki protesto etkinliği ve yürüyüş Avusturya güvenlik birimlerince pandemi gerekçesiyle yasaklanmıştı. Başvuruyu yapan gruplardan birisi göçmen ve sol kesimler idi. Eylemde, gecenin bir yarısında evlerine baskın yapılarak Gürcistan ve Ermenistan’a gönderilen ilticacıların sınırdışı edilmesi protesto edilecekti. İkinci eylem başvurusu ise Kovid-19’u inkâr eden, komplo teorilerinin propagandasını yapan grup idi. Polis tarafından izin verilmeyen bu eylem buna rağmen pazar günü kitlesel bir katılımla gerçekleşti.

MÜLTECİ AİLELERİN SINIRDIŞI EDİLMESİNE KARŞI TEPKİ

Mülteci ailelerin yurtdışı edilmesi insan hakları savunucularının ve demokratik kitle kurum ve örgütlerinin sabrını taşırdı. Aileler uzun yıllardır Avusturya’yı yaşam merkezleri haline getirmiş, kimi çocukları Viyana’da dünyaya gelmişti. Bütün bunlara rağmen iltica başvuruları reddedilerek, gece yarısı yapılan bir baskına sınırdışı edilmeleri tepki toplandı. Önce 12 yaşında lise öğrencisi Tina’nın sınıf arkadaşlarına ilettiği bir mesaj üzerine sınıf arkadaşları eylem yaptı. Tina’nın sınıf arkadaşları, aileleri yurtdışı etmek üzere bekletildikleri yurtdışı etme merkezi (Abschiebezentrum) binasının önünde toplandılar.

Olay kısa bir sürede ülke kamuoyunda önemli bir tuttu. Bunun üzerine demokratik kitle örgütleri öğrencilerin eylemlerine katıldılar. Ailelerin yurtdışı edilmesine engel olamayan ve polis müdahalesine maruz kalan kitle sonraki günlerde protesto etkinliklerine devam ederken, konu medyada da geniş bir şekilde yer aldı. Özellikle ÖVP-Yeşiller koalisyon hükümetinin tavrı sert eleştirilerin hedefi oldu. Protestocular, insan hakları denkleminde bir çözüme ulaştırılmayan yabancı ve iltica yasalarını ve ailelerin sınırdışı edilmemesine ilişkin yasaların sunmuş oldukları istisnai imkanların siyasi bir tercih olarak uygulanmamış olmasını sert biçimde eleştiriyorlar. Talepler, “Aileleri geri getirin!” şeklinde devam ediyor. Daha önce Afganistan kökenli ilticacılar yine Kovid-19 salgını rağmen sınırdışı edilmişti.

Bütün bunların mülteci ve göçmen dostu görünen Yeşiller Partisi’nin koalisyon ortağı olduğu bir dönemde gerçekleşmesi ayrıca dikkat çekici. ÖVP’nin neoliberal, muhafazakâr ve otoriter uygulamalarını frenlemesi üzere son seçimlerde seçmen iradesince iktidar ortağı edilen Yeşiller Partisi’nin tabanında ve seçmen kitlesinde hayal kırıklığı devam ediyor.

SOLA ŞİDDET SAĞA POLİS DESTEĞİ

İltica yasalarını, sınırdışıları ve insan hak ihlallerini protesto etmek için cumartesi günü Batı Avusturya’nın İnnsbruck şehrinde toplanan sol siyasi görüşlü ve demokratik grupların düzenlediği eylem polisin biber gazı müdahalesi ile karşılandı. Ancak bir gün sonra başkent Viyana’da 10 bin kadar aşırı sağcı tarafından düzenlenen yürüyüş ve etkinlikleri kitlesel bir katılımla gerçekleşti. Eylem sırasında 850 kişi hakkında hijyen kurallarına uymadıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.

Eylem sırasında parlamento binasına girmeye çalışan ırkçı gruplarla polis arasında arbede yaşandı. Gazetecilere ve polislere yönelik saldırılar oldu. 4 polisin yaralandığı açıklandı.

Avusturya’nın milliyetçi ve ırkçı partisi olan Özgürlükçü Parti (FPÖ) yürüyüşe katılım çağrısında bulunurken, organizatörlerin arasında Neonazi sözcülerinden Gottfried Küssel ve ırkçı ve faşist bir yapı olan Kimlik Hareketi (Identitäre) sözcüsü Martin Sellner de bulunuyordu. Polisin uyumlu ve mülayim tavrı, dayanışma sergileyen tutumları ve gerek duymadıkları için başlarından indirdikleri kaskları, sağcı ve sağ-radikal kitlenin büyük taktiri ve memnuniyetiyle karşılandı.

EKONOMİK SORUNLAR ARTIYOR

Kovid-19 salgını ile ilgili hükümetin ve yetkililerin sosyal yaşamı kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştıran uygulamalarından hoşnutsuz ve şikayetçi olan önemli bir kesim var. 420 bin işsiz ve 500 binden fazla evlerinde bekletilen çalışanlar, yaşam pahalılığı, yoksullaşma, çocukların neredeyse bir senedir okul eğitiminden uzak kalması ve salgın ile ilgili net bilgilerin aktarılmamasından dolayı öfkeli. Bu kitle kaygı ve endişelerinin sağ ve sağ-radikal siyasi aktörlerin farklı çıkarları amaçlı kullandığının farkında görünmüyor veya söz konusu durumu umursamıyor. Sağ-radikal, ırkçı ve faşist sembollerin yanında, Hitler selamlarının da bolca yapıldığı bu etkinlik Viyana sokaklarında polisin de söz konusu kitle ile yan yana ve iç-içe yürümesiyle saatlerce sürdü. Öte yandan, önceki gün İnnsbruck’ta biber gazı müdahalesine maruz kalan anti-faşistlerin Viyana ayağının, bir gazeteciyi söz konusu radikal grupların saldırısından kurtardıktan sonra, saatlerce polis çemberinde tutulmaları, dikkatlerden kaçmadı.