Hamburg Limanı’nda neler oluyor?

SEDAT KAYA

Hamburg limanındaki gelişmeler ve uyarı grevi hakkında sendika aktivistlerinden Matthias K. Gazetemizin sorularını yanıtladı. Hamburg Liman İşletmeleri (HHLA) bünyesindeki SCA/SCB çalışanları, toplu sözleşme görüşmelerinde sendikanın taleplerini kabul etmeyen işverene karşı 2-4 Şubat tarihleri arasında 48 saatlik bir uyarı grevi başlattılar. İşçiler bundan önce 25 Ocak günü de 24 saatlik bir uyarı grevi gerçekleştirmişlerdi.

Hamburg Limanı’nda hareketli bir dönem yaşanıyor. Gelişmeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Şu anda Hamburg Limanı’nda HHLA yan kuruluşları SCA ve SCB’de işverenle sendika arasında çalışma saatlerine ilişkin toplu iş sözleşmesi anlaşmazlığı var. Bunun arka planı, hafta sonu vardiyalarına personel yerleştirmeye yönelik düzenlemeler. İşçiler bölge genelinde hafta sonu çalışmasının gönüllü olması çağrısında bulunurken, şirketler bunu kabul etmeye yanaşmıyorlar. Konu 2019’un sonundan beri görüşülüyor. Genel toplu sözleşmenin feshedilmesi ve barış sürecinin sona ermesinin ardından, şimdi bir ve üç gün süren iki grev gerçekleşti. Şu anda yönetimle başka pazarlıklar ve görüşmeler var.

İlgili firmalarla toplu sözleşme yapıldı mı? Yoksa yeni bir toplu sözleşme için mi mücadele ediyorsunuz?

İlgili toplu sözleşme feshedildi. Amaç, yeni bir toplu ücret sözleşmesi imzalanması.

TİS kaç çalışanı kapsıyor?

İki şirketin yaklaşık 360 çalışanı var. Konteyner boşaltılıp yüklenmesi için gerekli ekipmanın ve büyük araçların bakım ve onarımından onlar sorumlu. Yaptıkları iş terminallerdeki iş güvenliğinin önemli bir parçası. Bu işletmeler HHLA’nın kendi toplu iş sözleşmelerine sahip yan kuruluşları, ancak boşaltıp yükleme işlerinin ayrılmaz bir parçası.

Liman işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına yönelik saldırılar çoktan beri gündemde. Bu konuda kısa bir bilgi verip bağlantıyı ortaya koyabilir misiniz?

Bu grevin arka planında, uluslararası taşımacılık endüstrisindeki karışıklıklar ve esas olarak Kuzey Avrupa limanları denen, Rotterdam, Anvers, Bremen / Bremerhaven, Hamburg limanlarındaki rekabetle ilgili gelişmeler bulunuyor. Denizcilik şirketlerinin uluslararası yoğunluğu, limanlarda boşaltım ve yükleme için ödenen fiyatlar üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Bu baskı, artık her yerde boşaltılıp yüklenemeyen ve bu nedenle yalnızca belirli limanlara giden büyük yük gemilerinin sayısının artmasıyla daha da şiddetleniyor. Bu, şu anda uygulanmakta olan Elbe’nin derinleştirilmesine ilişkin uzun süredir devam eden tartışmanın da arka planı. Şirketler bu rekabeti öncelikle emeğin fiyatı üzerinden yani ücretleri düşürerek düzenlemeye çalışıyor. Ek olarak, otomasyonu yoğunlaştırma, çalışma saatlerinin arasındaki boş zamanı azaltma gibi planları var. İki büyük liman boşaltma-yükleme şirketi, HHLA ve Eurogate, kısa süre önce sadece Hamburg Limanı için en az 90 milyon avroluk tasarruf planını açıkladı. İstihdam üzerindeki etkileri mevcut gelişmelerin arka planına göre güvenilir bir şekilde ölçülemeyen iki şirketin birleşmesi de tartışılıyor. Çalışanların bakış açısından bu durum, sadece erken emeklilik ve benzeri programlarla karşılanması mümkün olmayan birçok işyerinin kaybına yol açabilir.

Önümüzdeki dönem için herhangi bir planınız var mı?

Bu TİS mücadelesini başarıyla sonuçlandırmak önemli. Bundan sonra gelecek olanlar, yukarıdaki gelişmelerin seyrine bağlı.