Sendikacılardan #ZeroCovid kampanyasına destek

Bir süre önce toplumun değişik kesimlerinden ilk imzacıların olduğu “#ZeroCovid” başlığı altında bir imza kampanyası başlatıldı. Şimdiye 100 bine yakın kişinin desteklediği kampanyaya “sendikacı” kimlikleriyle katılanlardan bir grup sendikacılar olarak özel bir çağrı hazırladılar. Kampanya çağrısında olduğu gibi bu özel çağrıda da toplumsal ve sosyal açıdan ihtiyaç duyulmayan bütün işletmelerin, kamu kurumlarının vb. kapatılması talep ediliyor ve sendikaların genel merkezleri harekete geçmeye çağrılıyor.

Önümüzdeki aylarda da gündemimizden çıkmayacak olan Covid19 salgını, buna karşı alınan ve alınmayan önlemlere ilişkin tartışmaları gözeterek sendikacıların hazırladığı çağrıyı Türkçeleştirerek okurlarımızın bilgisine sunuyoruz. Metnin orijinalini okumak isteyen okurlarımız için yazının sonunda gerekli bağlantıları yayınladık.

Hükümetler tarafından pandemiyi kontrol altına almak için alınan önceki önlemler başarısız oldu. Şimdiye kadarki önlemler özel yaşam ve boş zamanla sınırlanırken, ekonominin büyük bir kısmında hiçbir engelleme olmadan çalışmanın sürdürülmesi gün be gün insan hayatına mal oluyor. Özellikle ticari alanda, örneğin lojistikteki paketçiler, tarım işçileri, et endüstrisindeki işçiler, yüksek derecede Covid-19’a yakalanma riskine sahipler. Düşük gelirlerle çok küçük konutlarda yaşıyorlar.

Bu nedenle, sendikacılar olarak, #ZeroCovid: Avrupa’nın dayanışmacı kapanması için” girişimini memnuniyetle karşılıyoruz. Ortak hedefimiz: Sıfır enfeksiyon! Bu hedefe ancak, koronayı yenmek için ekonominin sosyal açıdan gerekli olmayan tüm alanlarının geçici olarak kapatılması amacıyla işletmeler ve sendikalarla sektörler üstü birlikte çalışırsak ulaşabiliriz. Çalışanlar tam ücret karşılığı işten muaf tutulmalıdır.

BÜTÜN ÇARKLAR DURSUN- İŞYERLERİNDE ENFEKSİYONLARI DURDURUN!

Boş zamanlarımızda katı dışarı çıkış ve temas kısıtlamaları uygulanırken, çocuklar evde ders görmek zorunda kalırken, kütüphaneler, restoranlar, barlar ve sinemalar kapanırken Alman mezbahalarında, Airbus’ta, Hamburg Limanı’nda olduğu gibi işyerlerinde veya işe gidip gelirken ortaya çıkan enfeksiyon göz ardı edildi veya bile bile kabullenildi. İnsan hayatını korumak için özel hayattaki kısıtlamaları kabul etmeye hala hazırız. Ancak sağlığın ve insan hayatının korunması fabrika kapısında veya işyerine girişte sona ermemelidir. Dayanışmacı bir molaya ihtiyacımız var! Bu nedenle, #ZeroCovid’in ekonominin sosyal açıdan gerekli olmayan alanlarının kısa bir süre için kapatılması çağrısına katılıyoruz.

Paralel olarak faaliyette kalması zorunlu olan alanlarda, sağlık ve güvenlik açısından gerekli altyapının sağlanması, önlemlerin alınması ve evden çalışma hakkının garanti edilmesi, bunların kontrol edilmesi gerekmektedir.

BİREYSEL YALITMA TEMELİNDEKİ KAPANMA YERİNE DAYANIŞMACI MOLA

Yalnızca maddi açıdan güvende olanlar evde kalabilir. Bu nedenle işyerlerinin kapatılması tam maaş karşılığı gerçekleştirilmelidir. Şimdiye kadar halk, pandeminin sonuçları ve onunla mücadele için alınan önlemler konusunda yapayalnız bırakıldı. Çalışanlar, pandemide işyerinde kendileri veya sendika temsilcileri aracılığıyla sağlıklarının korunmasını sağladılar, işverenler için birçok önlem gönüllülüğe bırakıldı. Ebeveynler genellikle çocuk bakımını kendileri organize etmek, ev ofisi ve evde eğitimin çifte yüküyle başa çıkmak zorunda. Yakınlarının bakımını üstlenenler yalnız bırakıldı. Risk grubuna mensup kişiler ihtiyaç duydukları desteği alamıyorlar. Aylardır kendilerini yalıtmaya zorlandılar ve böylece sosyal yaşamdan dışlandılar. Bu sona ermeli! Pandeminin sonuçları ve bunlarla nasıl mücadele edileceği toplumsal bir görevdir. Kapanmanın etkilerinden özellikle sert etkilenen herkesin özel desteğe ihtiyacı vardır.

TEKELLERE MİLYARLIK YARDIM YERİNE TOPLUMSAL ÖNLEMLER PAKETİ

Salgınla mücadelenin bağımlı çalışanların, küçük girişimcilerin, serbest meslek sahiplerinin, toplumsal açıdan dezavantajlı kişilerin ve düşük maaşlıların sırtında gerçekleşmesine son verilmelidir.

Büyük şirketler için milyarlık finansal paketler hazırlanırken, yalnızca salgının sağlık risklerini değil, krizin ekonomik maliyetlerini de aşağıdaki kesimler üstleniyor. Kısa çalışmaya gönderilenler ücretlerinin yüzde 60 veya 67’siyle geçinmek zorunda, çıraklar işe alınmıyor, süreli sözleşmeli, taşeron sözleşmeli veya geçici işlerde çalışanlar kapının önüne konuluyor. Birçok serbest meslek sahibi, herhangi bir acil yardım almıyor. Temel güvenlik parasına mecbur bırakılıyor. Diğerleri tatillerini pandemi ile mücadeleye adamaya zorlanıyor. Buna, Çalışma Saatleri Yasası’nın kısmen askıya alınması ve ‚pazar günü koruması‘ gibi temel işçi haklarının kısıtlanması da ekleniyor. Bunlar da sona ermeli!

Şirketler için milyarlar yerine kapsamlı bir toplumsal pakete ihtiyaç var. Bu, kısa çalışma ödeneğinin yüzde 100’e çıkarılmasını, bağımlı çalışanlar, küçük girişimciler ve serbest meslek sahipleri için asgari kısa çalışma ödeneğinin getirilmesini, devlet yardımlarında önemli artış ve işten çıkarılmaya karşı korumanın genişletilmesini içerir. Pandemiden sonra da mücadele etmeden işyerlerinin kapanması ve işten atmaları kabul etmeyeceğiz. Özellikle pandemi sırasında devlet yardımından yararlanan şirketlerin işçi çıkarmasına izin verilemez!

Sendikacılar olarak, sağlığımız ve iş yerimiz için koşulsuz olarak ayağa kalkıyoruz. Çalışanlar olarak ortak mücadele etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. İşyerlerinde işçi temsilcileri olarak, şirket içinde gerekirse geçici kapatmaya kadar iş sağlığı ve güvenliğini uygulama yetkisine de sahibiz!

SAĞLIĞIMIZ PAHASINA KAR EDİLMESİNE SON!

On yıllardır sağlık ve bakım sektöründe tasarruf ve özelleştirme yapıldı. Bunun faturasını halk ödüyor. Şu anda acilen ihtiyaç duyulan diğer sosyal kurumlarda da onlarca yıldır tasarruf edildi ve şimdiki krizde eksiklikleri acı şekilde hissediliyor. Bu gelişme tersine çevrilmelidir!

KRİZİN KAZANANLARI ÖDESİN!

Dayanışma ve sosyal kurumların finansmanına dayalı bir kapanma çok paraya mal olacaktır. Ancak Avrupa toplumları gerekli önlemlerin finanse edilebileceği çok büyük bir servete sahiptir. Bu servet birkaç varlıklı insanın elinde: Birçok çalışan ve serbest meslek sahibi insan ya iş yerinde sağlıklarını riske atarken ya da bundan ve geleceklerinden endişe ederken, birkaç varlıklı insan ve büyük şirket kriz sırasında muazzam karlar elde etti. Krizin maliyetlerine katkıda bulunmalarının zamanı geldi! Bu nedenle, yüksek servetler, kurumsal karlar, finansal işlemler ve en yüksek gelirler için Avrupa çapında bir ‚COVID Dayanışma Vergisi’nin getirilmesi çağrısında bulunuyoruz.

ZEROCOVİD’İ DESTEKLE!

Bu nedenle sendikacılar olarak, “ZeroCovid – dayanışmacı bir Avrupa kapanması için” kampanyasının çağrısına katılıyor ve insanları bunu desteklemeye çağırıyoruz!

Ana sayfaya bağlantı: www.zero-covid.org

Dilekçe bağlantısı: https: //weact.campact.de/petitions/zerocovid-fur-einen-solidarian-europaischen-shutdown

E-Posta: zerocovid@gmx.net

(Çeviren: Semra Çelik)