Bremen’de siyah annelere yönelik ayrımcılık

Bremen’de 200 çocuğa anneleri siyah olduğu için doğum belgesi verilmiyor! Almanya’da evlilik dışı çocuk sahibi olmak çok normal ama siyah kadınlar bu haktan mahrum.

Bremen“de çocuklarına doğum belgesi verilmeyen çok sayıdaki siyah kadın eyalet nüfus dairesi önünde bir eylem yaparak ayrımcılığa son verilmesini talep etti. Eylemcilerden Agatha L.; „Doğum belgesi herkesin hakkıdır! Çocuklarımız temel haklarından mahrum bırakılıyor, yani ırkçılık yapılıyor.“ dedi.

Agatha L.’nin bebeği on aylık ve hala doğum belgesi yok. Bebeğin babasının otuz yıldır Almanya’da yaşadığını söylemesine rağmen nüfus dairesi babalığını tanımıyor. Bunun yerine L.’nin Almanya’da oturum hakkı olmayan başka biriyle evli olduğunu iddia ediyor.

Alman Medeni Kanunu’na göre, bir çocuğun babası, anneyle evli olan kişidir. Nikah yoksa babalığın kabul edilmesi yeterlidir. Baba bir Alman vatandaşı ise veya oturma izni varsa, çocuk ve anne de bu statüyü alır.

Evlenmemiş ebeveynleri olan çocuklar aslında 21. Yüzyıl’da normal ama nüfus dairesi, kadınlar siyah ve evli olmadıkları için çocukları da yok sayıyor. Bremen’de bu durumda olan 200 kadın var. Bu kadınlar, „Hepimiz Bremeniz“ adlı bir birlik oluşturarak yaptıkları açıklamada; “Almanya’ya gelen ve burada çocukları olan siyah kadınlarız. Çocuklarımız Alman vatandaşıdır.“dediler.

Bremen Mülteci Konseyi de, ellerinde babalığın kabul edildiği belge olmasına rağmen nüfus dairesinin bundan şüphe duyarak soruşturma başlattığını bildirdi. Mülteci Konseyi’nden Gundula Oerter, „Çocuğun biyolojik babası olacak başka bir erkekle evli olma varsayımının kadınlar için ciddi sonuçları var“ diyor.

Nüfus dairesi kadınları neredeyse 700 euroya mal olan bir inceleme sürecine çağırıyor. Gelinen ülkedeki Alman büyükelçiliği parayı kadının medeni durumu ve geçmişini araştırmak için kullanıyor. Eski komşulara soruluyor, aile ziyaret ediliyor ve ilkokul belgeleri de dahil olmak üzere tüm belgelerin orijinalinde sunulması gerekiyor.

Çocuklar açısından da doğum belgesinin olmaması birçok soruna neden oluyor. Örneğin, anne sosyal yardım bürosu aracılığıyla yardım almaya kalkışırsa ve çocuğunu sağlık sigortasına kaydettirmeye çalışırsa, sosyal daire onu babaya yönlendiriyor. Sağlık sigortası şirketine doğum belgesi sunulamadığı için çocukların sağlık sigortası olmuyor.

Agatha L., sürecin aşağılayıcı olduğunu, nüfus dairesinin kendileri ve çocuklarına değersiz muamelesi yaptığını söylüyor. Almanya’da beyaz bir kadının evlilik dışı çocuğu tanınıyor ama siyah bir kadın bu haktan mahrum bırakılıyor.

Nüfus dairesi, çocuğun babasını saptamak için araştırma yapılmasının normal olduğunu iddia ederken mülteci konseyi çalışanı Oerter’e göre yaşananlar kurumsal ırkçılığın bir sonucu ve temel bir sorunu tek tek bireylere indirgemek ve mağdur etmek anlamına geliyor. Agatha L., arkadaşları ve mülteci dairesi, siyah kadınlara yönelik bu ayrımcılığın derhal kaldırılmasını talep ediyor. (YH)