NRW Gösteri Yasası demokrasiyi oyuyor


Oktay Demirel / Köln

Enfeksiyon Koruma Yasası (IfSG) neredeyse bir yıldır yürürlükte ve o zamandan beri birçok temel demokratik hak zayıflatıldı. Polisin yetkileri genişletildi, gösteriler keyfi olarak yasaklandı veya uyulması gereken şartlarla halktan uzak tutuldu. Hatta küçüklerin fiziksel ve psikolojik gelişimi ebeveynlerinden uzaklaştırılması meselesiymiş gibi çocuk ve ergenlerin zorla tecrit edilmesine dair tartışmalar bile yapılıyor. Sokağa çıkma yasakları, mahkemeler tarafından sık sık kaldırılsa bile hayata geçiyor. Hatta ikamet yerinden, içinde hareket edebileceğiniz 15 km’lik bir yarıçap bile belirlendi. Bu demokratik olmayan düzenlemeler çoğunluk tarafından (belki gönülsüzce) söz konusu insan hayatını kurtarmak olduğu için kabul edildi. “Ulusal kapsamdaki salgın durumu” başlangıçta Haziran 2021’e kadar uzatılacak. Görünüşe göre siyaset, meşrulaştırmak zorunda kalmadan hareket etmeye alışmış gibi.

Eyalet hükümeti gösteri özgürlüğünü daha da kısıtlamak istiyor

Görünüşe göre CDU Başkanı Armin Laschet’in siyah (CDU) ve sarı (FDP) eyalet hükümeti bu görüşte. Korona salgınının akışında, eyalet hükümeti şimdi yeni bir Kuzey Ren-Vestfalya toplanma yasası oluşturmak istiyor. Toplanma özgürlüğünün büyük ölçüde kısıtlanacağı ve yaz aylarında geçirilmesi planlanan yasa tasarısı 100 sayfalık. IfSG sayesinde alışkanlık haline gelen şey, taksitler halinde uygulamaya sokulup normallik haline getirilecek. Düsseldorflu avukat Jasper Prigge; „Taslağı okursanız, kaleme alanların mahkemelerin önceki yıllara ait tüm kararlarını incelediği ve gösterileri kısıtlamak için ne gibi imkanlar olduğunu anlamak için analiz ettiği izlenimini edinebilirsiniz. Ender olarak kamuya açık alanların gelecekte özel kişilere ait olsalar bile gösteriler için açıkça kullanılabileceği gibi olumlu şeyler olsa da genelde gösteri hakkının temel bir haktan çok bir tehlike olarak görüldüğü izlenimi hakim ” değerlendirmesini yapıyor.

Bir Truva atı olarak „militanlık yasağı“

Yasanın sözde gerekçesi özellikle sinsice: Eyalet hükümetinin resmi açıklamasına göre, aşırı sağcıların gelecekte gösteri yapması daha zor hale getirilecek. Nazilere karşı yalnızca “sembolik” yerlerde ve günlerde toplanma yasağı getirilmesi yardımcı olabilir. Ancak genel paket daha çok karşı gösterileri önlemeyi veya suç saymayı hedefliyor. Taslakta sözü edilen ilk şey yeni “militanlık yasağı“. Toplantılar “şiddet” yayma veya “göz korkutucu” görünme amacı taşıyamaz. 2006 yılına kadar ülke çapında geçerli olan eski Gösteri Yasası’nda olduğu gibi, taslakta üniforma ve paramiliter görünüm yasaklandı. Taslakta, NRW görünümü „karşılaştırılabilir bir şekilde“ kavramıyla genişletiyor. Ve işte taslak tam olarak burada netleşiyor: Siyah antifa bloğu, beyaz badanacı kıyafetlerindeki çevre ittifakı gibi, „karşılaştırılabilir tarz“da bu kategoriye ait. Katı yorumlar söz konusu olduğunda, işçilerin aynı anda iş elbiseleriyle eylem yapmalarına da izin verilmeyebilir. Bu nedenle grev ve uyarı grevleri de militanlık yasağı kapsamına girebilir. Aşırı sağcılara karşı olma bahanesi, Kuzey Ren-Vestfalya Polis Yasasına Karşı İttifak tarafından bir „Truva atı“ olarak değerlendirildi. Planlanan militanlık yasağı muazzam bir istismar potansiyeli içeriyor.

Eylem izni alan kişi her şeyden sorumlu

Gelecekte eylem izni alan kişiler belirli zorluklarla karşılaşacak. Söz konusu olan modern ve liberal bir gösteri yasası oluşturmak değil, eylemleri zorlaştırmak. Gösteri başvurusunda bulunan kişi çağrıda ismini açıklamak zorunda. Eylem başvurudan farklı şekilde ilerlerse sorumlusu eylem başvurusunda bulunan kişi olacak ve yargılanabilecek. Polis isterse, eylemdeki kolluk görevlilerinin isim ve adreslerinin de polise verilmesi gerekiyor.