AHİM Afgan sivillerinin öldürülmesinde Almanya’yı akladı

YÜCEL ÖZDEMİR / Köln

NATO’nun Afganistan’dan çekilip çekilmeyeceğinin tartıştığı şu günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) tarafından bugün verilen karar, Afgan köylülerinin yüzüne atılan bir şamar oldu. 4 Eylül 2009’da Alman Albay Georg Klein’in emriyle ABD uçakları tarafından Taliban tarafından kaçırılan tankerlerin bombalanması, 2001’de başlayan savaşı en kanlı sahnelerinden birisi oldu. Çoğunluğu çocuk olmak üzere 100 sivilin katledildiği ve “Kunduz Katliamı” olarak bilinen katliamın emrini veren Alman Albay Klein ve Almanya’ya karşı Afgan sivillerin AHİM’e yaptığı başvuru sonuçsuz kaldı. Bugun kararını açıklayan AHİM, Alman yargısının gelişmeleri doğru değerlendirerek karar verdiğini ilan etti. Böylece katliam emrini veren Klein hem Alman yargısı hem de AHİM tarafından suçsuz bulunmuş oldu.

Halbuki Almanya ve Afganistan’daki insan hakları örgütleri yıllardan beri, 100 insanın suçsuz yere öldürüldüğünü belirterek sorumluluların cezalandırılmasını istiyordu.

GECE GELEN BOMBALAMA EMRİ

3 Eylül 2009 günü Taliban’a bağlı güçler tarafından Afganistan’ın kuzeyinde bulunan Kunduz yakınlarında kaçırdığı benzin-mazot dolu iki tanker bir süre sonra ırmağa saplanıp kalınca, örgüt elemanları tankerleri bırakıp bölgeden uzaklaşmıştı. Bunun üzerine bölge köylerinden kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere siviller ellerine bidonları alarak tankerlerdeki benzini almaya başladılar. Olay hakkında istihbarat alan bölgenin sorumlusu Alman Albay Georg Klein, 4 Eylül günü sabaha doğru saat 02.00 sıralarında tankerin etrafında toplananların Taliban üyeleri olduğundan hareketle ABD uçaklarına bölgeyi bombalama emri verdi.

Böylece gecenin karanlığında 100 sivil atılan bombalar nedeniyle hayatını kaybetti. Albay Klein daha sonra yaptığı açıklamalarda, kendisine yerelde gelen bilgilerde tankerlerin etrafından toplananların Taliban üyesi teröristler olduğunu söylemişti. Tankerleri kaçıran teröristleri hedefinin Alman karargahı olduğunu da iddia etmişti. Dönemin Savunma Bakanı Franz-Josef Jung de albaya destek vererek, bombalamanın yapılmaması durumunda Alman karargahının hedef olacağını söylemişti.

Ancak, sabah olup ortalık aydınlandığında bombalananların teröristler değil, ellerinde bidonlarla tankerlerin etrafında benzin almak için toplanan çoğunun çocuk ve diğer sivillerin olduğu anlaşıldı.

ALMANYA KATLİAMIN ÜSTÜNÜ KAPATMAK İÇİN HERŞEYİ YAPTI

Katledilenlerin teröristler değil de siviller olduğu anlaşılınca Almanya olayın üzerini kapatmak için girişimlerde bulundu. Yaşamını kaybeden her bir kişi için 5 bin Euro tazminat ödeyerek, bombalamanın unutulmasını istedi. Yanlış kararı veren Albay Klein hakkında Federal Savcılık tarafından açılan soruşturma mahkeme tarafından geri çevrildi. Gerekçe olarak da ortada verilen yanlış bir kararın olmadığını gösterdi. Bu karara yapılan itiraz da Alman Anayasa Mahkemesi tarafındanda Aralık 2020’de reddedilince, dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AHİM) taşınmış oldu.

AHİM DE ALMANYA’YI AKLADI

Bombalamada 8 ve 12 yaşlarındaki iki oğlunu kaybeden bir babanın ve eşini kaybeden bir kadının yaptığı başvuruyu değerlendiren AHİM, Alman yargısının olayı doğru değerlendirerek karar verdiğini kanaat getirerek, Almanya’yı haklı buldu.

Böylece Almanya geride kalan ailelere tazminat ödemekten ve yabancı bir ülkede savaş suçu işlemekten kurtulmuş oldu. Dava devam ettiği süre içerisinde, 2016 yılına Almanya, Alman askerlerinin yurtdışında işledikleri suçlar nedeniyle yargılanamayacakları konsunda bir düzenleme de yapmıştı.