SPD makyaj peşinde

26 Eylül’de yapılacak genel seçimler için program taslağını açıklayan Sosyal Demokrat Parti (SPD), pek çok sosyal sorunu gündemine almış imajı yaratmaya çalışıyor. Ancak partinin neoliberal kanadını temsil eden Federal Maliye Bakanı Olaf Scholz’u başbakan adayı olarak gösteren SPD’yi soldan bir vaatler programı da kurtarmayacak gibi görünüyor. Yapılan son anketlere göre, 2017’de yüzde 20 oy alan partinin oy oranı yüzde 15’e kadar düşmüş durumda.

Başbakan adayı Scholz ve eş başkanlar Saskia Esken ve Norbert Walter-Borjans’ın katıldığı ortak basın toplantısıyla 1 Mart’ta açıklanan seçim programında, SPD’nin oy kaybetmesinde büyük rolü bulunan Hartz IV uygulamasının adı “Bürgergeld” (Yurttaş Parası) olarak değiştiriliyor. Dönemin SPD-Yeşiller koalisyon hükümeti tarafından Mart 2003’te ilan edilen Ajanda 2010’da yer alan Hartz IV Yardımı, işsizlik parası süresini sınırlarken, işsizlerin sahip olduğu bütün gelir ve mülkiyetin sorgulanmasını, belirlenen şartlara uymayanlara verilen yardımın kesilmesini öngörüyordu. Bu nedenle geniş kesimlerin tepkisini çekmiş ve SPD’de hızla oy kaybetmeye başlamıştı. Bütün tepkilere rağmen dönemin başbakanı Gerhard Schröder geri adım atmaya yanaşmamıştı.

İŞSİZLİK PARASI VE ÇOCUK PARASINDA YENİ DÜZENLEME ÖNERİLERİ

Daha önceki SPD seçim programlarına göre daha sol görünen 2021 seçim vaatleri arasında Hartz IV’ün reformdan geçirilmesi yer alırken, miktarının yükseltilmesinden ise söz edilmiyor. Taslakta, işsiz kalanların gelirleri ve konut durumları ilk iki yıl içinde karışılmayacak ve tekrar bir işe girmelerini sağlamak için kalifiye olmaları konusunda yardım edilecek. Bu nedenle işsiz kaldıktan sonra iki yol boyunca verilecek işsizlik yardımı “Arbeitslosengeld Q” (İşsizlik Parası Qualifizirung) olarak adlandırılıyor. 

Taslakta ayrıca çocuklar “Bürgergeld” kapsamından çıkarılarak “Kindergrundsicherung” (Çocuk Temel Güvenlik Parası) kapsamına alınıyor. Bu çerçevede çocuk parası miktarı ailelerin gelir durumuna bağlanıyor. Geliri yüksek olan aileler az, düşük olanlar ise fazla çocuk parası alacak. Şu anda 219 euro olan çocuk parası gelirden bağımsız olarak ailelere veriliyor. SPD’nin taslağında çocuk parasının tabanının 250 euroya, tavanının ise 528 euroya çıkarılması öngörülüyor. Bu durumda en zenginler 250 euro çocuk parası almaya devam ederken, düşük gelirliler ise daha fazla alacak.

Saat başı asgari ücreti 12 euroya çıkarmayı vaat eden SPD, genel olarak emekliler dışındakilere mini işleri yasaklamayı hedefliyor. Genel olarak servet vergisini yüzde 1 arttırmayı da hedefleyen SPD, en fazla kazanan kesimlerden alınan vergiyi ise yüzde 45’ten 48’e çıkarmayı öngörüyor. Buna göre yıllık gelirleri 250 binin üzerinde olan bekarlar ve 500 binin üzerinde olan evliler yüzde 3 daha fazla vergi ödeyecekler.

SADECE KAĞIT ÜZERİNDE SOLA KAYMA VAADİ

SPD tarafından “Gelecek Programı” (Zukuftprogramm) olarak ilan edilen 48 sayfalık seçim programında yazılanların kağıt üzerinde kalmaması durumunda önümüzdeki dönemde koalisyon ortağı olarak kalması hedefleniyor. Programda bunun için ise “Ampül Koalisyonu” (SPD-Yeşiller-FDP) ya da “Kırmızı-Kırmızı-Yeşil” (SPD-Sol Parti-Yeşiller) hedefleniyor. Geçtiğimiz dönem verilen vaatlerin yerine getirilmemesi ise CDU’nun koalisyon ortağı olmasına bağlanıyor. Buna rağmen SPD’nin çabası sonucunda korona döneminde kısa çalışma parasının uzatılması, ek çocuk parasının hayata geçirilmesi, et sektöründe taşeron ve kiralık firmaların yasaklanması, temel emeklilik maaşının yürürlüğe konulması, düşük ve orta gelirlilerin “Dayanışma Vergisi”nden muaf tutulması gibi adımlar başarı olarak sıralanıyor.

Seçim kampanyası sırasında “Güçlü Avrupa” talebi de öne çıkarılacak. Programda otobanlarda hız limitinin saatte 130 km olarak belirlenmesi de öneriliyor. Özellikle otomobil tekelleri hız sınırlamasına karşı çıkıyor. Savaş, silahlanma, yurt dışındaki Alman askerleri, bölgesel çatışmalara Almanya’nın müdahaleleri ise taslak metninde daha çok “barış misyonu” olarak geçiyor.

SPD’nin oy kaybetmesinde büyük payı bulunan Ajanda 2010 ve Hartz IV Yasası hayata geçirildiğinde parti genel sekreteri olan Scholz, bütün uygulamalara destek vermişti. Şimdi ise yaklaşık 20 yıl önce Schröder ile birlikte hayata geçirdiklerine makyaj yapmaya soyunmuş durumda. 

1998’den bu yana, 2005-2009 dışında, bütün dönemlerde koalisyon ortağı olan SPD’nin emekçiler aleyhine hayata geçirdikleri, lehine geçirdiklerinden çok fazla. Bu nedenle küçük rötuşlarla imajını düzetmesi pek mümkün görünmüyor. (YH)