Yol verin, genç işçiler geliyor!

Foto: Ali Çarman / Stuttgart

ALİ ÇARMAN

Üç ay gibi bir zamandan bu yana Almanya genelinde onlarca kent ve yüzlerce fabrikada değişik biçimlerde eylemler gerçekleşmekte.

IG Metall sendikasının pandemi koşullarında düzenlediği uyarı grevleri toplumda sempati topluyor. Kuşkusuz, sendikal bürokrasinin amacı işi başından savmak olsa da işçilerin üretimden gelen gücün yaratıcılığı kendini farklı şekillerde, biraz da tedirgin ederek hissetiriyor.

Uyarı grevlerine bu kez güney bölgesinin kalbi durumunda olan Mercedes işçileri peş peşe gerçekleştirdikleri uyarı grevleri ile katıldı.

IG Metall sendikası pandemi tehlikesini öne sürerek Mercedes Sindelfingen’de iki saat erken bitirerek işçileri evlere gönderdi. Sessiz sedasız evlerine giden işçiler böylece uyarı grevi yapmış oluyor!

Bu tutum bütün fabrikalarda uygulanamıyor. Örneğin işten atma planlarının veya yeniden düzenlemelerin olacağı fabrikalarda uyarı grevleri mitinglerle taçlandırılmakta. İşçiler sendikalarının ileri sürdüğü taleplerin gerçekleşebilmesi için kararlılık ve coşkularını göstermekteler.

Gecenin karanlığında ateşli eylem

Mettingen Mercedes işçileri ilk eylemlerini sabaha doğru saat 03.30 da gerçekleştirdi. Gece vardiyasındaki işçiler iş bırakıp üç nolu kapı önünde toplandılar. Burada yapılan konuşmaların ardından işçilere, ‚iş bitti şimdi evlerinize gidebilirsiniz‘ denildi.

Günün ikinci uyarı grevi aynı alanda bu kez saat 10.30’da başladı. Üç nolu kapıya doğru ilerlerken diğer bütün kapılara IG Metall sendikasının uyarı grevi pankart ve afişlerinin asılı olduğunu gördük.

Saat 10.00’da, sendika ve işçi temsilcileri sahnenin teknik ve diğer düzenlemelerini bitirdiler ve çav bella marşı yüksek sesle çalınmaya başlandı.

İşçilerin her eylemine ikirciksiz koştuğumuz için artık birçoğu ile tanış ve dost olduk. Sahneden ‚abi gel güzel bir fotoğrafımızı çek‘ diyen Antepli ile Kemal’in yanına gidiyoruz.

Bu kez bir başka tarafta, Neckar nehri boyunda büyük bir coşku ile gelen çırak ve genç işçilerin yanındayız. Genç işçilerin ellinde sendikalarının dağıttığı bayrak, döviz ve talepler var. Hepsi düzenli ve kararlı biçimde üç nolu kapıya geldiklerinde alkış ve ıslıklarla karşılanıyor.

Mücadeleci bir gelenekten gelmek

Untetürkheim ve Mettingen Mercedes fabrikalarının bölgede mücadeleci tutumlarıyla ayrı bir yerleri var. İşyeri işçi temsilciliği başkanı Michael Haberle’nin, “Haklarımız ve güvenli bir gelecek için mücadele etmekten başka şansımız yok. Biz mücadelenin lokomotifi olacağız” sözlerine işçiler dakikalarca alkış tutarak karşılık veriyorlar.

İşçiler, miting alanındaki sahnede küçük bir skeçle patronların tutumunu protesto ederek ‚bize kulak ver‘ mesajı veriyorlar.

Eylemlere bakıldığında işçiler arasında mevcut gidişata ilişkin küçümsenmez bir öfke ve tepki olduğu dikkat çekmekte. İşinden olma, gelecek kaygıları da yok değil. Konuştuğumuz bir çok işçi ‚Bu işin sonu nereye varacak?‘ diye sorarak, otomobil sektöründeki yeniliklerin getireceği sonuçlara dikkat çekiyorlar.

Mesafe ve kapanmaların devam ettiği bugünlerde işçiler, tehlike altında hergün üretmeye devam ediyor. Nitekim geçtiğimiz günlerde patronların yapmış oldukları karlarla ilgili açıklamalar da bunu gösteriyor.

Uyarı grevinin sonuna doğru işyeri temsilciliği, “arkadaşlar şimdi eve gitme zamanı diyerek yüzlerce işçinin katıldığı eylemin bittiğini” açıkladı.

TİS döneminde bugüne değin 600 bin işçinin Almanya genelinde uyarı grevlerine çıktı. Önümüzdeki hafta 25 Mart perşembe günü de; Bosch, Porsche ve Mahle işçileri çıkacakları uyarı grevinde iki kilometrelik işçi zinciri oluşturacaklar.

%d Bloggern gefällt das: