Aşırı sağcılar gövde gösterisinde, devlet seyirci!

Foto: Yeni Hayat

Bir yıl önce Stuttgart’ta ortaya çıkan aşırı sağcı ‚Querdenker hareketi‘, 3 Nisan günü kentte maskesiz, mesafesiz bir şekilde adeta gövde gösterisi yaptı. Güvenlik güçleri ise öncesinden bu şekilde olacağı bilinen eylemi engelleme yerine, adeta yardımcı oldular. Eyleme katılan her dört kişiden birisinin göçmen kökenli olması ise ayrıca dikkat çekici.

ALİ ÇARMAN

Bütün dünyada insanlık pandemi salgın belası ile uğraşırken, Stuttgart merkezli aşırı sağ hareket ‚Querdenken‘ (Aykırı Düşünenler) insanların iyi niyetlerini suistimal ederek, sözüm ona insan hak ve özgürlükleri ve Almanya anayasasını savunduklarını ileri sürerek eylemler yapmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz yıl nisan ortalarında itibaren 200 kişi ile başlatılan hareket giderek büyüdü: Berlin, Chemnitz, Kassel ve birçok şehirde tanınan ırkçı isimler ve ırkçı semboller ile politika sahnesinde görünür oldu. Başlangıç dönemlerinde düştükleri hatalardan dersler çıkararak, “ne aşırı sağcı ne aşırı solcu, hiçbir parti ile ilişkimiz yok” deseler de, miting alanlarındaki görüntüler söylenenin aldatmacadan ibaret olduğunu yeterince ortaya koyuyor. Irkçı parti AfD’nin önde gelen isimleri, imparatorluk bayrakları, dazlak neonaziler mitinglerde aktif rol almakta.

KURALLARI TAKAN YOK, GÜVENLİK BİRİMLERİ VE BELEDİYE SEYİRCİ

Yeni sağ hareket uzun bir aradan sonra, ilk ortaya çıktığı Stuttgart’ta polisin ve yeni belediye başkanının gözü önünde adeta gövde gösterisi yaptı. Maske, mesafe ve hijyen kuralları bir anda çöpe atıldı. 3 Nisan günü sabah saatlerinden itibaren Stuttgart ve çevre şehirlerden insanlar şehre gelmeye başladı. Miting alanlarından biri olan Marienplatz’a giden tramvaylar tıka basa doluydu. Uyarılara aldıran yoktu. Halbuki diğer günlerde tramvaya maskesiz binmenin cezası 250 euro!

Miting alanı kısa zamanda oldu. Kilise çevreleri yeni basılmış İncil’i dağıtmakla meşguldü. Salgının bir yalan olduğuna dair bildiriler, komplo teorisi hakkındaki açıklamalar içeren diğer materyaller… Alanda, Alman bayrağı ile barış bayrakları da göze çarpanlar arasındaydı.

Stuttgart’ta şehir idaresi ve polisin aşırı sağ ve ırkçı propagandaya karşı bir şey yapmaması ilk değil. İlericileri, demokratları, uyarı grevine çıkan binlerce metal işçisini sürekli mesafe ve maske konusunda uyaran, yer yer tehdit eden polisi bu kez göremedik. Deyim yerindeyse polisler de ‚Querdenker’lerle birlikte güle oynaya yürüdü.

Yürüyüş ve mitingde dikkat çeken bazı pankart ve dövizler ise şunlar oldu: ‘‘Kendi halklarına karşı savaş sürdürüyorlar”, “Ebeveyn misiniz ya da kendi çocuklarınızı da test ettiriyor musunuz?”, “Her gün milyonlar kalp durmasından ölüyor”, “Sadece yalan söyleyen politikacılara inanılmaz”, “Özgürlüğün en büyük düşmanı memnun kölelerdir”, “Korona önlemlerine son, normalliğe geri dönülsün”, “Kendinizi kötü hissettiğinizde maskeleri indirin”, “Biz halkız’’.

POLİS YÜRÜYÜŞE DESTEK VERDİ

Miting alanında yapılan konuşmaların ardından şehir merkezine doğru yürüyüşe geçildi. Stuttgart antifa gençliğinin aşırı sağcıları protesto etmek için yapmış olduğu bisikletli yürüyüş sonrası B14 otobanı kapatılarak yürüyüşün burdan geçilmesine izin verilmedi. Onlarca bisiklet ile kapatılan yolda “No Pasaran” denilerek tepkisiz kalınmadı.

Ancak polis burada tereddütsüz gücünü gösterdi ve yürüyüşe devam edildi. Querdenker’lerin yol boyunca trafik lambalarını ve radarları pul ve afişlerle kapatmalarına en küçük müdahalede bulunulmadı. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir basın mensubu da tartaklandı. Stuttgart’ın bütün önemli yolları kapatılmış, maske takmayanların gövde gösterine davetiye çıkarılmıştı. Yürüyüş boyunca maske takan birini gördüklerinde ise ‚maskeni çıkar‘ diyecek kadar ileri gittiler.

Polisin açıklamasına göre 10 bin, kendilerinin duyurduğuna göre 30 bin kişinin katıldığı Stuttgart Wasen’deki miting olaysız ve müdahalesiz sona erince evlerinin yolunu tutanlar yeniden maske takmaya başladı. “Neden böyle yapıyorsunuz” diye sorduğumuzda, “Ceza yemek istemiyoruz” diye cevapladılar.

EYLEME KATILAN HER DÖRT KİŞİDEN BİRİ GÖÇMEN

Miting alanlarında her renkten bayrağa izin verilmesi, sahnedeki renkli simalar ve okunan ilahi şarkılar gösteriyi düzenleyenlerin farklı bir algı oluşturma çabasını yansıtıyordu. Göçmenlerin bu kadar yoğun katılımı aslında şaşırtıcı görülmemeli, zira bu ülkede insanların yaklaşık dört biri göçmenlikle bağlantılı.

Pandemi boyunca devam eden ekonomik kısıtlamalar, işten atmalar, sağlık çalışanlarının olağanüstü çabaları ve büyük çelişki arz eden tedbirler konusunda tek laf etmeyenler, ikiyüzlece davranarak politik arenada güç olma çabasındalar.

Bu nedenle “bunlar korona önlemlerini protesto ediyor” gibi basitçe bir yaklaşım, aşırı sağın-ırkçılığın gelişmesine neden olacaktır. Öfkelenmek için yeteri kadar neden ve sorun var. Ancak önemli olan bu öfkenin hedefine neyi aldığıdır.