AŞI AYRICALIĞI

Foto: Pixabay

Aşısı yapılanların sayısı arttıkça aşılı olanların kısıtlamalardan muaf kalması yönünde çağrılar yükseliyor. Robert Koch Enstitüsü’nün ‚iki doz aşı yaptıranların başkaları ve kendileri için tehlikeli olmaktan çıktığı‘ yönündeki açıklaması bunda etkili oldu. Konuyla ilgili düzenlemelerin mayıs ayı sonunda yapılması planlanıyor. 31 Temmuz’da kadar da nüfusun yüzde 75’nin aşılanması hedefleniyor.

Almanya’da aşıyla birlikte hayatın kısmen normalleşeceğine dair güçlü mesajlar verilmeye başlandı. 3 Mayıs pazartesi günü ‚Korona Bakanlar Kurulu‘, iki Kovid-19 aşınını yaptıranların normal yaşama adım atmasını öngören bazı düzenlemeleri içeren önerisini görüştü. Tasarı, aşı yaptıranların bir çok alanda normal hayata dönmesini içeriyor. Bunların başında seyahat, alışveriş, cafe ve restaurantlarda yeme içme geliyor. Ayrıca okullarda da normale dönüş öngörülüyor. Yasanın kısa süre içinde mecliste ele alınması ve 28 Mayıs’a kadar Bundesrat (federal konsey) tarafından onaylanarak 1 Haziran’dan itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. Konuyla ilgili bilgi veren Sağlık Bakanı Jens Spahn, en kısa zamanda aşı yaptıranların daha fazla haklara sahip olmasını istediklerini söyledi.

ROBERT KOCH ENTİSİTÜ NE DİYOR?

Ülke genelinde aşı yaptıranlarla yaptırmayanlar arasında bir ayrımın konulmasında Robert Koch Entitüsü’nün (RKI) yaptığı değerlendirme büyük bir rol oynadı. RKI, tam aşı yaptıran bir kişinin negatif test yaptıran bir kişiden başkaları için daha az tehlikeli olacağını ifade ederek, yeni düzenlemelerin yapılmasına yeşil ışık yaktı.

Ne negatif testin ne de tam aşının yüzde 100 kişileri kovid-19’dan korumadığını, buna rağmen aşı yaptıranların başkalarına virüsü bulaştırma olasılığının çok az olduğuna dikkat çekti. RKI’nin verilerine göre halen Almanya’da yapılmakta olan AstraZeneca ikinci dozdan sonra yüzde 65, BioNTech ise ikinci dozdan sonra yüzde 90 koruma sağlıyor. Bu da aşı yaptıranlara daha fazla hareket alanı yaratılmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. RKI, iki aşıyı yaptıran ve PCR testi yaptıranlar arasında koronavirüse yakalanların sayısının çok düşük olduğuna da işaret etti. Aşı yapıldıktan 15 gün sonra tam etkisini gösterdiği için, yakalananların bu süreyi tamamlamayanlar olabileceği de tahmin ediliyor. Ancak kesin bir veri bulunmuyor.

İsrail’de yapılan bir araştırmaya göre BioNTech aşısının ilk dozunu yaptırdıktan 12-28 gün sonra koronaya yakalananların olduğu tespit edilirken, ikinci aşıdan sonra yakalananların sayısı ise çok düşük.

HEDEF YAZ SONU

İlk aylarda aşılamada yavaş davranan hükümete hem kamuoyundan hem de muhalefetten geniş tepki gelmişti. Daha çok aşı merkezleri üzerinden aşılamayı yürütmeyi hedefleyen hükümet daha sonra ev doktorlarına da aşı yapma izni verince süreç beklendiği gibi hızlandı. Günlük aşı sayısı bir milyona kadar ulaştı. 7 Haziran’dan itibaren işletme doktorlarına da izin verilecek. Böylece işletmelerde çalışanlar ve aileleri hızlı bir şekilde aşılanabilecek. Özellikle büyük işletmelerde aşı merkezleri şimdiden kurulmaya başlandı. Sağlık Bakanı Jens Spahn, işletme doktorlarının günde 500 bin çalışana aşı yapabileceğini ifade etti.

Bütün bunların olabilmesi için ise aşıyı sağlayan BioNTech firmasının sadece ev doktorları ve işyeri doktorları için günde 3 milyon doz aşıyı servis etmesi gerekiyor. Kapasitenin buna uygun olup olmadığı konusunda çeşitli endişeler söz konusu.

Değişik kaynaklardan basına yansıyan bilgilere göre yaz sonuna kadar halkın yüzde 75-80’i aşılanmış olacak. Bunun da ’normal hayata‘ geçmek için önemli bir adım olacağı ifade ediliyor. Süddeutsche Zeitung’da yer alan bir haberde Bavyera Başbakanı Markus Söder, geleneksel Ekim Bira Festivali’ni (Oktoberfest) yapmak için Münih belediye başkanıyla temas kurdu. Ancak yapılan görüşmelerde festivalin bu yıl da yapılmaması konusunda görüş birliğine varıldığı bildirildi.

YENİ BİR BÖLÜNME Mİ: AŞI OLANLAR VE OLMAYANLAR!

Özellikle iki aşıyı yaptıranlar için hayatın normalleşmesi yönünde bazı adımlar atılmaya başlanırken, önümüzdeki süreçte toplumun ‚aşı yaptıranlar‘ ve ‚yaptırmayanlar‘ olarak ikiye bölünmesi endişesi de artıyor. Bu durumda aşı yaptırmayanların pek çok düzenlemeden mahrum kalacağı ya da zorunlu olarak aşı yaptıracakları anlaşılıyor. Özellikle seyahat sırasında aşı şartının getirilmesi durumunda bu durum fiili olarak gündeme gelmiş olacak. Yapılan anketlere göre yaşlıların yüzde 80-90’ı aşıdan yana olurken, bu oran 16-25 yaşları arasındaki gençler arasında ise yüzde 50’ye kadar düşüyor. Koronavirüsün genel olarak azalması için öngörülen 55-60 milyon insanın aşılanması hedefinin yerine gelmesi için ise Almanya’da halkın yüzde 70-75’inin aşılanması gerekiyor. (YH)

%d Bloggern gefällt das: