Qosay için Ezidilerden açıklama

FOTO: Yeni Hayat

AYHAN ZEYTİN / DELMENHORST

Almanya çapında Ezidi dernek ve politikacıların bulunduğu sekiz kuruluş Delmenhorst’ta polis tarafından öldürülen Sadam Khalaf Qosay için ortak bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, hem olay yerine gelen sağlık görevlilerinin gence yardım etmemeleri hem de orantısız şiddet kullanmasından şikayet edildi.

Olayın yaşandığı ilk günlerde Oldenburg şehrindeki Ezidi derneği başkanı üstüne basa basa “Biz hukuk devletine güveniyoruz, davamızı hukuk çerçevesinde sürdüreceğiz” gibi vurgulamalar yapması dikkat çekiyordu. Bundan dolayı aile eylem yapmak taraftarı olmadığı gibi, bu konuda duyarlı olan dernek, kişi ve inisiyatifleri de geri tutuyordu.

POLİS VE SAĞLIK EKİBİNE BASKILAR ARTIYOR

Olayla ilgili yeni bilgiler çıktıkça polis ve sağlık görevlilerine yönelik baskılar da yükseliyor. Basın açıklamasında, “Almanya’nın diğer bölgelerinde de öldürülen Ezidi gençlerinin olaylarında görüldüğü gibi bu olayda da ırkçılık bir rol oynuyor. Bu gençler baskılardan ve ırkçılıktan kaçtılar, ama burada ırkçılığa kurban gittikler” denilerek, polis ve diğer kurumlardaki ırkçı yapılanmaya son verilmesi, yabancıların politikacılar ve medya tarafından suçlu olarak damgalanmasına son verilmesi ve Qosay’ın ölümünün ayrıntılarıyla açığa çıkarılması talep edildi.

SAVCILIK VE AVUKAT FARKLI KONUŞUYOR

Bilindiği gibi ölen gencin ailesi, Hamburg-Eppendorf Üniversitesi Tıp Merkezi’nde (UKE) özel olarak ikinci bir otopsi yaptırdı. Ölüm nedeni olarak „oksijen yetersizliğine bağlı kardiyovasküler yetmezlik“ („Sauerstoffmangelbedingtes Herz-Kreislaufversagen“) olarak belirtiliyor. UKE raporu, cilt sıyrıkları ve kanama gibi çok sayıda yaralanmayı da tespit etmiş. Savcılık açıklamasında da, cesetteki şiddet izleri doğrulandı. Ancak “bunlar, şiddetin yoğun olmadığını göstermekte” denilerek, “otopside nefes darlığının nedeni belirlenemedi” ifadelerine yer verildi.

Qosay’ın ailesinin avukatı Lea Voigt ise tam bir açıklama talep ediyor: „Koşma, panik, biber gazı, yüzüstü pozisyonda tutma, bu faktörler nasıl etkili oldu?‘, tüm bunlar açıklığa kavuşturulmalıdır”. Avukat ayrıca gencin ailesi tarafından yaptırılan bir otopsi raporuna atıfta bulunarak, „Ölüm, oksijen yetersizliğiyle ilişkili şoktan dolayı meydana geldi“ diyerek, “Bu oksijen eksikliğinin nereden geldiği belli değil. Otopsi raporu bunu açıklamayabilir. Genç ve canlı bir adamın neden öldüğünü açığa çıkarmak araştırmacıların görevidir. Polis ve savcılığın kendi adamlarını etkilese de bu olayı düzgün araştırıp, herşeyi açıga çıkararak kendilerini kanıtlama şansı var“ açıklmasında bulundu.

Bochum Ruhr Üniversitesi Hukuk Fakültesi kriminoloji profesörü Tobias Singelnstein’in tecrübelerine göre bu, oldukça zor olan bir konu. Yasadışı polis şiddetini araştıran bilim insanı, „sorun savcılığın bu tür vakalarda soruşturmaya önceden belli bir anlayışla yaklaşmasıdır“ diyor. Singelnstein’ın açıklaması devamla şçyle: “Polis memurları birbirlerine güvenmek zorundalar. Bu olumlu anlamda bir birliktelik duygusu yaratır. ”Fakat: O zaman meslektaşlarının olaylarına (davalarına) tarafsız bakılamaz. Araştırmayı yapan kişilerin önyargılı olduklarının farkına varmaları daha da önemlidir. Polis her gün şiddet kullanıyor. Hata, suistimal ve sınırı geçme gibi durumların olmaması bir mucize olurdu“.

QOASAY 1 MAYIS EYLEMİNDE DE ANILDI

„Qosay’ın anısı için birlik“ inisiyatifi Bremen’de 1 Mayıs yürüyüşüne katıldı. 50 kişiye yakın bir gurup ellerinde Qosayın fotoğraflarını ve pankartlarını bir kortej oluşturarak taşıdılar. Tren istasyonundan 700 katılımcı ile hareket eden “enternasyonalist ve devrimci bir Mayıs” inisiyatifinin yürüyüşü Domsheide üzerinden Leibnizplatz’a geldi. Miting alanında katılımcıların sayısı bin kişiye ulaştı. Burada Qosay’ın kuzeni Barsan, kuzeninin ölümüne neden olan olayı anlatıp, polis şiddetini kınayarak, olayın aydınlatılmasına kadar mücadele edeceklerini, bu mücadelelerinde herkesin desteğine ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Bu arada gencin ölümünün ardından geçen yedi haftaya rağmen otopsi protokolü hala aileye verilmedi. Bu arada Qoasay için yapılan etkinlik ve eylemler de devam ediyor. İnisiyatif tarafından Qosay ile ilgili küçük afişler bastırılıp şehirdeki birçok direğe asıldı. Büyük afişler ve posta kutularına dağıtılmak üzere el ilanları da bastırılacak. Qoasay için bir de internet sayfası açıldı: “www.qosay.de”, “www.tiktok.com inerinnerunganqosay”. Ayrıca Flüchtlingsrat Bremen tarafından bir de bağış kampanyası başlatıldı.

%d Bloggern gefällt das: