Covid19 ve bürokrasiye rağmen: Emekçiler 1 Mayıs’ta alanlara çıktı

Korona salgının ikinci yılında da Almanya’nın 300 bölgesinde işçi ve emekçiler 1 Mayıs’ı alanlarda kutladı. Sendika bürokratlarının birçok bölgede son ana kadar oyalamalarına ve polisin yasaklama girişimlerine karşın binlerce işçi ve emekçinin alanlara çıkmasını engellenemedi. Tabanın baskısıyla gerçekleşen eylemlerde krizin yükünün zenginlerin ödemesi, işten atmaların yasaklanması, kısa çalışma parasının %100 ödenmesi, tam personel karşılığı 30 saatlik iş haftası talep edildi. Bazı bölgelerde polis gençlerin ağırlıklı olduğu 1 Mayıs gösterilerine saldırdı.

Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü 1 Mayıs, tüm dünyada olduğu gibi Almanya’da da korana salgını gölgesinde kutlandı. Alman Sendikalar Birliği, DGB’nin, “Dayanışma Gelecektir” sloganı altında çağrısını yaptığı birçok bölgedeki gösteri ve mitingler son anda iptal edildi veya sanal ortamda düzenlendi.

Tabandan sendikacıların ve değişik mücadeleci örgütlerin kararlı duruşları sayesinde birçok bölgede yürüyüş ve mitingler düzenlendi. Değişik bölgelerde son güne belirsizliği koruyan sendika bürokrasisi şehirdeki duruma göre ya tüm etkinlikleri iptal etti yada “sendikal delegasyon” yöntemiyle katılımı düşük tutmaya çalıştı.

DGB tarafından yapılan açıklamada Almanya genelinde 300 dolayında farklı biçimlerde etkinlik düzenlendi. Eylemler 40-50 kişilik mini eylemlerden 4 bin kişinin katıldığı kitlesel eylemlere kadar farklı oldu.

ÖNCE SAĞLIK”

DGB’nin merkezi eylemi bu yıl Hamburg Fischmarkt’ta düzenlendi. Sendikaların delegasyonlarla katıldığı miting 200 kişi ile sınırlı tutuldu. Mitingde konuşan DGB Genel Başkanı Reiner Hoffmann, “Bu yıl da 1 Mayıs’ı pandemi şartlarında kutluyoruz. Yüzbinlerce işçinin katıldığı eylemler bu yapılmayacak. Bu seneki öncelik vatandaşların ve meslektaşlarımızın sağlığı. Ama buna rağmen sendikalar 300 yerde bayrakları dalgalandıracaklar. Alanlarımızı korona inkarcılarına, sağcı milliyetçilere, sağcı radikallere ve faşistlere bırakmayacağız” dedi.

Sermayenin saldırılarını eleştirmek yerine, “İşverenlere sosyal sorumluluklarını için baskı yapmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye konuşan Hoffmann, sosyal devletin ne kadar önemli olduğunun da kriz döneminde ortaya çıktığını söyledi. “Bu dönem pek çok güçlü yönüne rağmen, refah devletimizin zayıf yönleri de görünür hale geldi: Bir milyondan fazla insan işini kaybetti. Aynı zamanda birçokları son sınırlarına kadar çalışıyorlar. Özellikle kadınlar olağanüstü çifte yük altında eziliyorlar. Bu artık kabul edilemez. Ve biz, modası geçmiş toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden güçlenmesine izin vermeyeceğiz. Kadınların eşitliği ve kadın-erkek arasındaki dayanılmaz ücret farkının son bulması için birlikte mücadele ediyoruz” dedi.

BÜROKRASİ ENGELİ AŞILDI

Hoffmann, “alanlarımızı korona inkarcılarına, sağcı milliyetçilere, sağcı radikallere ve faşistlere bırakmayacağız” diye konuşmasına karşın Hamburg DGB yönetimi son ana kadar 1 Mayıs kutlamalarıyla ilgili belirsizliği korudu. DGB’nin net davranmaması üzerine Hamburg’un değişik ilçelerinde 40’a yakına 1 Mayıs yürüyüşü ve mitingleri için başvurular yapıldı. Gösteri ve miting başvuruları polis tarafından SPD/Yeşiller hükümetinin desteğiyle yasaklandı veya mahkemeye taşındı.

Polisin yasaklama ve sendika bürokrasisinin oyalama taktiğini 2020 1 Mayıs’ından hatırlayan birçok kurum kuruluş, inisiyatif, dernek Hamburg’un 40 yakın noktasında binlerce emekçiyle birlikte bütün sınırlamalara ve yasaklara rağmen 1 Mayıs’ı yaygın kutladı. Eylemler Harburg , Bergedorf gibi fabrikaların yoğun olduğu ilçelerin yanı sıra Altona, Wandsbek, Jungfernstirg ve Barmbek yapıldı.

DIDF Gençlik ve Internationaler Jugend Verein’in girişimi ile oluşan, sendika gençlik kollarının, Falken gibi gençlik örgütlerinin de yer aldığı “Jugend Bündnis”, Ganzemarkt meydanında yaklaşık 250 gencin katılımı ile 1 Mayıs’ı kutladı.

DIDF, GKB, Sol Parti, Sol sendikacıların, ZeroCovid inisiyatifinin içinde yer aldığı krize karşı birliğin Dammtor için yaptığı miting başvurusu yasaklandı. Bütün çabalara rağmen izin verilmezken 1 Mayıs günü alan onlarca polis arabası ve yüzlerce polis tarafında adeta işgal edildi. Yasağı protesto etmek için meydana gelen DIDF, GKB ve diğer örgütlerin üyeleri yine polis tarafından engellendi. Salgını gerekçe gösteren polis, mitinge aşırı katılım olacağını ileri sürerek protestoya izin vermedi. Hamburg genelinde eylemlere 10 binden fazla katılım oldu.

HİJYEN KONSEPTİNİ POLİS BOZDU”

Şehrin diğer yerlerinde yasağa rağmen alanlara çıkanlara ise polis saldırdı ve yüzlerce kişiye para cezası kesti. Sol Parti Hamburg İç Politika Sözcüsü Deniz Çelik yaptığı açıklamada, „Kapsamlı hijyen konsepti hazırlanmasına ve tüm gerekliliklere uygun davranma güvencesine rağmen, mitingler peş peşe yasaklandı ve böylece toplanma özgürlüğü ayaklar altına alındı. Polis, toplantı yasağını uygularken birçok yerde orantısız şiddet kullanarak durumu tansiyonu tırmandırdı. Gereksiz yere insanlar köşeye sıkıştırıldı ve saatlerce kapalı bir alanda alıkonuldular. Polis bu tutumuyla mesafelerin korunamadığı bir durum yarattı ve böylece iddia edilen enfeksiyon kurallarının uygulanmasını engelledi” dedi

BERLİN’DE BÜROKRASİ BİR TARAFTA EMEKÇİLER BİR TARAFTA

Başkent Berlin’de DGB’nin Brandenburger Tor’un önünde pandemi koşullarını gerekçe göstererek 200 kişi ile sınırladığı mitingde DGB Berlin Başkanı Christian Hossbach, Amazon çalışanlarının sendikalaşma çalışmalarına dikkat çekti ve herkesi dayanışmaya çağırdı. Ardından IG BCE Sendikası Başkanı Michael Vassiliadis bir konuşma yaptı. Berlin Eyalet Başbakanı Michael Müller, SPD, Yeşiller, Sol Parti ve CDU eyalet başkanları ile Federal Çalışma Bakanı Hubertus Heil de mitinge katıldılar. Bu mitingde de IG Metall sendikasının Doğu ile Batı Almanya işçileri arasındaki ücret eşitsizliğin kaldırılması talebi de görünür haldeydi.

Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW), DGB Jugend ise bisiklet konvoyu oluşturarak 1 Mayıs’ı kutladılar.

Mücadeleci Sendikacılar Ağı da „Krizin faturasını ödemeyelim sloganıyla DGB binasının önünden Urban Hastanesi önüne kadar bir yürüyüş ve mitingle 1 Mayısı kutladı. Çok sayıda yerli ve göçmen sol örgüt de bu eyleme katıldı. 1500 civarında katılımcının olduğu gösteride DİDF Berlin, DİDF Jugend ve Göçmen Kadınlar Birliği de yerini aldı. DİDF Jugend adına Roylan Tolay bir konuşma yaptı. Aynı gün ayrıca Berlin’in pek çok semtinde irili ufaklı eylemlerle 1 Mayıs kutlandı. Yapılan açıklamalarda Berlin genelinde eylemlere 10 binden fazla katılım olduğu bildirildi.

BRAUNSCHWEİG’DA KRİZ POLİTİKALARI ELEŞTİRİLDİ 

Kuzey Almanya’nın önemli işçi merkezlerinden biri olan Braunschweig’da işçi ve emekçiler sabah saat 10’da Burgplatz’da buluştular. Değişik fabrikalardan gelen işçilerin yanı sıra DİDF ve diğer örgütlerin üyeleri de pankart ve bayrakları ile alana geldiler. Başlangıç mitinginde Braunschweig belediye başkanı Ulrich Markut ve Ver.di sendikasından Sebastian Wertmüller birer konuşma yaptılar. Beş yüz kişi için izin verilmesine karşın kitle 1000 civarındaydı. Daha sonra yürüyüşe geçen kitlenin sayısı artmayı sürdürdü. Kapanış mitingde ise konuşmayı Almanya’nın tanınmış sosyologlarından Prof. Dr. Klaus Dörre yaptı. Dörre konuşmasında hükümetin pandemi politikasını eleştirdi ve tekellere ve büyük işletmelere aktarılan yardımlara dikkat çekerek, yüzbinlerce işçi ve küçük esnafın iflasına yol açtığını belirtti.

BREMEN’DE 1 MAYIS

1 Mayıs günü Bremen’de çok sayıda gösteri yapıldı. DGB’nin 420 kişi için izin almasına rağmen 700 civarında katılımın olduğu eylemin ana konuşmacısı Eğtim ve Bilim Sendikası (GEW) Başkanı Merlis Tepe sözlerine, “Bugün burada buluşmamız, alanları yeniden ele geçirmemiz bile kendi başına çok önemli” diye başladı. Okul ve çocuk eğitimine daha fazla kaynak ayrılmasını talep eden Tepe, 2021 yılının işçi ve emekçiler açısından zor geçeceğini söyledi. DGB Bremen Başkanı Annette Düring ise 2020 yılında ücretlerin yüzde 0,8 oranında düştüğünü ve bu açığın kapatılması için mücadele edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bunun yanı sıra “enternasyonalist ve devrimci 1 mayıs” için çağrı yapan çok sayıda grubun düzenlediği miting ve gösteriye 1500 civarında katılım oldu. Bu iki gösterinin yanı sıra Bremen’de “Sağa karşı neneler” ve diğer küçük örgütler tarafından üç gösteri daha düzenlendi.

DELMENHORST: Tam zamanı!

Bremen yakınlarındaki Delmenhorst’ta bu yıl DGB, 1 Mayıs gösterisini korona nedeniyle iptal etti. “15 km ötedeki Bremen’de yüzlerce insanın katılımıyla 1 Mayıs kutlanırken burada korona salgınını ileri sürmek anlaşılır değil” diye tepkilerini gösteren Delmenhorst DİDF ve Yunan-Alman Dostluk Derneği, Sol Parti ile ortak bir mitin çağrısı yaptılar. 50 kişinin katıldığı eylemde yapılan konuşmalarda, “bugün sokağa çıkmanın tam zamanı” denildi.

BİELEFELD

Bielefeld’de iki yürüyüş ve bir mitingle 1 Mayıs kutlandı. İlk yürüyüş merkez istasyonda başladı. Alman gruplar tarafından çağrısı yapılan yürüyüşe, DİDF ve Türkiyeli örgütler de katılarak, DGB’nin düzenlediği mitingle birleştiler. Yürüyüş sonrası yaklaşık 600 kişinin katıldığı ve 1 saat süren mitingde, Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) başkan yardımcısı Andreas Keller bir konuşma yaptı. Konuşmasında, pandemi döneminde en çok güvencesiz işlerde, bakım alanında ve özellikle bu alanda çalışan kadınların mağdur olduğunu ifade ederek, “bir an önce çalışanlarının ve işsiz kalanların sorunlarına çözüm getirilmelidir” dedi. Miting sonrası “Hastanelere daha fazla personel alınsın inisiyatifi” hastane çalışanlarıyla dayanışma çağrısı yaptı. Şehir hastanesine doğru yürüyüşe geçen yaklaşık 200 kişi, hastane önünde yapılan dayanışma mitingiyle sağlık çalışanlarının sorunlarına dikkat çekildi. İnisiyatif ve kurumlar adına yapılan konuşmalardan sonra mitingi sona erdi. 1 Mayıs kutlamları kapsamındaki ayrıca 30 Nisan cuma günü de Antinationale Linke tarafından “Krizin faturasını zenginler ödesin” adı altında bir yürüyüş gerçekleştirildi. Bu yürüyüşe de yaklaşık 400 kişi katıldı.

HANNOVER

Hannover de 1 Mayıs sokaklarda kutlandı. DIDF Jugend’ın inisiyatifyle, birçok gençlik örgütünün katıldığı iki saatlik yürüyüşe yaklaşık 400 kişi katıldı. Hannover kent merkezinde yaptıkları miting konuşmalarından sonra kitle, DGB’nin düzenlediği mitinge katıldı. Bu mitinge de yaklaşık 2000 emekçi katıldı. Konuşmalarda genelde krizin yükünü emekçilere ödetmeye çalışanlara karşı mücadele etmek gerektiği üzerinde duruldu ve “krizin faturasını bu krizden kazanç sağlayanlar ödemeli” mesajı verildi. Ayrıca bu zor dönemde emekçilerin dayanışmasının ne kadar önemli olduğu vurgulandı.

DGB Mitinginden sonra ‘Querdenker’ (Korona inkarcıları) grubun yaptığı eyleme karşı bir yürüyüş yapıldı. DIDF Hannover ve DIDF Gençlik, taşıdıkları pankartlarda, “30 saatlık iş haftası, Leiharbeit’in yasaklanması, kar yerine sağlık, zenginler krizi ödesin” gibi taleplerde bulundu !

DORTMUND

Dortmund’da 200 kişilik miting başvurusu yapan DGB Başkanı Jutta Reiter, gelen eleştirilere karşı, “delegasyonla 1 Mayıs yapmak hiç 1 Mayıs yapmamaktan iyidir” cevabını verdi. Gösteri öncesinden DGB internet sayfasından üyelerine mitinge gelmeme çağrısı yapıldı. “1 Mayıs’a katılırız diye şehir merkezine gelmeyin, eve gönderilebilirsiniz” denilen çağrıda evde oturup sanal etkinlikleri izleme tavsiye edildi. Bu tutuma rağmen DGB mitingine 400 kişi katıldı. Aynı saatlerde Neonazilerin tarafından düzenlenen eyleme karşı iki farklı koldan karşı gösteri düzenlendi. Öğle sonrası ise yaklaşık 600 kişinin katıldığı “devrimci 1 Mayıs” gösterisi yapıldı.

KREFELD: MİTİNGİ KİM İPTAL ETTİ?

Dortmund DGB’nin aldığı tutum Kuzey Ren Vestfalya (NRW) eyaletinde tek olumsuz örnek değildi. 1 Mayıs’la ilgili önce tüm şubelere yürüyüş ve miting için başvuruların yaparak hazırlıklara girişmelerini öneren DGB NRW, 1 Mayıs günü yaklaştıkça bu kararında caymak için tüm yol ve yöntemleri denedi.

Önce “güvenlik güçlerinin salgın nedeniyle yürüyüşler için talep ettikleri koşulları yerine getirmemiz mümkün olmadığı için sadece miting yapılmasını öneriyoruz” kararını bölgelere ileten DGB NRW, 1 Mayıs’a bir-iki gün kala ise aynı gerekçeyle mitinglerin de iptal edilmesini ve ‘eylemlerin’ sanal alemde yapılmasını önerdi.

IG BAU Rheinland örgütü ise alınan bu kararları eleştirdiği gibi gösteri ve mitinglere aktif katılacaklarını ilan etti. IG Metall ise yürüyüş ve miting yerine otomobillerle ‘gösteri’ yapılmasını önerdi.

Krefeld’de benzeri bir muamma yaşandı; DGB yönetim kurulu miting kararı almasına karşın 1 Mayıs’tan bir gün önce mitingin iptal edildiği duyuldu. DGB yönetim kurulu üyelerinin dahi bilgisi olmadan bu kararı kimin aldığı önümüzdeki günlerde Krefeld’de bir hayli tartışılacak.

Krefeldli mücadeleci sendikacılar DGB mitinginin iptal kararının duyulduğu gün yeniden miting başvurusu yaparak, “1 Mayıs’ta alanlardayız” çağrısı yaptı. Daha önce mitinge konuşmacı olarak davet edilen IG BAU Rheinland Başkanı Antonia Kühn, “sendikacıların yapacağı mitinge sendika olarak destek vereceğiz ve konuşmacı olarak katılacağız” açıklamasını yaparak tutum aldı. 250 işçi ve emekçinin katıldığı eylemin iyi geçmesi özellikle DİDF Krefeld’in çabaları sonucu gerçekleşti.

KÖLN’DE 6 GÖSTERİ

Köln’de DGB’nin çağrısıyla Heumarkt alanında 700 kişinin katıldığı bir mitingin yanı sıra 5 gösteri daha düzenlendi. DGB Köln Başkanı Wittich Rossmann ve Ver.di NRW Başkanı Gabriele Schmidt birer konuşma yaptılar. Rossmann konuşmasında korona salgınının Köln’de de sosyal bölünmeyi güçlendirdiğini söyledi. “Hahnwald’da insidans sıfır, Chorweiler, Kalk ve Libur’da ise 500, 600, 700 insidans. Bur yanda yoksulların evlerindeki dar yaşam koşulları, yetersiz sıhhi ve dijital ekipmanlar diğer yanda nasıl korona krizinden uzak, rahat evlerde, tamamen dijitalleştirilmiş ve dolu bir cüzdanla yaşayanlar şehrimizdeki sosyal dengesizliği çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor” dedi. Schmidt ise Federal hükümetin 1,3 trilyon euroyu tekeller için masaya koyduğunu söylerken yoksullar için daha fazla adım atılmasını talep etti. Aynı gün Köln’ün değişik semtlerinde de eylemler düzenlendi, bir gösteride ise polis saldırıp 11 kişiyi göz altına aldı.

ESSEN’DE BİR MAYIS KUTLANDI, IRKÇILIĞA KIRMIZI KART GÖSTERİLDİ

Pandemi koşullarına ve ağır sınırlamalara rağmen, Essen’in farklı semtlerinde düzenlenen 1 Mayıs eylemlerine binlerce insan katıldı. Bu yıl Essen’de 1 Mayıs daha çok antifaşist bir mücadele gününe dönüştü. Kentin yedi yerinde ayrı ayrı eylemler yapıldı. Bu eylemlerin sadece biri asıl olarak 1 Mayıs kutlamasına yönelikti. Diğer eylemler ise Irkçı/ faşist partiler, AfD, Die Rechte ve NPD’nin yaptıkları eylemlere karşı yapılan eylemlerdi.
Bu yıl Alman Sendikalar Birliği DGB, 1 Mayıs eylemini kent merkezinin dışında, Messe Parkplatz’da (fuar otoparkı) gerçekleştirdi. Üçyüz civarında araçla eyleme gelen yaklaşık 500 kişilik grup, arabalarının içinde ya da etrafında yapılan konuşmaları dinlediler. Eylemciler bu kez konuşmacıları alkışlamadılar ama korna çalarak, konuşmalara destek verdiler.
Eylemde, DGB Oberhausen adına Thomas Schicktanz, Essen Belediye Başkanı Thomas Kufen, NGG Başkanı Guido Zeitler, DGB Gençlik adına Lukas Rose, DGB’nin eski merkezi yöneticilerinden Ursula Engelen-Kefer, DGB Bölge Başkanı Dieter Hillebrand konuşma yaptılar. NGG Başkanı Guido Zeitler’nın konuşması yoğun beğeni alırken, CDU’lu Belediye Başkanı Thomas Kufen’nin NPD ve AfD eylemlerini kastederek “Ağır pandemi koşullarında, ırkçıların toplumu bölmeye çalıştıklarını” söylemesi de destek aldı.

ESSEN’DE ANTİFAŞİSTLER SOKAKLARDA

Faşist NPD, mahkeme kararı ile Essen-West tren istasyonunda, AfD’nin ise Altenessen semtinde eylem yapması, kentte, antifaşistleri sokağa döktü.
Antifaşistler, Holsterhausen, Frohnhausen, Altenessen, Essen-West semtlerinde sokağa çıkıp; “Essen’de faşistlere yer yok” diye haykırdılar. Farklı semtlerde eylem yapan antifaşistler, antifaşist blok “Essen Stellt sich Quer”in çağrısıyla saat 13:00’e doğru, Essen-West tren garının yanında NPD’ye karşı toplandılar. NRW çapında, “ Birlikte Özgürlük Hakları, Sosyal Adalet İçin” parolasıyla bir araya gelen yaklaşık 150 kadar NPD ve Die Rechte taraftarı faşiste karşı iki binin üstende antifaşist karşı gösteri yaptı.
Essen’deki eylemler sadece bunlardan ibaret değildi. Aynı zamanda kapatılan hastanenin kamulaştırılarak açılması için de eylem vardı. DİDF’in de içinde yer aldığı “Hastaneleri Kurtarın” inisiyatifi, Altenessen Carlsplatz’da eylemdeydi ve imza toplamak için ilk standını açtı. Bu eyleme de yaklaşık yüzelli kişi katıldı.

FRANKFURT’TA İŞÇİ VE EMEKÇİLER ALANLARDAYDI

DGB Frankfurt’un “Dayanışma Gelecektir” şiarıyla yaptığı 1 Mayıs eylemine 4 bin işçi ve emekçi katıldı. Bir yıldan beri salgını fırsat olarak değerlendirip işçi ve emekçilere yönelik saldırıların artığı bu süreçte DGB’nin yaptığı çağrıya bir çok alandan ve işletmelerden emekçiler kendi talepleri ile destek verdiler. Eylemde öne çıkan talepler “sağlık sektöründe çalışanlar için alkış yetmez, daha iyi iş ortamı ve yeterli ücret”, Konut kiralarına artırılmasına karşı taleplerin yanı sıra özelikle sermayenin salgını bahane ederek bir çok işletmede işten atmalara başlamasına karşı pankart ve dövizlerle tepki gösterildi.

Frankfurt eyleminde dikkat çeken bir önemli yan ise havaalanında farklı işletmelerden isçilerin, “Havaalanı işçileri birlikteyiz”, “işten atılmalar durdurulsun”, “eşit işe eşit ücret” pankartıyla yürümeleri oldu. Yaklaşık 80 bin işçinin çalıştığı havaalanında son bir yılda binlerce işçi kısa çalışmaya gönderilirken yüzlercesi işten atıldı. İşçilerin birliğinin sağlanmasında ilk adımı olarak Wisag, LSG-GG, Handling Costs firmalarında çalışanlar hem işverenlere hem de sendika bürokrasisine karşı 1 Mayıs’ta güzel bir mesajı verdiler.

1 Mayıs eyleminde başta sendika gençliği olmak üzere birçok gençlik örgütü bir araya gelerek gençlik bloğu oluşturdular ve kendi taleplerini dile getirdiler.

Öte yandan akşam saatlerinde Antifa gençliğinin yaptı çağrı üzerine 3 bine yakın gencin katılımı ile kutlamak istenen 1 Mayıs gösterisine polis saldırarak eylemi dağıtılmak istedi. Polis saldırısında bir çok genç yaralandı. Polisin uyguladığı şiddet birçok kurum ve kuruluşlar tarafından eleştirildi.

DARMSTADT: FATURA EMEKÇİLERE ÇIKMASIN!

Bu yıl 1 Mayıs Darmstadt’ta DGB’nin çağrısıyla düzenlenen bir mitingle alanlarda kutlandı. Geçen yıl pandemi sebebiyle Darmstadt’ta alanlara çıkmayan sendikalar bu yıl korona salgını nedeniyle geleneksel olarak düzenlenen yürüyüşten vazgeçerek sadece mitingle 1 Mayıs’ı kutladılar. Bir gün öncesinde IG Metall Gençliğinin düzenlediği araba sineması etkinliğiyle başlayan kutlamalara ilgi yoğundu.

Yaklaşık 700 kişinin katıldığı mitingde bir çok sendikanın yanı sıra DIDF Darmstadt adına da bir konuşma yapıldı. Konuşmalarda işçi ve emekçilerin pandemi döneminde öne çıkan sorunlara değinilerek, ücret, çalışma koşulları ve iş güvenliği konularında faturanın işçilere çıkarılmaması talep edildi ve her türlü ayrımcılığa karşı ortak mücadelenin önemi vurgulandı.

KASSEL: VİRÜS KARŞISINDA HERKES EŞİT DEĞİL

Kassel’de 1 Mayıs bu yılda geleneksel olarak kutlandığı gibi Königsplatz’da kutlandı. 500 civarında işçi ve emekçinin katıldığı gösterinin ana konuşmacısı bu yıl Ver.di Başkanvekili Andrea Kocsis’di. “Virüs karşısında tüm insanlar eşit değil” diye konuşan Kocsis, “burjuva üst tabaka steril ortamda ve hızlı internet bağlantısıyla homeoffice yaparken tezgahtarlar, otobüs sürücüleri, paket hizmetindekiler, bakım ve eğitim hizmetlerinde çalışanlar her gün virüs tehdidi altında çalışıyorlar” dedi. “Sorun sadece çalışma koşullarında değil aynı zamanda sosyal riskler, ekonomik risklerde söz korusu” diye konuşan Kocsis, “Dolgun ücretliler ücret kayıpları olmadan evden çalışırlarken düşük ücretliler ya işten çıkarıldılar yada kısa çalışmaya gönderildiler. Bu kriz sosyal devletin tüm açıklarını gözler önüne serdi” dedi.

Yapılan diğer konuşmalardan sonra aralarında DİDF ve GKB’nin de bulunduğu gruplar bir yürüyüş düzenlediler.

MANNHEIM’DE MAHKEME KARARI İLE YÜRÜNDÜ

Mannheim’da DGB tarafından düzenlenen 1 Mayıs Mayıs mitinginde sendikacılar ve kitle örgütleri işçilerin sorun ve taleplerini dile getirdiler. Sabah 9.30’da Alter Messplatz’da yapılan mitingin ardından çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kitle Paradeplatz’a kadar coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Pollis tarafından günlerdir engellenmek istenen yürüyüşe mahkeme kararıyla 30 Nisan akşamı izin verildi.

Mannheim’da bu yıl Solidaritätsnetzwerk, DİDF Jugend, SDAJ, Seebrücke, Interventionistische Linke ve DGB Jugend’ın ortak 1 Mayıs yürüyüşü başvurusu yapmış ancak yetkili makamlar tarafından son anan kadar izin verilmemişti. Solidaritätsnetzwerk’in ısrarlı çabası sonucu, mahkeme 15’e kişilik gruplar halinde yürünebileceğine karar verdi ve DGB mitinginin ardından yapılan yürüyüşe çoğu genç yaklaşık 300 kişi katıldı.

STUTTGART’TA COŞKULU 1 MAYIS

Pandemi koşullarına rağmen bu yıl da Stuttgart’ta düzenlenen yürüyüş ve mitinge binlerce kişi katıldı. Yürüyüşe üç gün kala 1 Mayıs yürüyüşünün polisin istemi doğrultusunda tenha bir yere taşınmasına sendikalar müsaade etmeyerek şehir merkezinde ısrar ettiler. Sendika binası yakınında bulunan Stuttgart Üniversitesi bahçesinde saat 10’da toplanan işçiler, gençler ve kadınlar gri havayı renklendirerek sevinç gösterilerinde bulundular.

Stuttgart Kadın İnsiyatifi’nin de birçok ayrıntıyı dikkate alarak 1 Mayıs’a geldiği görüldü. Kadınlar miting başlangıcında sahnede sağlık emekçilerin sorunlarına dikkat çeken skeçler sergileyip, yürüyüş boyunca üzerinde taleplerinin bulunduğu mor balonlar uçurdular. Ayrıca kadınlar kürtaj yasası 218’in kaldırılması için 15 Mayıs eylemlerine çağrıda bulundular.

Koca bir alan kısa sürede dolunca, en önde sendika temsilcilerin taşıdığı ‘Dayanışma Gelecektir’ pankartı, onların hemen arkasında ise Grup Lokomotiv’in ritimleri eşliğinde 1 Mayıs yürüyüşü başladı. IG Metall, Ver.di, NGG ve IG BAU sendikalarının gerek katılım gerekse hazırlık bakamından işine önem verdikleri görüldü.

Lilo Hermann Kültür Merkezi çevresi ise her zamanki gibi coşkusu, gençlik katılımı, havai fişek gösterileri ve işçi sınıfının taleplerini dillendiren onlarca pankart ve dövizlerle herkesin gıpta ile izlediği bir atmosfere sahipti.

Türkiyeli örgütler ise kızıl bayraklar ve taşıdıkları tablovari pankart/resimler ile ayrı bir görüntü verdiler.

Pandemi ve insan sağlığının hiçe sayıldığı, sınıfa yönelik saldırıların artarak devam ettiği koşullarda gerçekleşen bu yılki 1 Mayıs yürüyüş ve mitingi dost-düşman herkese aslında güzel bir mesaj verdi. Stuttgart 1 Mayısı’nın en anlamlı yanı bu oldu denilebilir.

Ara mitingler sonrası tekrar gelinen toplanma alanında Ver.di genel yönetiminden Sylvia Bühler ve DGB Stuttgart adına Philipp Volltrach birer konuşma yaptılar.

SİNDELFİNGEN: GÜZEL BİR GELECEK İÇİN BİRLİK OLUNMALI

Sindelfingen şehrinde de yağmurlu havaya rağmen 1 Mayıs yürüyüş ve mitingi gerçekleştirildi. Saat 12’de, Mercedes caddesinde başlayan yürüyüşe 300 işçi katıldı. Şehrin merkezi alanı Markplatz’da yapılan mitingde Ver.di sendikası adına Sidar Çarman bir konuşma yaptı. Çarman konuşmasında, salgın döneminde karını katlayan Amazon şirketindeki işçilerin ağır çalışma koşullarına dikkat çekerek, perakende alanında çalışan emekçilerin TİS sürecine değindi.

Thabile adlı müzik grubunun seslendirdiği şarkılara işçiler alkışlarla eşlik ettiler. Ver.di üyesi bir grup göstericide, Amazon işçilerinin sağlık ve iş koşullarını dile getiren bir skeç sundu.

GÖPPİNGEN: HAYALLERİMİZ İÇİN MÜCADELE EDELİM

1 Mayıs gününe kadar mitingin yapılıp yapılmayacağı muamma olan Göppingen’de mücadeleci sendikacıların ve işyeri temsilcilerinin DGB’ye bir nevi ültimatom vermeleri üzerine durum netleşti. DGB’nin son anda farklı karar alabileceğinden hareket eden sendikacılar komşu kent Geislingen’de de miting başvurusu yaptılar.

Miting kararının zorla da olsa alınmasından sonra DGB Göppingen’in çağrısı üzerine 150 civarında işçi ve emekçi Schillerplatz’da buluştu. Mitingde ana konuşmacı olan IG Metall Göppingen/Geislingen Şube Başkanı Martin Purschke, 1970’li yıllarda sol kesimde ünlenen “Rüya bitti” (“Der Traum ist aus”) parçasından alıntıyla başladı. Ekonomik krizin ve korona salgınının herkesi uyandırdığını ve gerçekleri ortaya koyduğunu vurgulayan Purschke, asgari ücretin 15 € olması, kiralık ve taşeron işçiliğin yasaklanması, doğu ve batı Almanya arasındaki ücret farkına son verilmesi gerektiğini söyledi. Purschke sözlerine, “Hayallerimizin gerçek olması için mücadele edelim” diyerek son verdi.

DİDF Jugend adına konuşan Lorin Aslanbuga, zenginlerle yoksullar arasındaki uçurum her geçen büyüdüğünü, milyonlarca işçinin korona tehdidine karşın her gün çalışmaya zorlandıklarını vurguladı. Genç işçilerin ve çırakların durumlarına da değinen Aslanbuga, “Meslek eğitim yerleri sürekli azalıyor, okulu bitirenler istedikleri dalda eğitim yapamıyorlar. Mesleklerini bitirenler ise süreli sözleşmeler veya kiralık işçi olarak çalıştırılıyorlar. Nedensiz süreli sözleşmeler ve kiralık işçilik yasaklanmalı, çıraklara insanca yaşamaya yetecek kadar ücret verilmeli, asgari ücret 15 € olmalı” dedi.

GEİSLİNGEN: HASTANEMİZE DOKUNMAYIN!

Göppingen’de 1 Mayıs etkinliğinin yapılmasını güvenceye alan mücadeleci sendikacılar, miting başvurusunu geri çekmeyerek bunu farklı bir eyleme dönüştürdüler. Geislingen’deki hastaneyi kapatma planlarına ve Odelo isimli otomobil yan sanayi firmasının kapatılmasını protesto eylemleri düzenlediler. Önce hastane ve Odelo firması önünde paralel iki miting düzenleyen işçiler daha sonra şehir merkezinde ortak miting düzenlediler.

Kilise papazından hastane çalışanlarına, işyeri temsilcilerinden DİDF Jugend’e, Göçmen Kadınlar Birliği’den Geislingen Belediye Başkanına kadar altı konuşmacı hastane ve Odelo çalışanlarıyla dayanışmalarını dile getirdiler. Konuşmacılar arasında en çok destek DİDF Jugend’dan Silvan Bozkurt aldı. “Kısa çalışmaya gönderilen, işten atılan, meslek eğitim yeri bulamayan, meslek eğitiminden sonra iş bulamayan biziz. Bu toplumdaki sınırlar köken, din veya ulusal değil; sınır öğrenciler, çıraklar, işçiler ve varlıklılar arasındadır. Hastaneden ve Odelo’dan atılan biziz, hastanesiz kalacak olan da biziz. Servetlerine servet katanlar bunlardan olumsuz etkilenmiyor, onlar bu durumdan faydalanıyor” dedi.

ULM SAĞA KARŞI!

Yaklaşık 800 işçi ve emekçinin katıldığı 1 Mayıs gösteri ve mitinginin ana konuşmacısı IG Metall Yürütme Kurulu üyesi Hans-Jürgen Urban’dı. Konuşmasına salgın dönemindeki sosyal dengesizliğe değinen Urban, ayrıca sendikaların aşırı sağ güçlere karşı tutumunu da ortaya koydu.

Urban’ın yanı sıra göçmenler adına olduğu gibi gençlik çevre hareketi FFF adına da konuşma yapıldı.

NÜRNBERG’DE DGB’YE AÇIK MEKTUP

Alman Sendikalar Birliği DGB’nin Mittelfranken bölgesinde tüm gösteri ve mitingleri korona gerekçesiyle iptal etmesinin ardından Nürnberg’de mücadeleci güçler 1 Mayıs gösterisini örgütlediler. Gösteriye 200 kişiyle sınırlanması dayatmasına karşı mahkemeye yapılan başvuru sonucu bu yasakta kaldırıldı. Üç blok halinde düzenlenen gösteriye 2 bin civarında katılım oldu.

Son ana kadar DGB’yi gösteri yapmaya ikna etmeye çalışan DİDF Nürnberg, sendikanın son kararını vermesinin ardından DGB’ye yönelik açık mektup yayınladı. Mektupta uluslararası işçi sınıfının mücadele gününde sendikanın pasif kalması eleştirildi.

MÜNİH: DÜNYANIN HİÇBİR VİRÜSÜ 1 MAYISIMIZI BİZDEN ALAMAZ!

Almanya’nın her yerinde olduğu gibi Münih’te de DGB’nin 1 Mayıs gösteri ve mitingini örgütleyip örgütlemeyeceği, nasıl olacağı uzun süre belirsizliğini korudu. Önce yürüyüşü iptal eden DGB ardından mitingi de iptal etmişti. Özellikle Ver.di ve GEW sendikalarının tabanından gelen baskılar üzerine her iki sendika da 1 Mayıs’ta sokağa çıkma kararı aldılar ve DGB üzerinde baskı oluşturdular.

DGB’nin yürüyüş yapmayacağı kesinleşmesinden sonra kurulan ve içinde sendikal işyeri gruplarının ve siyasi örgütlerinde yer aldığı bir birlik oluşturuldu. Münih belediyesinin 150 kişilik sınırlamasına karşın gösteriye, aralarında güçlü bir Ver.di kortejinin de olduğu 1100 kişi katıldı. Yürüyüş korteji miting alanı Marienplatz’a geldiğinde alanda hazır bulunan 250 kişiyle birlikte 1500 kişiye yaklaştı.

Kısa bir süre önce tarihinin en kötü toplu sözleşmesini imzalayan IG Metall’in Genel Başkanı Jörg Hofmann, konuşmasına “dünyanın hiçbir virüsü 1 mayısımızı bizden alamaz” (“Den 1. Mai nimmt uns kein Virus dieser Welt weg”) sözleriyle başladı. Konuşması “uzlaşmacı sendika istemiyoruz” sloganlarıyla protesto edilen Hofmann, önümüzdeki süreçte dijitalleşme ve dönüşümün daha fazla önem kazanacağını söyledi. Devletin borç frenini ertelemesini talep eden Hofmann, “Hidrojen enerjisine yönelik AR-GE, hızlı internet ağı, elektro araçlar için şarj istasyonları vb. için ciddi yatırımlar gerekiyor” dedi.

%d Bloggern gefällt das: