8 Mayıs: Savaşa ve faşizme karşı zafer günü

ALİ ÇARMAN

İnsanlığın başına bela olan faşizm ve ikinci paylaşım savaşı, 55 milyon insanın ölümü, bombalarla yerle bir edilen şehirler ve büyük fedakarlıklar-kayıplar sonucu 8 Mayıs 1945’de yenilgiye uğratıldı. Böylece, üçüncü imparatorluk hayalleri peşinde olan Hitler faşizmi tarihe gömüldü.

O gün bugündür, başta Almanya olmak üzere faşizmden kurtulan bütün Avrupa ülkelerinde 8 Mayıs zafer günü anısına kutlamalar yapılmakta.

Bugün ikinci paylaşım savaşının bitişi ve faşizmin yıkılmasının, özgürlük ve barış bayrağının yeniden göndere çekilmesinin 76. yıl dönümünde Stuttgart’ta da bir yürüyüş ve miting gerçekleştirildi.

Saat 14’de, Urbanstr’deki mahkeme binası önünde başlayan mitinge 500 kişi katıldı. DİDF yönetim kurulu üyesi ve sendikacı Sidar Çarman’nın sunuculuk yaptığı yürüyüş ve mitingde acı, hüzün ve sevinç anları birlikte yaşandı.

Stuttgart mahkemesinin kararlarıyla, Hitler dönemi (1933-1945) yıllarında idam edilen 423 kişi (402 erkek-21 kadın) için dikilen anıtına kırmızı karanfiller bırakılıp mumlar yakıldı.

Mitingin başlangıcında Hitler dönemini yaşamış ve babası Anton Hummler 25 Eylül 1944 tarihinde faşistler tarafında idam edilen Heinz Hummler, katılımcıları derinden etkileyen bir konuşma yaptı.

Heinz Hummler, savaşın ve faşizmin korkunç yüzünü anllatıktan sonra, 12 yaşında bir çocuk olduğu 1944’de, komünist olan babasının kurtulması için çabaladığını, mektuplar yazdığını ama kurtaramadığını hüzünle anlatarak sözlerini löyle sürdürdü: “Ve o gün bugündür ben de savaşa ve faşizme karşı mücadele etmekteyim. 1990 yılından bu yana ülkemiz Almanya’da 200 kişi (çoğunluk göçmen kökenli) ırkçılar tarafında katledildi. Stuttgart’ta Amerikanın savaş merkezi EU-Com ve Afri-Com bulunmakta. Demem o ki, savaş ve faşizm tehlikesi kapitalizm var oldukça insanlık için somut bir tehlike olarak var olacaktır. Demokrasi, barış ve özgürlükler için mücadele etmeliyiz”.

Önde taşınan “Unutmadık-Unutturmayacağız” pankartı ile yürüyüşçüler Hotel Silber önüne geldi. Hitler faşizmi yıllarında Stuttgart’ın en karanlık yüzü olan nazi gizli polisi merkezi adına işkence ve cinayetlere imza atılan Hotel Silber bugün müze durumunda.

Burda yapılan konuşmanın ardından bu kez, Direniş Anıtı’nın bulunduğu alana gelindi. Savaşa karşı barış mücadelesi aktivisti ve sanatçı olan Henning Zierock farklı dillerden direniş ve özgürlük şarkıları okudu.

DGB (Alman Sendikalar Birliği) Stuttgart başkanı Martin Kunzmann da konuşmasında şunları söyledi: “Nazilerin iktidara geldiklerinde ilk yaptıkları arasında sendikaların kapısına kilit vurmak da vardı. Çünkü onlar sendika ve işçilerden korkuyordu. Komünistler, sosyal demokratlar ve faşizmden zarar gören herkes birleşerek direniş başlattılar. Bizler bugün birlik ve direniş sonucu elde edilen zaferi kutlamak için burdayız. Geçtiğimiz aylarda sendika binamız iki kez aşırı sağcıların prokavatif saldırına sahne oldu. Irkçılığa ve faşizme karşı hep birlikte karşı durmalıyız”.

Mitingin sunumunu yapan Sidar Çarman’ın, “Barış ve özgürlük bayrağının Berlin’de göndere çekilmesinin üzerinde 76 yıl geçti. Irkçılığa ve faşizme karşı mücadele hala somut bir tehlike olarak varlığını sürdürmekte. Faşizme ve savaşa hayır diyoruz. Ellerimizdeki kırmızı karanfilleri sırasıyla anıta bırakabiliriz” çağrısıyla miting sona erdi.