‚İstanbul Sözleşmesi uygulansın!‘

Alman Kadın Konseyi (DF) İstanbul Sözleşmesi’nin 10. yıldönümününde Avrupa Konseyi’nin Şiddetten Korunma Sözleşmesi’nin Almanya ve Avrupa’daki tüm kadın ve kız çocukları için tutarlı bir şekilde uygulanmasını istiyor.

Konsey Başkanı Mona Küppers, „Kadınların ve kızların güvenliği, Avrupa’da bir iç güvenlik sorunudur ve bu nedenle yüksek politik önceliğe sahip olmalıdır“ açıklamasını yaptı. Yıldönümünün arifesinde DF, sözleşmeyle ilgili bir toplantı düzenliyor. Toplantıya AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Devlet Müsteşarı Michael Roth, devlet sekreteri Juliane Seifert (BMFSFJ) ile Almanya ve Avrupa’dan çeşitli kitle örgütü temsilcileri katılacak. Toplantı saat 16.00’dan itibaren Almanca ve İngilizce olarak bu adresten izlenebilir. https://www.youtube.com/watch?v=KGEos23syQ4

Kadın hakları açısından bu çok önemli sözleşme 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzalandı. Bugüne kadar 45 devlet sözleşmeyi imzaladı. 34 devlet ise onayladı. İlk imzacı olan Türkiye’nin istifasıyla, cinsiyete dayalı şiddetle mücadeledeki bu başarı gerilemeye başladı. Anlaşma, AB üye ülkelerinde de siyasi saldırı altında. AB genelinde onay ise hala beklemede.

DF, Türkiye’nin sözleşmeden ayrılmasının yaptırımsız bırakılmamasını savunuyor. AB içindeki ülkeler ise sözleşmeyi tartışma konusu bile yapamamalı. AB’nin kendisi sözleşmeyi onaylamalıdır. Alman Kadın Konseyi Başkanı, „Toplum olarak insan hakları konusunda net sonuçlar çıkarmazsak, değerlerimize karşı harekete geçen insanların eline geçeriz“ vurgusunu yaptı.

Almanya şiddetle mücadelede ilerleme kaydetmiş olsa da, şiddete karşı koruma ve önleme iddiası ile sözleşmenin uygulanması arasında hala büyük boşluklar var. Bu, DF’nin de dahil olduğu ‚İstanbul Sözleşmesi sivil toplum ittifakı‘ tarafından yakın zamanda yayınlanan alternatif raporda etkileyici bir şekilde ortaya konmuş durumda. DF önümüzdeki aylarda yapılacak federal meclis seçimleriyle ilgili olarak toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti önlemek ve mücadele etmek için, tüm sorumlu bakanlıkların ve her düzeydeki hükümetin dahil olduğu ve herkes tarafından bağlayıcı bir şekilde uygulanması gereken genel bir siyasi strateji çağrısında bulunuyor. „Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele ve kadının bireysel durumuna adaleti sağlayan kapsamlı bir destek sisteminin finansmanı tüm devletin görevidir.“ açıklamasını yapan DF, federal hükümeti önleyici tedbirlerin ve destek sisteminin finansmanına kalıcı olarak katılma çağrısı yapıyor. (YH)