Çoğunluk hükümetin değişmesinden yana

Almanya’da genel seçimlere yaklaşık 5 ay kala yapılan anketler ve kamuoyu yoklamaları, halkın büyük bir bölümünün hükümet ve politika değişikliğinden yana olduğuna işaret ediyor. Bertelsmann Vakfı tarafından yaptırılan araştırmada 1990’lı yıllardan bu yana ilk kez değişiklik isteyenlerin bu denli yüksek olduğuna dikkat çekildi.

Almanya’da 26 Eylül’de yapılacak genel seçimler öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, halkın önemli bir bölümü mevcut “büyük koalisyon” (CDU/CSU-SPD) hükümetinin devam etmesine karşı çıkıyor. CDU/CSU cephesinde son haftalarda, SPD cephesinde ise son yıllarda yaşanan oy kaybı da halkın bu eğilimini göstermişti. Bu nedenle önümüzdeki eylül ayında sandıktan hükümet değişikliği yönünde bir sonucun çıkması sürpriz olmayacak görünüyor. Ancak nasıl bir hükümet seçeneği ile karşı karşıya gelineceği ise belli değil.

Son anketler, özellikle Yeşiller Partisi’nin yeni hükümetin güçlü ortaklarından biri olacağına işaret ediyor. Bu konuda Bertelsmann Vakfı tarafından “ Demoskopie Allensbach” adlı araştırmanın sonuçları dikkat çekici. 1028 kişi arasında detaylı soruların yöneltilerek yapılan araştırmanın sonucuna göre, seçmenlerin yüzde 61,5’i seçimlerden sonra hükümetin değişmesini istiyor. Ancak belli konularda izlenen politikaların değişmesini isteyenlerin oranı bundan da fazla. Bu nedenle “başka bir politika” diyenlerin oranı yüzde 67,2’ye çıkarken, mevcut politikaların olduğu gibi devam etmesini isteyenlerin oranı yüzde 14’te kaldı.

“Başka bir politika” isteyenlerin oranının 1990’lı yıllardan bu yana ilk kez bu denli yükseldiğine dikkat çekiliyor. Helmut Kohl’ün başbakanlığında kurulan CDU/CSU-FDP koalisyon hükümetleri 1990’lı yıllara damgasını vurmuştu. Pek çok alanda sosyal kısıtlamaların yapıldığı bu dönem, SPD ve diğer muhalefet partilerinin “başka bir politika” talebiyle Eylül 1998’de son bulmuştu. Yerine kurulan ve 2005’e kadar devam eden SPD-Yeşiller koalisyon hükümeti, kendisinden ‚başka bir politika‘ bekleyen yığınlara sırtını dönerek, savaş ve sosyal kısıtlama politikalarıyla kendisinden önceki hükümeti gerçekten de aratmıştı.

DEĞİŞMESİ İSTENEN POLİTİKALAR NELER?

Sözkonusu ankette halkın politika değişikliği istediği alanlar konusunda da ayrıntılı veriler yer alıyor. Buna göre çevre ve iklim politikasının değilmesini isteyenler yüzde 55,4 ile ilk sırada bulunuyor.

Yeşiller’in yükselmesi de bununla bağlantılı. İkinci önemli konu ise entegrasyon ve sığınmacılar politikası (yüzde 54,9). Ancak bu konuda politikanın hangi yönde değişmesi konusunda bir bilgi bulunmuyor. Bu iki konuyu yüzde 53,9 ile emeklilik, yüzde 52,4 ile eğitim politikaları takip ediyor. Keza koronavirüs konusunda izlenen politikaların değişmesini isteyenlerin oranı da yüzde 52 düzeyinde. Temel olarak bu beş konunun önümüzdeki genel seçimlere damgasını vurması bekleniyor. Partilerin ve başbakan adaylarının bu konularda sunacakları alternatifler aynı zamanda ne kadar oy alacaklarını de bir şekilde etkileyecek.

Aynı ankette halkın en az değişim istediği politikaların başında maliye (yüzde 37,3), iç güvenlik (yüzde 35,4) ve Avrupa politikası (yüzde 25,3) geliyor. Özellikle iç politika daha önce muhafazakar partiler tarafından seçimlerin önemli konusu haline getiriliyordu. Araştırma sonuçlarını değerlendiren Bertelsmann Vakfı’ndan Dr. Robert Vehrkamp, “Önümüzdeki seçimlerde önerileri ve programıyla, seçimlerden sonra politika değişikliği olacağı konusunda halkı inandıranlar kazanacak” diyor. (YH)


Seçim anketleri de ‚değişim‘ diyor

Genel olarak yapılan seçim anketlerinde de eylül ayında yapılacak seçimlerde halkın değişim istediği yönünde veriler içeriyor. ARD televizyonu tarafından yaptırılan ve genelde güvenilir bulunan “Deutschlandtrend“ yoklamasında Yeşiller’in oyu CDU/CSU’nun önüne geçti. “Bu pazar seçim olsa kime oy verirsiniz?” sorusunda yanıt verenlerin yüzde 25’i “Yeşiller” derken, yüzde 24’ü “CDU/CSU” dedi. “Hükümet hangi partinin öncülüğünde kurulsun?” sorusunda ise yüzde 31 CDU/CSU, yüzde 21 “Yeşiller” dedi.

“Deutschlandtrend”in araştırmasına göre SPD’nin yüzde 15, FDP’nin yüzde 12, AfD’nin yüzde 11 ve Sol Parti’nin yüzde 7 oyu bulunuyor. Bu tablo, seçimlerden sonra koalisyon hesaplarının oldukça karmaşık olacağını gösteriyor. (YH)