Sağlık çalışanları sokakta çözüm arıyorlar

Pandemi ile birlikte sorunların daha görünür hale geldiği sağlık alanında çalışan emekçiler biçok kentte sokağa çıkarak sorumluları somut adım atmaya çağırdılar. Hamburg, Duisburg ve Nürnberg’te gerçekleşen eylemlerde, sağlık emekçileri ve halk inisiyatifleri daha fazla personel alınması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlığın bir kar alanı olarak görülmesinin engellenmesi için özellleştirme ve hastane kapatmaların son bulmasını talep ettiler.

HAMBURG’DA MİTİNG

12 Mayıs Dünya Hemşireler Günü vesilesiyle “Hamburger Bündnis für mehr Personal Krankehiuser” (Hastanelere daha fazla personel alınsın) inisiyatifi, Hamburg belediye binası önünde bir miting düzenledi. Mitinge 200 kişi katıldı.

Moderatörlüğünü DIDF Hamburg dernek başakanı Dilan Baran’ın yaptığı eylemde konuşanlar sağlık çalışanlarının salgın döneminde çok zor şartlar altında çalıştığının altı çizdiler ve . sağlık çalışanlarının çalışma ve ücret durumlarının hala düzeltilmediğini vurguladılar. Konuşmalarda ayrıca personel açığının biran önce giderilmesi çağrısı yapıldı.

Salgın koşullarında bile hastanelerin kapatıldığı veya kapatılmaya çalışıldığı, bu hastanelerden birinin de yaklaşık 60 bin kişinin yaşadığı Wilhelmsburg semtindeki tek hastane olan Gross Sand Hastanesi olduğu belirtildi.

Hastane çalışanları adına konuşan Altona AK işyeri temsilcisi Kirsten Rautenstrauch, salgın döneminde 9 bin sağlık çalışanının işini kaybettiğine, sağlık tekeli Asklepios’un ise bu dönem 22 milyon euro kar ettiğine dikkat çekti.

Rautenstrauch, kapatılmak istenmesine karşı aylardır mücadele ettiklerini belirterek Wilhelmsburg Hastanesi’nin özel şirketlere satılması yerine kamulaştırılmasını talep etti. Temsilci “sağlık çalışanları sanki bir hastanede bir fabrikada çalışıyorlarmış gibi çalıştırılıyor. Bu durum kabul edilemez” diyerek sağlık çalışanlarının taleplerinin karşılanması çağrısında bulundu.

Hamburg Sol Parti eyalet milletvekili Deniz Çelik de yaptığı konuşmada hükümetin sağlık çalışanlarının taleplerine adeta kulaklarını tıkadığını, defalarca bu alanda yaşanan sorunları meclis kürüsüsünden dile getirdiklerini vurgulayarak, “hükümetin ve yetkililerin emekçilerin taleplerini duyabilmesi için daha güçlü mücadelelere ihtiyaç var. Hastanelerin kamulaştırılması, hastane çalışanlarının insanca geçinebilecekleri bir ücrete ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerekir. Gross Sand Hastanesi özelleştirilirse bir çok bölümü kapatılacaktır. Bu da şunu gösteriyor. İnsan sağlığı yerine daha çok para ve kar elde etme düşünülüyor.”

Eyleme Sol Parti, DİDF Hamburg, Hamburg Göçmen Kadınlar Birliği, IJV-Hamburg, DKP gibi örgütler de destek verdi.

NÜRNBERG’TE SAĞLIK EMEKÇİLERİ KARARLI

Nürnberg kuzey ve güney şehir hastaneleri (Nord-Klinikum & Süd-Klinikum), Avrupa’nın en büyüğü. Toplam 1.030 işçi, hastanenin hizmet sektöründe çalışıyor (Temizlik, mutfak, hasta taşıma vs). 2000 yılında Nürnberg belediyesi hastanenin hizmet bölümünü bölerek, yan şirket olarak “Nürnberg Klinikum Service GmbH’yı” (KNSG) kurdu. Bugün 200 kişi hastane personeli olarak çalışıyor ve kamu toplu sözleşmesinden yararlanıyor. Diğer 830 işçi ise uzun yıllardır “Eşit işe eşit ücret” talebiyle mücadele içindeler. Farklı ücret gruplarından oluşan KNSG’lı işçilerin çoğunluğu A grubu olan en alt sırada yer alıyor. Başlangıç saat ücreti 10,56 € idi ancak tepkiler karşısında işveren 2020 sonunda KNSG’de çalışan temizlik isçilerini de kapsayan 11,11 € saat ücretini kabul etmek durumunda kalmıştı.

Bugün A grubunda 15 yıldır çalışan bir isçi brüt 2012 € alırken TVÖD tarafından kamu personeli olarak ise alınan bir isçiyse brüt 2810 € alıyor. İşte 800 €’luk bu büyük fark isçilerin mücadelesini tetikledi.

6 Mayıs günü ver.di sendikasına bağlı yaklaşık 400 hastane çalışanı Nord-Klinikum Nürnberg önünde saat 8’de toplanarak “bugün çalışmıyor, uyarı grevi yapıyoruz” dediler. Greve içinde DIDF’in de olduğu, çeşitli parti, kurum ve gençlik örgütleri de destek verdi.

Alanda farklı uluslardan kadın isçiler pandemi koşullarının zorluğunu ve taleplerini kendilerine özgü Almancayla yalın bir şekilde haykırdılar. “Bizler eşit işe, eşit ücret, Service GmbH’nin kamulaştırılarak TVÖD’e yeniden geçilmesi, toplu sözleşme (Tarifverhandlung) ve sosyal hakların tekrar kazanılmasını istiyoruz.” dediler. Bu iki ana taleple yaklaşık 3 km, dışarıdan ilginin de yoğun olduğu bir atmosferde Nürnberg belediyesine kadar yüründü. Hem yürüyüş boyunca hem de belediye önünde talepler tekrar tekrar dile getirildi. Haklar geri alıncaya kadar mücadelenin kararlı bir şekilde süreceği vurgulandı. İsçilerin örgütlü gücü, pandemi kısıtlamalarına rağmen geleceğe olan umudu çoğalttı.

SANA KLİNİK ÇALIŞANLARI DUİSBURG’TA EYLEM YAPTI

Sağlık alanındaki yetersizliklerin daha görünür hale geldiği pandemi döneminde, bu alanı kar aracı olarak kulllanan şirketler, halkın sağlığını değil kazanacakları karı hesaplıyorlar.

Sana klinikleri de daha fazla kar sağlama amacıyla ülke genelinde yaklaşık bin çalışanını işten atmayı planlıyor. Duisburg Wedau’daki Sana kliniğindeki 40 emekçi de bu kıyımdan etkilenecekler arasında.

12 Mayıs günü Sana kliniği önünde toplanan mağdurlar ve onlara destek veren sendika, parti temsilcileri ve DİDF Duisburg üyeleri Sana yönetiminin bu planını protesto ettiler.

Kalıcı sözleşmeli işçiler yerine daha ucuza malolacak geçici sözleşmeyle işçi alma derdindeki sağlık işverenleri, böylece hem sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını kötüleştirmekte hem de halk sağlığını tehlikeye sokmaktalar.

Protesto eyleminde yapılan konuşmalarda da hastanelerin ve sağlık sektörünün kar amaçlı özel şirketlerde olduğu sürece sorunun çözülemeyeceğine dikkat çekilerek, işten atma planlarının durdurulması ve hastanelerin özelleştirilmesinin yasaklanması talep edildi.