Avusturya’da yandaş atama skandalı başbakanın koltuğunu sallıyor

Zeynep Arslan / Viyana

Muhafazakar Avusturya Halk Partisi (ÖVP) Genel Başkanı ve Başbakan Sebastian Kurz, kamu şirketinin başına yandaş maliye bakanını atadığına dair ciddi bilgilerin ortaya çıkmasından ötürü zor günler yaşıyor. 2019 yılında ortaya çıkan İbiza Skandalı’ndan ötürü Kurz’ın 2017’de aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Parti (FPÖ) ile kurduğu koalisyon hükümetinin dağılması üzerine erken seçimler yapılmıştı. ÖVP açık arayla seçimlerin galibi olurken Yeşiller Partisi ile koalisyon ortaklığı kurmuştu. Ancak, ÖVP-FPÖ koalisyon hükümetinin işbaşında olduğu dönemi incelemek üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’da Kurz’un bilerek yalan söylediği ileri sürülüyor.

YANDAŞ ATAMA İÇİN ŞARTLAR DEĞİŞTİRİLDİ

Avusturya’da 11 kamu şirketini bünyesinde toplayan Österreichische Beteiligungs AG (ÖBAG), ülkenin en önemli sermaye grubunu temsil ediyor. ÖBAG’ın toplam 26 milyar avroluk sermaye hacmi var. Petrol tekeli OMV, Telekom Austria ve enerji tekeli Verbund ÖBAG bünyesinde yer alan başlıca şirketler.

ÖVP-FPÖ koalisyon hükümeti döneminde ÖVP’li Maliye Bakanı Thomas Schmid’i ÖBAG’nin başına getirmek için Kurz’un müdahalede bulunduğu WhatsApp yazışmalarında ortaya çıktı. Yazışmalarda Schmid için ÖBAG başkanını seçmekle yükümlü denetleme kurulu önceden değiştirilmiş ve alınacak kişinin özellikleri Schmid’in profiline uyarlanmış. Örneğin daha önce gerekli olan “yurt dışı deneyimi” gerekli olan özellikler arasından çıkarılmış. Mesajlaşmalarda Schmid tüm bu değişikler için Sebastian Kurz’a teşekkürlerini sunuyor.

BAŞBAKAN ÜZERİNDE BASKI ARTIYOR

İbiza Skandalı’ndan sonra gündeme gelen konuyla ilgili bir soruya Kurz ÖBAG’nin seçimlerine karışmadığını söylemişti. Ancak ortaya çıkan bilgiler yalan söylediğini gösteriyor. Kısa bir süre önce Anayasa Mahkemesi hakiminin uyarısı ve Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen’in konuyla ilgili basın açıklamasından sonra Kurz istenilen dökümanları komisyona sundu.

WhatsApp mesajları ve komisyonun ortaya koyduğu deliller başbakanın ifadelerinin çelişkili olduğunu belgeliyor. Kurz ise muhalefet partilerinin elbirliğiyle kendisine karşı bir komplo kurulduğunu iddia ediyor. ‘Tek amaçlarının kendisinin başbakanlık görevinden istifa etmesi’ olduğunu ve soruşturmanın ‘adil ve etik’ biçimde yapılmadığını ileri sürüyor.

Araştırma komisyonunun başında ise ÖVP’li birinci meclis başkanı, Wolfgang Sobotka yer alıyor. Kendisinin de İbiza Skandalı’nda adı geçmişti. Ayrıca İbiza Skandalında adı geçen Kurz’un arkadaşı Maliye Bakanı Gernot Blümel’in evine rüşvet aldığı gerekçesiyle baskın düzenlenmişti. Şans oyunları şirketi Novomatic’nin Kurz’un partisine illegal yollardan para aktardığı ileri sürülüyor.

MUHALEFET SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Muhalefet partileri, Başbakan Kurz’un yalan ve yanlış ifadelerde bulunduğunu iddia ediyor. Liberal NEOS partisi, Kurz hakkında suç duyurusunda bulundu. ÖVP’ye yakın bürokratların görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesiyle ayrıca suç duyurusu yapıldı. Savcıların harekete geçip dava açıp açmayacağı ise önümüzdeki günlerde belli olacak.

Dava açılması durumunda, Avrupalı muhafazakarların umut bağladığı 34 yaşındaki Kurz’u başbakanlığının tehlikeye girebileceği ifade ediliyor. Kurz’un istifa etmesi beklenmiyor. Ancak bir ceza alması durumunda siyasi kariyerinin bitebileceği ifade ediliyor. Kurz, dava açılması durumunda ceza almayacağından emin. Bu konuda uzmanlarla görüşmeler yaptığı Avusturya basınında yer aldı. Muhtemel bir erken seçimde ne olacağı ise bilinmiyor. Son anketlere göre ÖVP yüzde 34 ile ilk sırada yer alıyor.

YEŞİLLER KURZ’U KURTARMA DERDİNDE

Araştırma Komisyonu’nun çalışma süresi 22 Haziran’da tamamlanıyor. Kurz’un da henüz sunmuş olduğu dosyalarla birlikte ‘yeni delillere ulaşılacağı gerekçesiyle sürenin uzatılmasını’ talep eden muhalefet partileri, mecliste koalisyon ortağı Yeşiller’in oyu ile hayal kırıklığına uğradı. Yeşiller, komisyonun çalışmasının uzatılmaması yönünde ÖVP ile birlikte oy kullandı. Bu durumun önümüzdeki dönem Yeşiller içinde tartışmalara yol açması bekleniyor.