Üniversite öğrencileri saldırılara karşı harekete geçti

Foto: Yeni Hayat

Hamburg’daki yüksek okullar da yoğun kısıtlamalarla karşı karşıya. Yüksek okul yönetimlerinin bu planlarına karşı üniversite öğrencileri #stopthecuts (Kısıtlamaları durdurun!) sloganıyla eylem yaptılar. Eylemin organizatörlerinden 22 yaşındaki Hamburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi, Eleştirel Hukuk Öğrencileri Grubu ve bölüm konseyi üyesi Malte Deutschmann’la görüştük.

SEDAT KAYA / HAMBURG

Öğrencilerin yaşamı pandemi ve güncel ekonomik kriz öncesi de kolay değildi. Pandemi öğrencilerin yaşamını nasıl etkiledi?

Başarılı olma baskısı ve rekabet yüksek okulda her zaman bir problemdi. Ancak öğrencilerin yaşamındaki en büyük değişiklik dijital öğrenim oldu. Bu sömestr ile birlikte bir buçuk yıldır tam gün evde bilgisayar başında oturmak zorunda kaldık. Kütüphaneler çoğu zaman kapalıydı. Öğrenimin kalitesi bundan etkilenmekte ve iyi bir internet bağlantısına sahip, kendine ait odası olmayanlar büyük zorluklarla karşı karşıya. Bu sürede diğer öğrencilerle bilgi alışverişinden de yoksun kaldık. Özellikle ilk sömestrde temas yasağı nedeniyle öğrencilerin çoğu yalıtılmış durumda idi. Bu, öğrenciler için psikolojik açıdan korkunç bir yük. Durum fiziki olarak da bedensel hareketliliğin kısıtlı olması nedeniyle zorlaşmış durumda. Bununla birlikte birçok öğrenci, örneğin gastronomi ve diğer alanlardaki işlerini kaybetti ve mali sorunlar nedeniyle ailesinin yanına geri döndü. Kısacası durum hiç iyi değil. Birçok öğrencinin şimdiki durumdan şikayetçi olduğu düşüncesindeyim.

Bu gelişme güncel ekonomik krizle bağlantılı olarak değerlendirilebilir. Bunun yüksek okullara yansıması nasıl?

Hamburg yüksek okulları kısıtlama tehdidi altında. Bundan değişik bölümler çok farklı şekilde etkileniyor. Örneğin Hamburg Üniversitesi Bilişim bölümünde 100 öğrenim yeri iptal edildi. Hukukta sınav hazırlığı kurslarının finansmanı kaldırıldı, küçük gruplar halindeki seminerler yerine öğrencilere yüzlerce öğrenciyle birlikte derslere katılma zorunluluğu getiriliyor. Başka alanlarda, örneğin profesörler veya diğer personel kısıtlanacak, kütüphanelerin açılış saatleri ve ders kitapları sınırlandırılacak. Ayrıca hangi alanlarda kısıtlamaya gidileceği konusunda şeffaflık yok. Yüksek okulların finansmanında zaten var olan eksiklikler kısıtlama dalgasıyla sertleşecek ve öğrencileri daha fazla etkileyecek.

Bu duruma ne şekilde karşı çıkıyorsunuz?

Önce kendi bölümümüzde örgütlendik ve eylemler yaptık. Sadece kendimizle, öğrencilerle, yetinmeyip örneğin bilim alanında çalışan personelle de bağ kurduk. Paralel olarak bölüm konseyleri konferansında bir arada olduğumuz diğer bölüm konseyleriyle bağlantıya geçtik. Başlangıçta pandemi koşullarında eylem yapıp yapamayacağımız konusunda çekincelerimiz vardı. Ancak koşullar uygun olduğundan eylem yapmaya karar verdik. #stopthecuts sloganıyla yaptığımız eylem çağrısı 25 bölüm ve Genel Öğrenci Temsilciliği (AstA) tarafından imzalandı. Yüksek okulda bir hareketlilik var. Eylem hijyen koşullarına uygun olarak yaklaşık 500 kişiyle yapılmasına karar verilmesine rağmen, daha önce bu türden eylemlerde görmediğimiz çok sayıda öğrenci eyleme katıldı. Bizim için eylemi TİS mücadelesi veren TV Stud ile birleştirmek önemliydi. Genel olarak eylemden memnunuz ve bunu bir başlangıç olarak görüyoruz. Öğretim görevlilerinin destek ve onayının arttığını gözlemliyoruz. Ancak örgütlü kalmanın ve bölümlerdeki öğrencilerin öz örgütlenmelerini güçlendirmenin çok önemli olduğu düşünüyoruz. Sadece bu sayede saldırıları başarılı şekilde püskürtebiliriz.


HAMBURG’DA BAŞARILI ÖĞRENCİ BULUŞMASI

Foto: Yeni Hayat

Hamburg DIDF Jugend ve Internationalen Jugendverein Hamburg’un çağrısıyla 11 Haziran’da değişik yüksek okullardan yaklaşık 20 öğrenci Berliner Tor’daki dernek lokalinde biraraya geldi. Öğrencilerin durumuna yönelik kısa bir sunumdan sonra öğrenciler pandemi sürecindeki kendi deneyimlerini anlattılar ve ortak sorunları konusunda görüş alışverişinde bulundular. Özellikle dijital öğrenim tüm öğrenciler açısından önemli bir sorundu. Öğrenciler kendi sorunları temelinde müdahale etmediği takdirde yüksek okullardaki durumun değişmesinin mümkün olmayacağı konusunda herkes hemfikirdi.