Çin, “yapay güneş” yarışında öne geçti

Alternatif enerji arayışında emperyalist ülkeler arasında yarış devam ediyor. 1945’den bu yana nükleer füzyon alanında devam eden araştırmalarda son yıllarda başarılı sonuçlar elde ediliyor. ABD’li ve Çinli bilim insanları geçtiğimiz günlerde başarılı gelişmeleri kamuoyuna duyurdular. Buna göre Çin, batılı rakiplerini bir hayli geride bıraktı.

Güney Fransa’da 2007’den bu yana inşası devam eden “Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör”, ITER (International Thermonuclear Experimental Reactor) açısından sonuç elde etmek için henüz çok erken. AB, ABD, Çin, Rusya, Güney Kore, Hindistan ve Japonya’nın ortak sürdükleri projenin en önemli bölümü olan “Tokomak”1 deneysel reaktörün montajının 2024 ortalarına kadar sürmesi bekleniyor.

Birçok uluslararası projede olduğu gibi İTER’de de kimin ne kadar söz sahibi olacağı, proje finansman yükünün adil paylaşımı ve en önemlisi bütün bu süreçte elde edilen bilimsel sonuçların kimin tarafından nasıl kullanılacağı gibi soruların sürekli gündemde kalması da işleri zorlaştırıyor.

Daha çabuk bilimsel sonuçlara varmak ve harcamaları aşağı çekmek adına İTER projesinde ortak çalışan ülkelerin tümü benzer projeleri kendi ülkelerinde sürdürüyorlar.

ABD’DEN ŞÜPHELİ BAŞARI HABERİ

Geçtiğimiz haftalarda enerji alanındaki gelişmeleri takip eden bilim sitelerine iki önemli haber düştü. İlki nisan ayında ABD’li TAE Technogies’in bir basın açıklamasıydı. “50 milyon derece altında plazma sabitleştirildi” denilen açıklamada, şirketin bunun üzerine AR-GE çalışmaları için piyasadan 280 milyon dolar topladığı belirtildi. TAE’nın planlarına göre önümüzdeki 10, en geç 15 yıl içinde nükleer füzyon santrali kurulacak ve elde edilen enerjinin ticareti yapılacak.

Tabi bunun bir güvencesi yok. 70 yıldan fazla bir süre nükleer füzyon alanında araştırmalar devam ediyor ama henüz bugüne kadar hiçbir yerde gerçek bir başarıdan söz etmek mümkün değil.

50 milyon derece altında plazma sabitleştirildi” denilen açıklama bile gerçekte çok fazla adım atılmadığını gösteriyor. Özellikle plazmanın sabitleştirildiği sürenin ne kadar olduğunun bildirilmemesi şüpheleri artırıyor.

ÇİN, CİDDİ BİR BAŞARI ELDE ETTİ

İkinci başarı haberi ise Çin’den geldi. “EAST Reaktörü” adı altında uzun yıllardır devam eden çalışmaları hızlandırmak ve sıçrama yapmak için Aralık 2020’de geliştirilmiş bir Tokomak devreye sokulmuştu. Çinli bilimcilerin verdiği bilgilere göre reaktör, ısıtma kapasitesini adım adım artırılabilecek şekilde tasarlanmış bulunuyor. Diğer bir özelliği ise süper iletken bobinlerin olması.

Çin “Global Times” gazetesinin haberine göre, Tokomakta 101 saniye süreyle 120 milyon santigrat derece ve 20 saniye süre boyunca ise 160 milyon santigrat derece sıcaklıkta sabit plazma oluşturuldu. Çin bilim insanlarının önlerine koydukları şimdiki hedef plazmanın 200 milyon derecenin üzerine kadar ısıtabilmesi.

Shenzhen’deki “Güney Bilim ve Teknoloji Üniversitesi” fizik bölümü müdürü Li Miao’ya göre elde edilen başarı sıcaklığı uzun süre sabit tutma hedefine giden yolda bir kilometre taşı. “Bu ileriye doğru atılmış önemli bir adım. Ancak nihai hedef, sıcaklığı uzun süre sabit tutmak olmalıdır” diyen Miao, bir sonraki kilometre taşının, plazmanın sabitleştirilmesini bir hafta veya daha uzun süre korumak olduğunu söyledi.

DAHA ON YILLAR SÜRECEK

Çin’de elde edilen başarı çok umut verici olmasına karşın ülkenin bilim insanları temkinli davranıyorlar. Xiamen Üniversitesi’ndeki “Çin Enerji Ekonomisi Araştırma Merkezi” direktörü Lin Boqiang, nükleer füzyonun mevcut enerji sorunlarına bir çözüm olmadığına dikkat çekti. Ona göre, bir “yapay güneşin” normal kullanımda çevrimiçi olabilmesi için en azından yaklaşık 30 yıl geçmesi gerekecek. Boqiang, “Bu daha çok geleceğin teknolojisi. Ama Çin’in yeşil kalkınma atılımı için de belirleyici olan bir teknolojidir” diyor. Bu tahminin bile iyimser olduğunu düşünenler var. Sonuçta normal enerji tüketimi için kullanılacak reaktörlerin de önce tasarlanarak inşa edilmesi gerekiyor.

İNGİLİZLER FARKLI BİR YOL SEÇTİLER

Tokamak prensibine dayalı büyük ölçekli tesislerin yanı sıra dünya çapında füzyon reaktörleri inşa etmek isteyen çok sayıda girişimci şirket (“Start-Up”) var. Ve bunların çoğunluğu tamamen farklı bir yoldan gidiyorlar.

Örneğin Oxford’daki First Light Fusion şirketi gibi. İngiliz bilimciler, güneş değil, hidrojen bombası reaktörleri kullanmak istiyorlar. Sürekli füzyon için çabalamıyorlar, fikirleri parçacıklarla bombardıman ederek geçici olarak füzyonu zorlamak. Bir anlamda, reaktörlerinde aralıksız bir dizi mini patlama gerçekleştirmek. İngiliz bilimcilere göre, fikir gerçekleşirse ticari bir reaktör 2030’larda faaliyete geçebilir.(YH / Foto: Pixabay)

1. “Tokamak”, Rusçada “toroidal odadaki manyetik sarmallar” anlamına gelen sözlerin kısaltılmışıdır. 1940’lı yılların ikinci yarısında nükleer füzyon araştırmalarına SSCB ve ABD’de ağırlık verildi. Bu araştırmalarda Sovyet fizikçileri nükleer füzyonun nasıl gerçekleştiğini teorik olarak kanıtlamışlardı. 1950’de plazmayı oluşturmak ve korumak için bu işlemde ortaya çıkan manyetik alanın yeterli olmadığını keşfeden Igor Yevgenyevich Tamm ve ekibi, plazmayı uzun süre muhafaza etmek için özel bir toroidal manyetik alan yaratılması gerektiği sonucuna vardı. Bugün nükleer füzyon araştırmalarında da asıl olarak bu bulgular üzerinden devam ediyor.

2. EAST = “Experimental Advanced Superconducting Tokamak” (“Deneysel Gelişmiş Süper iletken Tokamak”)