Makinistlerle dayanışmaya!

UMUT YAŞAR

Alman Makinistler Sendikası GDL, bu TİS döneminde sadece DB patronlarıyla mücadele etmiyorlar. GDL, hukuksal alanda TİS Birliği yasasının uygulanmasına karşı açtığı 13 dava, sermaye yanlısı medyanın “açgözlü makinistler” propagandalarına ve EVG’nin “bölücü sendika” suçlamalarına karşı da mücadele ediyor. GDL bütün bir sınıf için mücadele ediyor ve dayanışmayı hak ediyor.

Alman Makinistler Sendikası GDL Yönetim Kurulu ve Büyük TİS Komisyonu, 8 Haziran günü yaptıkları ortak toplantıda Alman Demiryolları (DB AG) ile devam eden toplu sözleşme görüşmelerinin dördüncü turda çıkmaza girdiğini karar altına aldılar ve ileri sürülen talepleri elde etmek için süresiz grev dahil mücadele kararı aldılar.

DB, GDL’E BAŞTAN İTİBAREN TESLİMİYETİ DAYATTI

TİS görüşmelerinin ilk turundan itibaren DB AG, makinistler sendikası GDL’e teslimiyeti dayatmıştı. Eylül 2020’de EVG (Demiryolu ve Ulaşım Sendikası) ile bir sözleşme imzalayan DB AG, aynı sözleşmeyi GDL’in de imzalamasını istemişti.

GDL ve EVG arasında yapılan görüşmelerde olduğu gibi GDL ve DB AG arasında yapılan görüşmelerde bir sonuç alınamamıştı. GDL, EVG’nin imzaladığı sözleşmeyi “demiryolu işçilerine ihanet” olarak değerlendirmiş ve “Ücretleri düşürme sendikasının imzaladığı sözleşmeyi kesinlikle imzalamayacağız” açıklamasını yapmıştı. Aynı dönem değişik siyasi çevrelerin arabulucu girişimleri de sonuç kalmıştı.

Hatırlanacağı gibi EVG sendikası “Korona Toplu Sözleşmesi” başlığı altında imzaladığı sözleşmede bir yıl ücretlerin dondurulmasını (Şubat 2021 – Şubat 2022) içeriyor. Şubat 2022’de ise 12 aylık bir süre için yüzde 1,5 ücret zammı verilmesini içeriyordu.

2023 yılından sonra da “ılımlı ücret politikası” sürdüreceği konusunda DB’ya taahhüt veren EVG sendikası, her şeyden önce milyarlarca euro kapsamında olan ve hükümet tarafından vaat edilen yardımın hemen şirkete aktarılmasını talep etmişti. 2019’da EVG’nin başkanlığına seçilen Torsten Westphal, “Demiryollarına düzenli yatırım yapılmalı. Bizim çalışanlar olarak katkılarımız bu yatırımlara bağlı olacak” demişti.

EVG, ayrıca GDL’e ilişkin yaptığı açıklamada ise, “sadece kendi üyelerini düşünen bencil ve bölücü bir sendika”dan söz ederken, “Şirketin geleceği ve dolayısıyla işyerlerinin korunması onları ilgilendirmiyor” yalanını da ortaya atmıştı.

GDL sendikası ücretlerin dondurulmasını reel ücretlerin düşürülmesi anlamına geldiği için reddederken 2022’de yürürlüğe girecek ücret artışının da geçmiş kayıpları telafi etmeyeceği gibi reel ücretlerin daha fazla düşmesi anlamına geleceğini belirtmişti. Şuan ki enflasyon oranının yüzde 2’inin üzerinde seyrettiği gözetildiğinde GDL’in reel ücret kaybıyla ilgili söylediklerinin gerçekleştiği görülmekte.

TİS BİRLİĞİ YASASI ŞANTAJI

GDL sendikasının devlet tekelinin baskılarına boyun eğmemesi üzerine DB AG yönetimi asıl kozunu masaya koydu: TİS Birliği Yasası (TEG = “Tarifeinheitsgesetz”)1. GDL’e 1 Nisan’a kadar süre tanıyan DB AG, makinistler sendikasının dayatılan sözleşmeyi “yasalara uyarak, gönüllü imzalamasını” istedi. Aksi takdirde TEG uyarınca DB AG tekeline bağlı 300 şirkette hangi sendikanın daha fazla üyesi olduğu tespit edilip GDL ile sadece bu işletmeleri kapsayan bir sözleşme imzalayacaklarını diğerlerinde ise EVG’nin imzaladığı sözleşmenin yürürlüğe gireceğini açıkladı.

DB AG ayrıca GDL ve EVG sendikalarının derhal tekele bağlı şirketlerdeki üye sayılarını isim listeleriyle birlikte bağımsız bir notere (DB AG’nin önerdiği) vermelerini istedi. EVG, üye listelerini zaman geçirmeden notere iletirken GDL, üye listeleri vermeyeceğini, bundan böyle örgüt kapısını DB AG’nin tüm çalışanlarına açarak kitlesel örgütlenmeye gideceğini ilan etti.

GDL, DEĞİŞİK CEPHELERDE MÜCADELE EDİYOR

Gelinen yerde GDL sendikası bir yanda toplu sözleşmelerle ilgili grev hazırlıkları yaparken diğer yanda ise değişik alanlarda mücadelesini yoğunlaştırıyor. DB AG’nin TEG dayatmasına karşı 13 farklı mahkemede hukuksal mücadele veren GDL aynı zamanda sermaye yanlısı medyanın “açgözlü makinistler” propagandalarına ve EVG’nin “bölücü sendika” suçlamalarına karşı da mücadele ediyor.

Bild gazetesi geçtiğimiz günlerde GDL’in yaz aylarında tatile gitmek isteyenleri düşünmeyerek greve çıktığını ileri sürdüğü gibi, “ayrıca korona nedeniyle milyarlarca euro zarar eden şirketin yeniden toparlanmasına grevlerle engel olacak” şeklinde propaganda yapmaya başladı bile. EVG sendikası da Bild gazetesiyle ağız birliği etmişçesine, “Şirketin geleceği ve işyerlerinin korunması için grevler değil, trenlerin dolarak çalışması gerekiyor” açıklamasını yaptı.

GDL tarafından yapılan açıklamada, “Devlete ait olan fakat 1994’de özelleştirilen DB AG’nin bugün 30 milyar eurodan fazla borçlu olmasında ne işçilerin ne sendikalarının ne de yolcuların az olmasının bir rolü var. Borçlara neden olan DB AG’nin dünya tekeli olma, borsa değerini artırma planlarının yanı sıra yönetim kurulunun kendisi için yaptığı harcamalardır” denildi.

Açıklamayı yapan GDL Başkanı Claus Weselsky, sendikanın taleplerinden vaz geçmeyeceğini 7/24 çalışan demiryolu emekçilerinin hakları için gereken her şeyi yapmakta kararlı olduğunu da sözlerine ekledi.

GDL, TERCİHİNİ YAPTI

Gazetemizin bu sayfalarında daha önce de bu konuya dikkat çeken yazılara yer vermiştik. Kendimizi tekrar etme pahasına şunları hatırlatmanın gerekli olduğunu düşünüyoruz: GDL sendikasının bugün verdiği mücadele her ne kadar “demiryolları ile sınırlı bir mücadele” gibi görünse de bütün Almanya işçi sınıfını çok yakından ilgilendiriyor. Bu mücadelenin önümüzdeki yıllardaki sınıf mücadelesinin gidişatını belirlemede önemli rol oynayacak bir çatışma olduğu da söylemek abartı olmayacaktır.

Bugün EVG ve GDL arasında devam eden çatışma, iki sendika arasında klasik bir “sendikal rekabet” olmaktan çoktan çıkmıştır. Hangi sendikanın söz sahibi olacağının çatışması değil, İŞBİRLİKÇİ ÇİZGİNİN mi yoksa MÜCADELECİ ÇİZGİNİN mi belirleyici olacağının çatışması yaşanıyor.

GDL’in sınıf mücadelesinden yana kararlı bir sendika olmadığı biliniyor; Ne var ki gelinen aşamada, özelleştirmenin sonuçları, tekel yönetiminin “vahşi kapitalizm” diye anılan dönemin şartlarını anımsatan iş koşullarını gündeme getirmesi, EVG’nin tekel yönetimine teslim olması, GDL’e ya mücadeleyi yükseltmek ya da DB AG’ye teslim olma seçeneklerini bıraktı. GDL, mücadele yolunu seçti.

SERMAYE, MAKİNİSTLERE VURUP SINIFI TERBİYE ETMEK İSTİYOR

Beş yıldır yürürlükte olan fakat bugüne kadar pratikte olarak uygulanmayan TİS Birliği Yasası (TEG), sermayeye ve sendika yönetimlerini gerçek anlamda teslim almanın olanaklarını sunuyor. Sermaye “sosyal partner” safsatasını duymak bile istemiyor. Tek istediği emperyalist rekabette işçi sınıfını sendikalarıyla birlikte yedeğine alabilmek.

Bu mücadele için halen yüzde 100 devlete ait tekeli olan DB AG’nin seçilmesi tesadüf değil. Sermaye ve hükümetinin hesabına göre bu mücadeleyi DB AG (ve işbirlikçi EVG sendikası) kazanırsa kazanan tüm sermaye olacak, kaybederse devlete ait bir tekel yenilmiş olacak.

DB AG (ve işbirlikçi EVG) bu mücadeleyi kazanırlarsa, son yıllarda diğer işkollarında güçlenen işbirlikçi sendikal çizgi daha da güçlenecektir. GDL bu mücadeleyi kazanırsa işbirlikçi sendikal çizgiye ciddi bir darbe vurulacak ve genel işçi sınıfı için bir başarı elde edilmiş olacak. GDL’in bu mücadeleyi tek başına kazanması mümkün değil, ülke genelinde ve bütün işkollarından politik destek şart. Mücadeleci işçi ve emekçiler bu desteği sağlayabilir.

Bugün değişik gerekçeler ileri sürülerek birçok işkolunda yüzbinlerce işçinin işten atılması, kalanların ise daha düşük ücret ve daha kötü çalışma koşullarına boyun eğmeleri isteniyor. Çalışma koşullarını iyileştirme, işten atmaları engelleme, başta emeklilik ve sağlık gibi sosyal güvenlik hakların korumak ve geliştirmek, başta grev hakkı olmak üzere gösteri yapma ve toplanma gibi siyasal haklarını güçlendirmek için tek seçenek işçilerin birliğini ve dayanışması üzerinden mücadeleci güçlendirmektir. GDL ile dayanışmayı örgütlemekte bunun bir adımı olmalı.

Hatırlanacağı gibi CDU/CSU ve SPD’den oluşan Büyük Koalisyon Hükümeti, Alman İşverenleri Birliği (BDA) ve Alman Sendikalar Birliği DGB’nin katkılarıyla hazırlanan yasa taslağını 28 Ekim 2014’de kamuoyuna tanıtmışlardı. 22 Mayıs 2015’de mecliste onaylanan yasa 10 Temmuz 2015’de yürürlüğe girdi. Daha geniş bilgi için bkz.: yenihayat.de/2020/12/08/iscilerin-birligi-icin/

GDL’in talepleri:

  • On iki aylık dönem için (28 Şubat 2022’ye kadar) yüzde 4,8 genel ücret artışı,

  • Çıraklar için 100 euro maaş artışı

  • Bireysel bağlayıcı yıllık vardiya planlaması

  • Çalışma süresi düzenlemelerinde iyileştirmeler, örneğin, bir yılda evden dışarda gecelemenin en fazla 24 birim ile sınırlandırılması

  • 55 yaşından itibaren düzenlemelerde iyileştirmeler; örneğin yaşlılıkta özel yarı zamanlı çalışma ve yenilenme vardiyaları

  • Tren mürettebatının çalışmalarının kendi şirketlerinde kalması için performans güvencesi toplu sözleşmesi

  • Yerel demiryolu yolcu taşımacılığında firma değiştirilmesi sırasında işlerini kaybetme korkusu içindeki personelin geçmişteki haklarını koruyacak personel transferi toplu sözleşmesi.

COVID19-Yeniden Yapılandırma” toplu sözleşmesi imzalanması:

  • Yöneticilerin üç yıl boyunca ikramiye ve performansla ilgili ek ödemelerinden tamamen vazgeçmesi

  • Tren personelini korumaya yönelik bir hijyen konsepti

  • Tüm DB ana firma çalışanları için 2020 yılı için 1.300 euroluk korona ek ödeneği

(Foto: Yeni Hayat)