Valizler Dolusu Umut

ALİ ÇARMAN

Yıllar önce emekçiler valizlere umutlarını doldurup yola düştüler. Nereden mi? İtalya, Yunanistan, Portekiz, Türkiye ve daha nice ülkelerden. Üç beş derken yıllar su gibi aktı. Ve 60 yılı geride bıraktık. Yeni nesiller burada doğup burada büyüdüler.

İş için gelinen Almanya, kuşaktan kuşağa ve hayatın gerçeklikleriyle birlikte kalıcılaşmaya sahne oldu ve yaşanan ülkeye dönüştü. Bugün artık insanlarımız daha iyi bir yaşam mücadelesini ve gelecek planlarını parçası oldukları toplumun emekçileriyle birlikte vermekte.

Türkiyeli işçilerin Almanya’ya gelişlerinin 60. yılında, uzun bir zamandır toplamış olduğumuz çok sayıda fotoğraf ve belgelerden oluşan‚ “Valizler Dolusu Umut” başlığı altında tarihsel bir sergi hazırladık. Sergi, daha güzel bir hayat için büyük fedakarlıklarda bulunan, tanımadığı bir ülkede karşılaşabileceklerini göze alma cesareti gösteren işçilerin hayatlarından kesitler sunmakta.

60 yıllık tarihi sürece kısa bir bakış; Türkiyeli işçilerin Almanya serüveninin en eski kökleriyle en yeni dalları arasında bağ kuruyor. Toplumsal yaşamı bilinçle kurabilmenin bir önkoşulu vardır; geçmişi bilmek, şimdiki zamanı öğrenmek ve bu temel üzerinde geleceği inşa etmek! “Valizler Dolusu Umut” adlı sergimizin anlamı budur.

İşgücü çağırdık ve insanlar geldi

Bernhard Loeffler

Almanya’daki ekonomik mucize nedeniyle, işgücünden daha fazla iş vardı. Üretimin devam etmesi için farklı uluslardan misafir işçiler getirildi. 30 Ekim 1961’de Bonn’daki Dışişleri Bakanlığı, Türk büyükelçiliği ile iki sayfalık bir belgede Türkiye’den Almanya’ya işçi gönderilmesini düzenledi.

Bu işçi getirme sözleşmesine göre Türkiye’de yaşayan işçiler de artık Almanya’daki bir iş için başvurabileceklerdi. Marangozlar ve makinistler, çiftçiler ve inşaat işçileri, vasıfsız ve eğitimli erkek ve kadınlar geldi. Ailelerine daha iyi bir yaşam sunabilmek için Almanya’ya geldiler. Ailelerine yetecek para kazandıktan sonra eski hayatlarına geri dönmek istiyorlardı. Bunun yerine çoğu burada bir aile, yeni bir hayat, ikinci bir yurt inşa etti.

Sergimiz, „Valizler Dolusu Umut“ sanayi bölgemize gelen Türk meslektaşlarımızın göçünü anlatıyor. İlk başta pek çoğu için dilini konuşamadıkları, zihniyetin çok farklı olduğu bir ülkede olmak korkunçtu. Yeni bir toplumda yaşam kurmak kolay değildi, ancak Alman meslektaşlarıyla beraber çalışmaktaydılar ve bu nedenle sendikalar toplumsal uyum açısından ilk temas noktası işlevini gördü.

1960’tan itibaren DGB, Türk meslektaşları da dahil olmak üzere yabancı işçilere pratik yardım sunmak için “yabancı danışma merkezleri” kurdu. Geçmişte bu merkezlerin ana görevi iş ve sosyal sistemlerimizi anlamakla ilgiliydi, bugün esas olarak işsizlikle ilgileniyor; çünkü hala yabancılar işsizlik ve sosyal dışlanmadan ortalamanın daha üstünde etkileniyor. Bugün Türk kökenli insanlar Almanya’daki en büyük etnik azınlıklardan birini oluşturmaktadır. Kültürel olarak hayatımızı zenginleştirdiler ve artık onlarsız bir hayat düşünemeyiz.

Hoşgeldiniz!

Kuzey Württemberg DGB bölge müdürü Haziran 2021