Sol Parti sosyal sorunları öne çıkaracak

Foto: die-linke.de

Sol Parti (Die Linke) genel seçimler öncesinde sosyal sorunlara ve çevre konusuna ağırlık verecek. Zenginlerden daha fazla vergi alınması, yoksullara daha fazla yardım verilmesi, çalışma süresinin kısaltılması ve küresel ısınmaya karşı radikal önlemlerin alınması programda yer alıyor. Genel olarak olumlu görünen bu talepler için mücadele eğilimi ise zayıf görünüyor.

Almanya’da 26 Eylül’de yapılacak genel seçimler öncesinde SPD ve Yeşiller’den sonra Sol Parti ve CDU/CSU da seçim programlarına son halini verdiler. CDU’nun programında zenginlere vergi muafiyeti vaat edilirken, Sol Parti servet sahiplerinden alınan vergilerin arttırılmasını programına yazdı.

19 Haziran’da dijital ortamda yapılan Sol Parti seçim programı kongresinde genel olarak daha önce yönetim tarafından hazırlanan program onaylandı. Kapitalist sistemi eleştirme ve alternatifini gösterme yerine seçimlerden sonra koalisyon ortaklığını gözeten, uzlaşmaya açık bir program sunan yönetim, delegelerin büyük çoğunluğunun desteğiyle istediği sonucu aldı. “Sosyal güvenlik, barış ve iklim adaleti için harekete geçme zamanı” (Zeit zu handeln: Für soziale Sicherheit, Frieden und Klimagerechtigkeit) başlığıyla hazırlanan program 362 delege tarafından kabul edilirken, 30 delege karşı, 20 delege de çekimser oy kullandı. Yine delegelerin yüzde 67’si partinin seçim programına muhalefet rolü verilmesine karşı çıktı. Bu da koşullar uygun olduğunda muhtemel bir koalisyon ortaklığına kapıyı açık bırakma anlamına geliyor.

Sosyal politikaların ve iklim konusuna ağırlık verilen seçim programında asgari ücretin 13 euroya, emeklilik aylığının 1200 euroya çıkarılması, 67 olan emeklilik yaşının 65’e düşürülmesi talep ediliyor. Yine toplu taşımanın ucuzlaştırılması, zenginlerden alınan vergilerin artırılması, kiraların dondurulması ve sağlık personeli sayısının artırılması da Sol Parti’nin programında dikkat çeken talepler.

Çevre konusunda ise yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçilmesi, 2030 yılına kadar kömür üretimine son verilmesi talep ediliyor.

İZİN 36 GÜN OLSUN

Programda ayrıca yıllık izinlerin 28 gündem 36 güne çıkarılması, kiralık ve taşeron işçiliğin sadece süreli olması, Hartz IV’ün kaldırılması ve onun yerine en az aylık 1200 euro temel geçim parasının verilmesi de talepler arasında. Keza tam ücret karşılığında haftalık çalışma süresinin 4 gün ve 30 saate düşürülmesi de talepler arasında dikkat çekiyor.

YURTDIŞINDAKİ ASKERLER GERİ ÇEKİLSİN

Seçim programında en dikkat çeken bir diğer konu ise dış politika oldu. Daha önce Sol Parti’nin SPD ve Yeşiller ile koalisyon kurmasına olanak vermek için bu alandaki bazı taleplerinin sulandırılması gündeme gelmişti. Başını Meclis Grubu Güvenlik Politikası Sözcüsü Mattihas Höhn’ün çektiği grup, partinin yıllardır savunduğu, yurtdışındaki Alman askerlerinin çekilmesi talebinin değiştirilmesini istiyordu. Ancak parti kongresinde bu talep olduğu gibi kaldı. Benzer şekilde NATO’nun dağıtılması talebi de tartışma konusu idi. Seçim bildirgesinde NATO’nun dağıtılması, yerine Rusya’nın da dahil olduğu bir “kollektif güvenlik sistemi”nin kurulması talebi yer aldı.

Sol Parti ayrıca her şart altında Almanya’nın yurtdışına silah satmasına karşı çıkmaya devam ediyor. Daha önceki parti kongresinde de bu taleplerin parti programında yer almaya devam etmesi yönünde karar çıkmıştı. SPD ve Yeşiller ile muhtemel bir koalisyon için pazarlıkların başlaması durumunda bu üç şartın önemli birer eşik olacağı anlaşılıyor.

2017’DE YÜZDE 8,9 OY ALMIŞTI

Genel seçimlere Janine Wissler ve Dietmar Bartsch’in liste başı adaylığıyla girecek Sol Parti’nin son anketlerdeki oyu yüzde 6-7 arasında görünüyor. Yapılan konuşmalar ve verilen mesajlarda sosyal sorunların seçim kampanyasında öne çıkacağı ifade ediliyor. Bartsch, kongrede yaptığı konuşmada, “Tahminlere göre dört milyon yoksul çocuğun olduğu Almanya’da Merkel döneminde milyonerlerin sayısı üç kat arttı” dedi. Wissler ise pandemiyle birlikte ortaya çıkan krizin faturasının karşılanması için zenginlerden daha fazla vergi alınması çağrısında bulundu.

Sol Parti, 2017’deki seçimlerde yüzde 8,9 oy almıştı. Bu seçimlerde oylarının bir bölümünü Yeşiller Partisi’nde kaptıracağı tahmin ediliyor. Bunu önlemek için seçim programında koyduğu iklimle ilgili taleplerin ne kadar etkili olacağı ise şimdilik belirsiz görünüyor.

PARTİ İÇİNDEKİ TARTIŞMALAR DİNECEK Mİ?

Seçimler öncesinde parti içindeki tartışmaların dindirilmesi konusunda ise değişik girişimler devam ediyor. Meclis grubu eski eşbaşkanı Sahra Wagenknecht, bir süre önce yayınladığı kitapta partiye yönelik eleştirilerini sıralamıştı. Yine eşi Oskar Lafontaine de, yaşadığı Saarland eyaletinde partinin liste başı adayına oy verilmemesini istemişti. Kongrede birlik çağrısı yapan eşbaşkan Susanne Henning-Wellsow, Lafontaine ile bir görüşme yaptığını belirterek, parti içindeki tartışmaların son bulması gerektiğini ifade etti. Görüşmede Lafontaine’nin genel olarak Sol Parti ile bir sorunun olmadığını, sadece Saarland’daki örgütü eleştirdiğini ifade etti.

Genel olarak sosyal sorunlara ağırlık verilmesi, somut talepler ileri sürülmesi olumlu görünürken, bu talepler uğruna ne kadar mücadele edileceği ise belirsiz. Zira, sistemi değiştirmeyi değil, reformdan geçirmeyi öngören programda SPD ve Yeşiller’e uzlaşma mesajları da gönderiliyor. (YH)