NSU davasıda temyiz başvuruları reddedildi, karar kesinleşti

NSU Davası sonrası yapılan gösteride. (Foto: Eren Gültekin)

YÜCEL ÖZDEMİR

Köln

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türkiye biri Yunanistan kökenli olmak üzere 9 göçmeni ve Alman polisini katleden ırkçı terör örgütü NSU hakkında Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi tarafından 11 Temmuz 2018’de verilen kadar bugün Federal Yargıtay tarafından da onaylandı. Böylece Almanya tarihinin en büyük davasında nihai karar kesinleşmiş oldu.

Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin kararını başsanık Beate Zschaepe’nin yanı sıra diğer iki sanık Ralf Wohlleben ve Ande Eminger’in avukatları itiraz ederek temyize götürmüştü. Ayrıca Federal Savcılık da hakkında 12 yıl hapis talep ettiği Andre Eminger’e mahkemenin 2 yıl 6 ay hapis cezası verilmesine itiraz ederek temyize götürmüştü.

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi tarafından ömür boyu hapis cezasına çaptırılan Beate Zschaepe’nin avukatları, 6 Mayıs 2013’te başlayan ve 11 Temmuz 2018’de sona eren dava sırasında, müvekkillerinin cinayetlerle doğrudan bağlantısının olmadığını ileri sürerek karara itiraz etmişti.

BEATE ZSCHAEPE SUÇ ORTAĞI

İtirazı değerlendiren Federal Yargıtay 3. Dairesi, Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin Zschaepe’ye 15 yıl olan ömür boyu hapis cezası bittikten sonra da serbest bırakılmama yönündeki kararının doğru olduğuna karar verdi. Yargıtay, Zschaepe’nin NSU terör örgütü kuran Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos ile birlikte karar verdiğini, cinayetlerin işlenmesinde rolü bulunduğunu, bu nedenle suç ortağı olduğuna karar verdi. Zschaepe’nin avukatları, müvekkillerinin cinayetlerin işlendiği yerlerde görülmemesini suç ortağı olmadığına delil olarak göstermişti. Ömür boyu hapis cezası alan Zschaepe halen Chemnitz kadınlar cezaevinde tutuluyor.

WOHLLEBEN VE EMİGER’İN TEMYİZ BAŞVURULARI REDDEDİLDİ

Federal Yargıtay ayrıca, cinayetler sırasında kullanılan Çeska marka silahını temin eden davanın iki numaralı sanığı Rolf Wohlleben’in temyiz başvurusunu da geri çevirerek verilen 10 yıllık hapis cezası da kesinleşmiş oldu. Wohlleben, 11 Temmuz 2018’de kararın açıklanmasından bir süre sonra cezasının büyük bir bölümünü hapiste geçirdiği gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. Federal Savcılık Wohlleben hakkında 12,5 yıl hapis cezası talep etmişti.

Davanın en tartışmalı kararı ise cinayetleri işleyen Mundlos ve Böhnhardt’a ev kiralayan, tren kartını kullandıran ve dava sırasında da ırkçı mesajlar vermekten çekinmeyen Andre Eminger hakkında verilmişti. Federal Savcılık tarafından hakkında 12 yıl hapis cezası talep edilen Eminger’e mahkeme sadece 2 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Bu karar, Eminger’in arkadaşları tarafından mahkeme salonunda alkışlanarak karşılanmıştı. Eminger de buna rağmen verilen karar temyizde götürdü, ancak başvurusu Federal Yargıtay tarafından reddedildi. Yine 3 yıl hapis cezası alan Holger Gerlach’ın temyiz başvurusu da yargıtay tarafından reddedild.

FEDERAL SAVCILIĞIN TEMYİZ BAŞVURUSUNA ARALIKTA KARAR VERİLECEK

Federal Savcılık’ın Eminger hakkında yaptığı temyiz başvurusu davası ise 2 Aralık’ta görülecek ve kararı da 15 Aralık’ta açıklanacak. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin Eminger hakkında verdiği kararın boyulması durumunda yeniden yargılanıp daha yüksek cezaya çaptırılması söz konusu olabilir. NSU davası başladığında tutuksuz yargılanmaya başlanan Eminger, kaçma tehlikesi olduğu gerekçesiyle 2017’te tutuklanmıştı. NSU Davası sırasında giydiği tişörtlerle diğer sanıklara ve taraftarlarına mesajlar veren Eminger, 11 Temmuz 2018’de tarar açıklandığında söz sözlerinden feragat eden tek sanıktı.

Kararın verildiği günün akşamında Eminger’in serbest bırakılması başta kurban yakınları olmak üzere pek çok kesim tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti.

İSTİHBARAT-NEONAZİ BAĞLANTISININ ÜSTÜ DE KAPATILDI

Irkçı terör görgüyü NSU 2000-2007 yılları arasında Enver Şimşek, Abdurraham Özgüdoğru, İsmail Yaşar, Theodoros Boulgarides, Habil Kılıç, Halit Yozgat, Mehmet Kubaşık, Süleyman Taşköprü, Mehmet Turgut ve Michaele Kieserwetter’i katletmişti. Ayrıca Köln’de iki yere bombalı saldırı düzenlemiş, 15 banka soygunu yapmıştı.

Bütün bunlar yapılırken, cinayeti işleyenlerle istihbarat örgütleri arasında yakın bir bağlantının olduğu da açığa çıkmıştı. 6 Nisan 2006’da Kassel’de 21 yaşındaki Halit Yozgat katledildiği internet kafenin içinde Hessen eyaleti istihbarat örgütü çalışanı Andreas Temme’nin olduğu ortaya çıkmıştı. Yine cinayetleri işleyen Uwe Böhnhardt ile Uwe Mundlos’un istihbaratla bağlantılı olup olmadığı soruları ortaya atılmıştı. Konuyla ilgili Anayasayı Koruma Örgütü’nde bir çok belgenin “zaman aşımı” gerekçesiyle cinayetlerin NSU tarafından işlendiğinin açığa çıkmasının ardından imha edilmişti.

Bütün bunlardan ötürü Federal Yargıtay’ın Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nin verdiği kararı onaylaması, sanıkların itirazlarını geri çevirmesi, aynı zamanda NSU ile istihbarat arasındaki bağlantının üzerinin de kesin olarak kapatılması anamına geliyor. Halbuki beş yıl, 438 duruşma süren, 765 tanığın, 56 uzmanın dinlendiği davada cinayetleri işleyenlerle istihbarat örgütleri arasındaki bağlantılar sıkça gündeme gelmiş, ancak mahkeme kararında istihbarat örgütlerinin rolü ve sorumluluğundan hiç bir şekilde söz edilmemişti.